İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/221 K.2024/745

Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/221Karar2024/745Tarih27 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.957 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
27 Eylül 2024
Esas no
2024/221
Karar no
2024/745
Dava
Tanıma Ve Tenfiz
Dava tarihi
30/03/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.957 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Almanya'da faaliyet gösteren bir banka olduğunu, davalının bankadan kendisine ait işyeri için ticari işletme kredisi kullandığını, bu kredinin ödenmediğini, davalının kredinin kullanımını sağlamak amacı ile nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğini, bu haksız fiile dayalı olarak bankanın alacağının oluştuğunu, davacı tarafından davalıya karşı Würzburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile haksız fiilden doğan alacak davasının açıldığını, bilahare müvekkilince davalı hakkında Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesi İflas Mahkemesi'nin ...sayılı dosyası ile iflas davası açıldığını,

yapılan yargılama sonucunda ...'ın iflasına hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkili tarafından iflas masasına kredi sözleşmesinden ve kasten işlenen haksız fiilden dolayı 2.341.915,47-EURO alacak bildirildiğini, ancak iflas memuru tarafından icra edilebilir alacak miktarı olan 1.345.759,87-EURO olarak tespit edildiğini, geri kalan talebin müvekkili tarafından çekilmek zorunda kalındığını, sonuç olarak müvekkilinin 1.345.759,87-EURO alacağı olduğuna hükmedildiğini bu alacağın kesinleştiğini, ancak icra dairesine başvurulmadan önce tenfiz davasının açılmasının gerektiğini,

taraflarınca Würzburg Sulh hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyası ile hükmedilen iflas kararı ile kesinleşen 1.345.759,87-EURO alacaklarının tahsili için icra müdürlüğüne başvurması gerekeceğinden, Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesi İflas Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının 01.01.2008 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yabancı şirket olması sebebi ile MÖHUK kapsamında teminattan muaf olmaması nedeni ile teminat göstermesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça aynı konuda daha evvel açılan dava nedeni ile İzmir ... ATM'nin ... Esas ... Karar sayılı 25.11.2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tenfiz isteme hak ve yetkisinin bulunmadığını, zira kayıt kabul davası sonucunda verilen hükmün iflas idaresi dışında müflise karşı ileri sürülemeyeceğini, tenfiz isteminin nispi harca tabi olduğunu, davacıya harç tamamlattırılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı tarafından ileri sürülen dava şartları öncelikle değerlendirilmiştir. Davalı taraf, İzmir ... ATM'nin kesin hükmünden bahisle davanın reddi gerektiğini savunmuş ise de, İzmir ... ATM'nin kararına konu tenfiz talebinin davacının kayıt kabul talebine ilişkin olduğu, bu davanın konusunun iflas kararının tenfizine ilişkin olduğu, bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı, davacının Alman Devleti tabiyetinde olduğu, ülkemizde karşılıklılık bulunduğu ve bu nedenle teminat yatırılması gerekmediği, davalının adresinin yargı çevremiz içinde olduğu, kesin yetki yönündeki itirazların yerinde olmadığı, davanın maktu harca tabi olduğu, maktu harç tutarının da yatırılmış olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacının aktif husumet ehliyetine sahip olup olmadığı yönündeki itirazlar da aşağıda gerekçeli olarak değerlendirilmiştir.

Davamız; Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesinin (iflas mahkemesi) ... sayılı 01.01.2008 tarihli kararının tenfizine ilişkindir.

Söz konusu karar ile ...'ın mal varlığına dair iflas davası açıldığına ve iflas yöneticisi olarak Av. Dr. ...'in atandığına, iflas başvurusunun onaylandığına ilişkindir.

Davacı alacaklılardan birisi olup, iflas yöneticisi değildir. Davacıya alacaklılar kurulu tarafından bu davayı açması ve talebe dayanak alacağı tahsil etme konusunda yetki verilip verilmediğinin tespiti bakımından; iflas temsilcisince yetki verilip verilmediği sorulmuş, davacı vekili tarafından kendisine yetki verildiğine dair iflas temsilcisinin verdiği belgeyi mahkememize sunmuştur.

Davacı tarafından sunulan iflas yöneticisi Av. Dr. ... tarafından verilen belgede, "... (...), Würzburg Bölge Mahkemesi İflas Mahkemesi'nin 01.01.2008 tarih ve ... sayılı kararı ile iflas etmiş ilan edilmiştir. İflas idaremizde ...' un iflas eden ...' a karşı 1.345.759,87 Euro tutarında alacağı bulunmaktadır. Bu alacağın takip ve tahsil edilebilmesi için.

1)Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesi - İflas Mahkemesi'nin - 01.01.2008 tarih ve ... sayılı kararının icrası ve, 2) İflas eden ...' a karşı alacağını tahsil etmek için tüm yasal yollara başvurmak için, ... yetkili tayin edilmiştir. Bu kapsamda Avukat ..., ... tarafından alacağı tahsil etmek ve ... adına iflas idaremize iletmek üzere yetkilendirilmiştir." şeklinde anlatımda bulunduğu anlaşılmıştır.

Esasen Alman Mahkemelerince verilen iflas kararının tenfizinin iflas idaresi (iflas yöneticisi) tarafından bizzat veya yetki verilen avukat tarafından istenmesi mümkündür. Alacaklılar kurulu dışında iflas yöneticisinin tüm alacaklılar adına iflas idaresine ait bu yetkiyi alacaklılardan birinin alacağını tahsil edebilmesi için o alacaklıya devredilmesi mümkün değildir. Bu husus İcra İflas Kanunumuzda düzenlenmiş olup, kamu düzenine ilişkindir.

Toplanan tüm deliller karşısında, davacının müflis davalının alacaklılarından olduğu, davalı hakkında Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesinin (iflas mahkemesi) ... sayılı 01.01.2008 tarihli kararı ile iflasına karar verildiği, davacı alacaklının kendi alacağını tahsil edebilmek bakımından, iflas kararının Türkiye'de uygulanabilmesi için tenfizini talep ettiği, ancak iflasın külli tasfiye sağladığı, yani tüm alacaklıların alacağı dikkate alınarak, borçlunun mal varlığından tahsilat sağlamaya yönelik olduğu, tüm alacaklıların alacağının iflas masasını oluşturduğu,

iflas masası adına temsil yetkisinin iflas idaresine ve tenfizi istenen kararda belirtildiği üzere iflas yöneticisine ait olduğu, iflasına karar verilen kişiden her bir alacaklının alacağını tahsil bakımından ferden hukuki işlem yürütemeyeceği, bu nedenle iflas kararının tenfizini istemeye masayı temsile yetkili iflas idaresinin ve ilgisine göre iflas yöneticisinin yetkili olduğu,

iflas idaresinin veya yöneticisinin bu yetkiyi alacaklılardan birinin alacağını tahsil için o alacaklıya devredemeyeceği, aksinin kabulünün benzer durumda bir kısım alacaklıların alacağına kavuşamaması sonucunu doğuracağı, bunun iflas hükümlerine ve iflasın amacına uygun olmadığı, sonuç olarak davacının iflas kararının tenfizi konusunda alacaklı sıfatı ile mahkememize başvurma hakkına ve ehliyetine sahip olmadığı kanaatine varılmakla, davacının aktif husumet ehliyetine sahip olmadığından,

iş bu tenfiz davasının husumet nedeni ile reddine karar verilmiş, mahkememiz 22.09.2023 tarih ... esas ... karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM ....HD.nin 14.03.2024 tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile ''....Davacının müflis davalının alacaklılarından olduğu, davalı hakkında Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesinin (iflas mahkemesi) iflasına karar verildiği,

davacı alacaklının kendi alacağını tahsil edebilmek bakımından, iflas kararının Türkiye'de uygulanabilmesi için tenfizi talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununun ''Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tenfizi ve Tanınması'' ve ''Tenfiz kararı'' başlıklı 50/(1). maddesine göre ''Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.'' ''Tenfiz istemi'' başlıklı 52/(1). maddesine göre, ''Kararın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir.

Tenfiz istemi dilekçe ile olur. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir.

Dilekçede aşağıdaki hususlar yer alır'' hükmü yer almaktadır. ''Tenfiz şartları'' başlıklı 54. maddeye göre de ''(1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dahilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması. b) İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın,

dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması'' hükmü yer almaktadır.

Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 14/02/2014 tarihli ... esas ...karar sayılı emsal ilamında; "...İcra ve İflas Kanunu'nun 43 üncü maddesine göre ancak Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir sayılan ya da tacirler hakkındaki hükümlere tâbi olanlar ile tacir olmadıkları halde, özel yasalara göre iflasa tâbi tutulan kimselerin iflasına karar verilebilir; bu husus Türk kamu düzeni ile ilgilidir.

İstemci tacir olmayıp, hakkında Almanya'da verilen iflas kararının tanınması talebinin reddine karar verilmek gerekirken, hatalı değerlendirme ve yürürlükte bulunmayan bir Yasa'dan bahisle tanıma ve tenfiz kararı verilmesi doğru olmamıştır..." denilerek, gerçek kişi yönünden yabancı mahkeme tarafından verilen iflas kararının tanınması için, kişinin TTK hükümlerine göre tacir olması yada özel kanunlara göre iflasa tabi olmasının kamu düzenine ilişkin olduğuna işaret edilmiştir.

Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 08/04/2021 tarihli ... esas ... karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. Somut olayda davacıya verilen yetki. 1)Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesi - İflas Mahkemesi'nin - 01.01.2008 tarih ve ... sayılı kararının icrası ve, 2) İflas eden ...' a karşı alacağını tahsil etmek için tüm yasal yollara başvurmak için, ... yetkili tayin edilmiştir.

Bu kapsamda Avukat ..., ... tarafından alacağı tahsil etmek ve ... adına iflas idaremize iletmek üzere yetkilendirilmiştir." şeklinde olup, kararın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan davacıya "alacağın tahsilinden sonra iflas idaresine iletmek " şeklindeki yetki verilmesi karşısında davacının husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda işin esasına girilerek davalının tacir olup olmadığı tespit edilip, tenfizin diğer koşulları incelenenek sonucuna göre karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/a-4-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.

'' karar verilerek mahkememiz kararı kaldırılmış olmakla mahkememizce yeniden istenen hususlar araştırılarak işin esasına girilmiştir.

27.11.2007 tarih ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun madde 50 ve devamı maddeleri hükümleri ile Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi konusunu düzenlemiş olup. Tenfiz şartlarını düzenleyen 54. Madde ile,"(1) Yetkili Mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dahilinde verir.

A) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği Devlet arasında karşılıklık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk Mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, B) İlamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmiş olması şartıyla ilamın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilşkisi olmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, C) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması,

Ç) O yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesine itiraz etmemiş olması sayılmıştır.

Yapılan yazışmalardan davalının İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı işyeri adresinin bulunduğu, Vergi Dairesi yazı cevabına göre ise işletme esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır.

Almanya ülkesinin taraf olduğu Lahey sözleşmesi gereği ülkemiz ile her iki ülke arasında adli yardım, tanıma ve tenfiz işlemleri bakımından karşılıklılık esasının bulunduğu anlaşılmakta olup tenfiz istemi incelendiğinde tenfiz isteminin ülkemiz kanunlarına göre kabul edilmesi için en önemli şartın ülkemiz mevcut yasaları bakımından kamu düzenine aykırılık bulunmaması ve icra edilebilirliği bulunmasıdır.

Tenfizi istenen yani bir başka deyişle Türkiye sınırları içinde icra edilebilirliğine ilişkin hüküm istenen söz konusu kararın incelenmesinde WÜZBURG Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen İFLAS hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

İflasa ilişkin temel kanun hükümlerinin 2004 saylı İcra ve İflas Kanunu hükümleri olup, ilgili hükümlerin icrası ve yürütülmesi kamu düzenine ilişkin olup Türkiye ülkesi sınırları içerisinde gerek Alman Hukukuna göre gerekse Alman İflas idaresi tarafından davalı malvarlığının iflas yolu ile tasfiyesi mümkün bulunmayıp ancak ve ancak İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre oluşturulacak iflas idaresi aracılığıyla mümkündür.

Bunun için de Türk Hukukuna göre ve Türk Mahkemeleri tarafından yerel kanunlara göre verilecek bir iflas hükmünün bulunması gereklidir.

Davacı tarafça tenfizine karar verilmesi istenen Wüzburg Sulh Hukuk Mahkemesinin iflasa dair hükmünün iş bu nedenle Türkiye sınırları içerisinde yerel iflas idaresi tarafından icrası mümkün bulunmadığından yabancı ülke iflas idaresinin de Türkiye sınırları içerisinde iflas tasfiyesi yapması temel yasalarımıza göre mümkün bulunmadığından bu hali ile ilamın temel yasalarımıza göre kamu düzenimize aykırılık bulunduğundan anılan yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-MÖHUK 54. Madde gereği Tenfiz koşullarını taşımayan WÜZBURG Sulh Hukuk Mahkemesi, İflas Mahkemesi'nin ... no'lu iflas dosyası ile ilgili 01.01.2008 tarihli kararının tenfizi isteminin REDDİNE,

2-Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın düşümü ile bakiye 247,70-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,

3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2024

Başkan ... ✍e-imzalı Üye ... ✍e-imzalı Üye ... ✍e-imzalı Katip ... ✍e-imzalı

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/221, K. 2024/745, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/221
Karar No
2024/745
Tarih
27 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/221 K.2024/502
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/221 K.2024/594
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/221 K.2024/551
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/221 K.2024/733
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/221 K.2024/646
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/221 K.2024/637

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.