KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/239 Esas
- Karar no
- 2025/641
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/05/2024
Karar Metni
1.575 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Sigortalı davalı ...'ye ait,... Sigorta A.Ş. nezdinde ... poliçe nolu, 24.07.2024 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle kayıtlı bulunan ...
Plakalı araç ile davalı... polis memuru müvekkilinin dur ihtarına uymayarak ağır bir şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin hayati tehlike kaydı ile Gaziemir Nevval Salih İşgören Devlet Hastanesin de acil servis bölümünde tedaviye başladığını ve epikriz raporu aldığını, kaza nedeni ile müvekkilinin bir çok yerinde kırıklar meydana geldiğini, sürücü ...'in davalı ...'ye ait araç ile alkollü (1,81 promil) bir şekilde kasten gerçekleştirmiş olduğu eylem nedeni ile tutuklandığını, yaralanmanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu,
müvekkilinde basit tıbbi müdehale ile giderilemeyecek ölçüde ciddi hasarların mevcut olduğunu, tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkilinin sürekli olarak hastanede kontrollere gittiğini, kaza sebebi ile müvekkilinin tüm hayatının fiziksel, psikolojik ve maddi olarak olumsuz etkilendiğini, şuan itibari ile de maluliyeti sebebi ile çalışmadığını, söz konusu trafik kazasının soruşturması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ...Soruşturma numarası ile soruşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin kaza tarihi itibari ile 46.196,93 TL ücret kazandığını, kazanın meydana gelmesine neden olan aracı sigortalayan davalının,
kaza tarihindeki poliçe üst limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigortalısının kusuru oranında müvekkiline tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş ise de davalı Sigorta Şirketi ile görüşmeler olumsuz sonuçlandığını, müvekkiline ait tazminat miktarının açıkça belirlenebilir nitelikte olmadığından alacağın tespitinin bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden uyuşmazlık konusu bütün alacak için zaman aşımını kesmek ve ileride tespit edilecek bütün alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini temin etmek amacıyla davayı belirsiz alacak davası niteliğinde açtıklarını belirterek,
fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili için 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100 TL bakıcı gideri, 100 TL100 TL SGK Kapsamı dışında kalan sağlık gideri olmak üzere olmak üzere toplam 400 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ödenmesine (Sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere), 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışında kalan davalılardan tahsili ile ödenmesine,
dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Sigorta şirketi dava değerinin belirlenebilir nitelikte olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılamayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının iyileşme süresinin henüz dolmadığını, maluliyet tespiti yapılmadan Müvekkili Şirketin hesaplama ve dolayısıyla ödeme yapmasının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından hesaplama yapılabilmesi için süresiz ve maluliyet oranını gösteren Erişkinler için Terör Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu sunulması gerektiğini, kaza tarihi dikkate alındığında,
hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, HMK gereği davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerinin de davalılara tebliği gerektiğini, sigortalı sürücü hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle soruşturma başlatıldığını, suçun kasti şekilde gerçekleştiğinin kabulü halinde kasten meydana gelen hadiseler nedeniyle sigortacının sorumluğuna gidilemeyeceğini, sigortalı araç sürücüsünün kasti hareketle dava konusu kazanın gerçekleşmesine neden olduğundan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını,
davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevk edilmesi gerektiğini, kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu...
İhtisas Dairesi'ne sevk edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca sağlık kurul raporu tanzim edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, sağlık gideri talepleri sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, gerçek zararın tespiti bakımından davacı tarafa kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının celbi gerektiğini, davaya konu tazminatın hesabı için seçilecek bilirkişinin Aktüerler Siciline kayıtlı bilirkişilerden olması gerektiğini,
sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul anlamına gelmemek ve davaya ilişkin diğer itiraz hakları saklı kalmak kaydı ile 09.06.2021 tarihli İcra Ve İflâs Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 04.12.2021 tarihinde yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar kapsamında 1,65 iskonto oranı esas alınarak hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, davacının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafından talep edilen bakıcı giderleri ve SGK dışında kalan sağlık giderlerinin belirlenebilir nitelikte olduğunu, davacının davanın açıldığı tarihe kadar sağlık giderleri ve bakıcı giderlerinin hesaplaması mümkün olduğundan, bu giderler açısından davanın kısmi dava olarak açılması gerektiğini, müvekkilinin trafik çevirmesinin mevcut olduğu güzergahta araç kullanmakta iken alkollü olması nedeniyle trafik çevirmesinden kaçınmak istediğini, trafik çevirmesi iki şeride bölünmüş olup yolun sağ şeridinde olduğunu, müvekkilinin ise sol şeritten geldiğini,
davacının kaza öncesinde trafik çevirmesi gereği sağ şeritte olduğu halde yolun sol şeridine yönelerek müvekkilinin aracının önüne atladığını, işbu davaya konu kazanın davacının güvenli şeritte kalmak yerine müvekkilinin aracının önüne atlaması neticesinde meydana geldiğini, davacının hareket halinde olan müvekkilinin kullanmış olduğu aracın önüne atladığından yaşanan kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, davaya konu kaza sonrasında müvekkilinin tutuklandığını, müvekkilinin işbu davaya konu olayda kasti bir eylemi neticesinde davacının yaralandığı veya müvekkilinin kusurlu olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını,
davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin halihazırda kaza tarihinden beri tutuklu olduğunu, tutuklu olduğu sürecin öncesinde de işsiz olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin düzenli bir geliri ve malvarlığı bulunmadığını, müvekkilinin 3 yaşında küçük bir kız çocuğu ve eşi bulunduğunu, ailesine bakmakla yükümlü olan müvekkilinin geçimini ailesinden aldığı destek ile sağladığını, özellikle tutuklu olduğu süreçten itibaren maddi anlamda hiçbir gelir elde edemeyen müvekkilinin eşine ve çocuğuna da halihazırda müvekkilinin anne ve babasının baktığını,
dolayısıyla davacı tarafça talep edilen tazminat miktarlarının müvekkilinin maddi durumunu aşacak nitelikte olduğunu, davacının talep etmiş olduğu tazminatlara ilişkin SGK tarafından davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin yapılması gerektiğini, maluliyet oranının net olarak tespit edilmesi için işbu dava dosyasının ve davacının Adli Tıp Kurumu ...
İhtisas Kurulu’na gönderilmesi gerektiğini, manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediğini, davacının talep etmiş olduğu fahiş miktardaki tazminat miktarının tespiti açısından müvekkilinin maddi ve ailevi durumunun da göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının talep etmiş olduğu sağlık giderleri ve bakıcı giderlerinin davanın açıldığı tarihe kadar belirlenebilir nitelikte olduğundan, davacının davanın açıldığı tarihe kadar sağlık giderleri ve bakıcı giderlerinin hesaplaması mümkün olduğundan, bu giderler açısından davanın kısmi dava olarak açılması gerektiğinden belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin aracını diğer davalı...'e ödünç olarak verdiğini yaşanan kazadan sonradan haberi olduğunu,
her ne kadar araç müvekkili adına kayıtlı olsa dahi müvekkilinin işbu davaya konu kazanın yaşanmasında ve davacının zararının doğmasında kusuru bulunmadığını, davalı...'in ve davacının kusurlarının olup olmadığı kesin olarak belirlenemediğinden diğer davalı... adına yürütülen soruşturmanın ve kovuşturmanın tamamlanması gerektiğini, maluliyet oranının net olarak tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu ...
İhtisas Kurulu’ndan rapor alınması gerektiğini, geçici iş görmezlik, sürekli iş görmezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini, davacının uğramış olduğu manevi zararı ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin biri 10 yaşında diğeri 2 yaşında olmak üzere 2 çocuğu bulunduğunu, müvekkilinin tüm gelirini ailesini geçindirip ülkemizdeki zor ekonomik koşullar içerisinde çocuklarına baktığını, müvekkilinin işbu davaya konu kazada hiçbir kusuru bulunmadığından davacı tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davanın usulden reddine, mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda işbu davaya konu kazanın neticesinde başlatılan ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasına, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 04.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanması sonucu geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararlar ile bakıcı gideri ve SGK kapsamı dışında kalan sağlık giderlerinden oluşan zararların davalılardan tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 25.06.2025 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Davacı vekilinin, dosyaya sunduğu vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi olduğu görülmüştür.
Davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. Davacı vekili davadan feragat etmiş ve vekaletnamede feragat yetkisi olduğu anlaşılmakla başkaca araştırma yapılmasına gerek görülmeden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... · E-imzalıdır. Hakim ... · E-imzalıdır
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/239, K. 2025/641, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama