KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/241
- Karar No
- 2025/514
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
Karar Metni
1.363 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/271
KARAR NO : 2025/490
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2024
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
26.06.2023 tarihinde, saat: 19.15 sıralarında müvekkili şirketi adına kayıtlı ---- plakalı araç seyir halindeyken sürücü ---- hakimiyetindeki ----- plakalı araç ile ------- Civarında çarpışarak hasar aldığını, meydana gelen kazada ----- plakalı araç sürücüsü tam ve ağır kusurlu olduğunu, müvekkili şirket adına kayıtlı aracı --- model ve -----marka olduğunu, aracın geçmişte herhangi bir ağır hasarı veya tramer kaydı bulunmadığını, aracın lüks ve üst segment bir araç olduğunu, kaza sonucunda dava konusu aracın anlaşmalı servise götürüldüğünü ve onarımının yapıldığını,
aracın onarımı için KDV dahil 133.051,34-TL (111.824,47-TL parça ve 21.226,87-TL işçilik ) masraf yapıldığını, davalı aracın sigorta şirketi ------ tarafından poliçe limiti kapsamında servise ödeme yapıldığını, meydana gelen kaza sonucunda müvekkilin aracında muadil araçlara oranla değer kaybı zararı oluştuğunu, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin aracın onarımı sırasında araç mahrumiyetinden kaynaklı zararı bulunduğunu beyan ile,
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve faiz hesaplamaların da her alacak kalemi için ayrıca ilgili dava çeşidine göre mahkemece tespit edileceği üzere, kısmi alacak davası yönünden, 50,00.-TL araç mahrumiyet bedeli alacağının hesaplanarak, haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, belirsiz alacak davası yönünden.
50,00 TL değer kaybı zararının denkleştirici adalet ilkesi kapsamında hesaplanarak haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini olmak üzere 50,00-TL kısmi alacak davası, HMK madde 107 kapsamında 50,00- TL belirsiz alacak davası olmak üzere toplamda 100,00 TL; bedel arttırım ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla vekalet ücreti ve tüm harç ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sahibi olduğu aracın kazası sonrasında sigortasından davalı yanın tüm zararı karşılanmış olup, huzurdaki haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı yanın aracı yetkili serviste orijinal parçalar kullanılarak değiştirildiğini ve onarıldığını, davacı yanın aracı yaklaşık 8 yaşında olup değer kaybına sebebiyet verilmediğini, davacı yanın aracının tamiri süresince sigorta firmasınca ikame araç temin edilmiş olup iş bu sebeple tamirde kalan süreç boyunca istenilen araç mahrumiyet ücreti haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ile, huzurda açılan davanın reddini, tüm yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile, araç mahrumiyet bedeli ile değer kaybının tahsiline yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle. "Kusur yönünden.
Dava konusu araç sürücüsü ----- plaka sayılı ---- model) dava dışı ----- kusursuz olduğu, davalı taraf sürücüsü---- plaka sayılı araç sürücüsü) dava dışı ----- %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, söz konusu kazaya ait -----SBM Kaza İhbar Nolu tramer kaydında kazaya karışan araç sürücülerinin komisyon oy birliği (88 - KOMİSYON OYBİRLİĞİ ONAYI (SON DURUM)) ile sonuçlanan kusur durumu değerlendirmesinde, dava konusu----- plaka sayılı sürücüsünün kusursuz (%0) olduğu, ----- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup, TRAMER kusur durumunun tarafımca tespit edilen kusur durumu ile uyumlu olduğu,
Değer kaybı yönünden. 25/06/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan hasara ilişkin tespitlerin, ------ plakalı aracın ön muhtelif kısımlarda meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında.
Dava konusu ------ plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmışlık durumu, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı kaza kaydının bulunduğu hususu, parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, 25/06/2023 tarihli kazaya ait SBM-TRAMER hasar kaydı oluşturduğu hususu, hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak Yargıtay Kararlarıt doğrultusunda değerlendirilmiştir) (*Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve ----- sayılı kararı) KTK.m.90'da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı,
destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK'ya düzenleme yapma yetkisi verilen” hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup. Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede.
Dava konusu --- plaka sayılı --- --- markaltip, ------- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle”; serbest piyasa koşullarında 94.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında.
(94.000,00 TL Değer Kaybı Tutarı x %100 Kusur oranı) 94.000,00 TL olabileceği, Aracı Kullanamamak Doğan Zarar Yönünden: Dosya kapsamından dava konusu aracın ------KASKO Sigortacısı kapsamında onarıldığı anlaşıldığı, ancak KASKO Sigortacısının davacıya ikame araç verip verilmediği hususunda bir bilgi ve belge bulunmamakla birlikte, Mahkemece ikame araç verilmediğinin kabulü halinde.
Dava konusu aracın hasarının onarımı için gereken makul sürenin 16 gün olabileceği, bu süre zarfında davacı tarafın aracını kullanamamaktan doğan net zararının kaza tarihi olan 25/06/2023 tarihi itibariyle 17.600,00 TL olabileceği hesaplanmış olup, sürücünün (%100) kusuruna isabet eden tutarın.
(Yargıtay Kararlarında belirtildiği üzere onarım için gereken makul süre) (17.600,00 TL Zarar Tutarı x %100 Kusur oranı) 17.600,00 TL olabileceği, " şeklinde rapor sunulmuştur.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda kural olarak araç işleteninin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olarak kabul edilmiştir.Anılan Kanunun 85/I.maddesine göre;“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,
doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”
Bu fıkradan çıkan sonuç şudur ki; motorlu araç işleten, motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan kusuru olmasa bile sorumludur. Buradaki sorumluluk kusura dayanmayan ağırlaştırılmış objektif sorumluluktur (tehlike sorumluluğu).Bu sorumluluktan kurtuluş beyyinesi ise aynı Kanunun 86/I.maddesinde şöyle belirlenmiştir.“İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”
Yine aynı Kanunun 85/son fıkrasında, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” denilmiştir. Bu fıkrada eylemlerinden sorumlu olduğu kişiler, “araç sürücüsü” ve de “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişiler” ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Şu var ki, “araç sürücüsü” ve “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin”, “işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin” kapsamında yer aldığı su götürmez.
İşte araç işleteninin sorumluluktan kurtulması için, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, yasanın deyimi ile kusurları bulunmadığını da kanıtlaması gerekecektir.Somut olayda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının aracında dava konusu kaza sebebiyle 94.000 TL değer kaybı meydana geldiği,
davacının aracının tamirinin 16 gün süreceği, bu sebeple de davacının 17.600 TL araç mahrumiyet zararının doğduğu anlaşılmakla yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alındığında davacının doğrudan ve dolaylı zararlarından araç işleteni sorumlu olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/241, K. 2025/514, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama