KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2025
- Esas no
- 2024/545
- Karar no
- 2025/949
- Dava
- İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)
- Dava tarihi
- 21/08/2024
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle, davalının 02.01.2024 tarih, 601.250,00-TL tutarındaki faturadan kaynaklı 601.199,95-TL bakiye kısmı ödemediğini, davacı tarafça faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında İzmir... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile iflas yolu ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun icra dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalının eczacı olduğunu, Halkapınar Mahallesi, ... Konak / İzmir adresinde bulunan ... Eczanesi’nin sahibi olduğunu, TTK'na göre her eczacının tacir olduğunu ve hukuken iflasa tabi kişilerden olduğunu ileri sürerek, davalının İzmir ...
İcra Dairesinin ...Esas sayılı takibine itirazı haksız olduğundan, itirazın kaldırılmasına, öncelikle depo kararı verilmesine, depo kararına rağmen borç ödenmez ise davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafça öncelikle icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve para alacağının ödenmesi talebinde bulunulduğunu, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığını, öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının sözleşmeden doğan diğer yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayrıca davalının iflasa tabi şahıslardan olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.
Yargılama sırasında davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 23.10.2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından da 23.10.2025 tarihli dilekçe ile feragati kabul ettikleri, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır.
Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir.
Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, vekilin feragate yetkili olduğu, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir.
Bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyanı olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu görülmekle bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, davalı vekili tarafından sunulan dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı beyan edildiğinden, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · ✍e-imzalı · Üye... · ✍e-imzalı · Üye ... · ✍e-imzalı · Katip ... · ✍e-imzalı
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/545, K. 2025/949, 24 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama