KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/370 Esas
- Karar no
- 2025/396
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/01/2025
Karar Metni
1.747 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Gaz A.Ş. (bundan sonra “...” olarak anılacaktır) ile borçlu/davalı ... San. ve Tic. A.Ş (bundan sonra “...” olarak anılacaktır) arasında Sıvı Gaz Tankı Tesis, Kullanma ve Sıvı Gaz Tedarik Sözleşmesi (“Sözleşme”) akdedilmesi ile ticari ilişki tesis edilmiştir.
Tacir sıfatını haiz olmaları sebebiyle basiretli oldukları kabul edilen taraflarca imza altına alınmış ve işbu suretle kapsamındaki hükümler kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil etmediği müddetçe kabul ve taahhüt edilmiş olan Sözleşme uyarınca, müvekkil şirket ticari ve akdi yükümlülüklerini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmiştir. Ancak davalı şirket tarafından Sözleşme’ye uygun şekilde ödeme gerçekleştirilmemiş ve sözleşmesel yükümlülüklere aykırı davranılmıştır.
Müvekkil şirket aralarındaki sözleşmesel ve ticari ilişkiye uygun olarak ifada bulunmuşsa da işbu dilekçemiz ekinde sunduğumuz Cari Hesap Ekstresi (Ek-2) içeriğinde yer alan takip tarihi itibariyle muaccel olmuş ve faturalandırılmış alacaklar davalı ... tarafından ödenmemiştir. Müvekkil şirket tarafından, borcun ödenmesi hususunda görüşmeler yapılmışsa da davalı tarafından ödeme yapılmamıştır.
Hal böyle olunca alacağın tahsili için tarafımızca davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Borçlu/davalı şirket; takibe konu borca, işlemiş faize, faiz talebine ve ferilerine itiraz etmiş ve bu nedenle İcra Müdürlüğünce takip durdurulmuştur. Borçlu/davalı taraf yetkiye de itiraz etmiş olduğumuz yetki itirazı doğrultusunda dosya yetkili İzmir İcra Müdürlüklerine gönderilerek İzmir ....
İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Borçlu/davalı tarafça yetki itirazı sonrasında takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra müdürlüğünce takip durdurulmuştur. Huzurdaki davanın açılabilmesi açısından tarafımızca Arabuluculuk Kurumuna başvurulmuş ve arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Arabuluculuk Son Tutanağı (Ek-3) işbu dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulmuştur.
Önemle belirtmek gerekir ki borçlu/davalı Ege Endüstri tarafından haksız ve usule aykırı olarak borca itiraz edilmiş olup Sayın Mahkeme tarafından itirazın iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Zira müvekkil ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap ekstreleri tanzim edilmiş olup, müvekkilin davalı borçludan 1.229.466,71-TL asıl alacak ve takip tarihi itibari ile işlemiş faiz alacağı bulunmaktadır.
İşbu durum yargılama aşamasında müvekkil şirket ve davalının tüm ticari defter ve kayıtlarının muhasip bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde ortaya çıkacaktır. Yukarıda da açıklandığı üzere ilgili cari hesap ekstrelerine istinaden 1.229.466,71-TL asıl alacak ve ek olarak işlemiş faiz, vekalet ücreti, masraflardan oluşan alacağımız tarafımıza ödenmediği gibi yaptığımız icra takibine de haksız olarak itiraz edilmiştir.
Davalı tarafından itiraza dayanak tek bir somut belge, bilgi sunulmamış olup alacak bedeli davalı tarafça bilindiğinden, alacağın %20’siden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği sabittir. Nitekim Yargıtay tarafından da alacak tutarının bilinebilir olduğu durumlarda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Takip tarihinden sonra vadesi gelen ve/veya henüz yasal işleme konu edilmemiş olan alacaklarımız ile ilgili tüm yasal haklarımızı saklı tutmaktayız.
Yukarıda açıklanan tüm bu sebeplerle huzurdaki itirazın iptali davasını açma gereği doğmuş olup Sayın Mahkemenizce haklı davamızın kabulüne karar verilerek haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline karar verilmesini talep ederiz.Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile; takip dayanağı olan 1.229.466,71- TL’lik asıl alacak ve buna işlemiş ticari faize ve ferilerine yönelik İzmir...
İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalı/borçlu şirketin, toplam alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki, müvekkili şirket ile karşı yan arasında akdedilen Sıvı Gaz Tankı Tesis, Kullanma ve Sıvı Gaz Tedarik Sözleşmesi ile Müşteri Tüplü Gaz Satış ve Tüp Kira Sözleşmesi'nde, karşı yandan temin edilecek sıvı gaz ve tüplü gazın fiyatının nasıl hesaplanacağı hükme bağlanmış olup karşı yan tarafından yapılan hesaplamalar ve keşide edilen faturalar uyarınca müvekkil şirket tarafından gerekli tüm ödemeler yapılmıştır.
Ancak, müvekkil şirket tarafından yapılan tetkik ve araştırmalar neticesinde, karşı yan tarafından yapılan fiyat hesaplamalarının sözleşmelere aykırı olduğu ve müvekkil şirketten kanun, sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak haksız kazanç tahsil edildiği tespit edilmiştir. Müvekkil şirketten sözleşmelerde öngörülen tutarların çok üzerinde sıvı ve tüplü gaz bedeli tahsil edildiği, Yeminli Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan ve ekte sunulu raporla da sabittir.
Anılan raporda, davacı şirketin sıvı gaz ve tüplü gaz alımlarında müvekkil şirketten talep ve tahsil ettiği ücretlerin sözleşme hükümleri ile uyumlu olmadığı açıkça ortaya konulmuştur.
Müvekkil şirketten talep edilen tutarların sözleşmelerde öngörülen tutarlardan fazla olması ve bu durumun sözleşme ilişkisinin başladığı dönemden bu yana istikrarlı bir şekilde devam etmesi, hesaplamalarda teknik bir hatadan söz edilemeyeceğini ve davacı şirketin kötü niyetli olarak hareket ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla, davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiği sabittir. Bunun üzerine, İzmir ...
Noterliği'nin 12.09.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmeler müvekkil şirketçe tek taraflı olarak feshedilmiş ve davacı şirketten fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla, haksız ödenen 627.869,01-TL'nin iadesi talep edilmiştir. Ancak davacı şirket, müvekkil şirketin talebine rağmen söz konusu tutarı iade etmemiştir. Bunun üzerine, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
E. sayılı dosyası üzerinden davacı şirket aleyhine dava ikame edilmiş olup söz konusu dava halen derdesttir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 165. maddesine göre, “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.” Huzurdaki davada davacının iddia ve taleplerine ilişkin verilecek karar, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı davasına doğrudan bağlıdır.
Bu itibarla, anılı davanın huzurdaki dava tarafından bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Müvekkil şirket, sözleşme kapsamında tahakkuk eden tüm borcunu ödediği gibi, fazladan yapmış olduğu ödemeler nedeniyle davacı yandan alacaklıdır.
Nitekim mahkemenizce sözleşme kapsamında müvekkil şirketin ödemesi gereken ve ödediği tutarların bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesi hafinde, müvekkil şirketin dava konusu icra takibine yapmış olduğu itirazın haklı olduğu ortaya çıkacaktır. Müvekkil şirketin dava konusu icra takibine yapmış olduğu itiraz haklı olduğundan, davacı yanın icra inkâr tazminatı talebi de hukuki dayanaktan yoksundur.
Somut olayda haksız ve kötü niyetli hareket eden taraf müvekkil şirket değil, davacıdır. Zira davacı, sözleşme hükümlerine aykırı hesaplamalar yapıp faturalar keşide etmiş ve müvekkil şirketin fazladan ödediği tutarları iade etmeyi ısrarla reddetmiştir. Bu bakımdan, dava konusu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak ikame edildiği her türlü izahtan varestedir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi, “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmünü havidir.
Dolayısıyla, haksız ve kötü niyetli bir icra takibi ikame eden davacının, takip tutarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerekir.
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla; cevap dilekçemizin dosyaya kabulüne, işbu davanın reddine, davacının takip tutarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Eldeki davanın ilk olarak davacı tarafça İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas numarası üzerinde açıldığı, Mahkemece dosyanın Mahkememize ait ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, mahkememizce Uyap ekranlarına eklenen dosya birleştirme işlemleri sekmesinden birleştirmeye konu dosyanın iadesi yönünde işlem tesis edilerek, iade raporunun oluşturulduğu, bu kapsamda
"Yapılan incelemede, İzmir ... ATM'nin dosyası ile birleşme kararı verilen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasındaki taraflar ile davaya dayanak sözleşmenin aynı olduğu görülmektedir. Her ne kadar Mahkemenizce salt bu sebeple yani "her iki dava dosyasının da konusunun ve ihtilafın aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı" gerekçesi ile birleştirme kararı verilmiş ise de,
Mahkememiz dosyasında davacı tarafından taraflar arasında akdedilen 25.01.2019 tarihli Sıvı Gaz Tankı Tesis, Kullanma ve Sıvı Gaz Tedarik Sözleşmesi ile Müşteri Tüplü Gaz Satış ve Tüp Kira Sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirketten alınan sıvı gaz ve tüplü gazın fiyat hesaplamalarının sözleşmelere aykırı olarak tahsil edildiğinden bahisle fazla hesaplama ile tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen bedelin davalıdan iadesinin talep edildiği,
Mahkemeniz dosyasında ise, dosyamız davalısı olan ... Gaz A.Ş. tarafından sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen ve tahsil edilemediği belirtilen faturalar ve cari hesap alacağının tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Her iki dava dosyasının dayanağı aynı sözleşme ilişkisi olarak görülmekte ise de, öncelikle mahkememiz ...Esas sayılı dosyasında yapılacak yargılama neticesinde sözleşme ilişkisinin başlangıcından itibaren ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye düzenlenen ve dava tarihine kadar tahsil edilmiş bulunan faturalardaki fiyat hesaplamalarının sözleşmeye uygun olup olmadığının tespit edilmesi ve bu surette Mahkememiz ... dosyasında uyuşmazlığın neticelendirilerek bir karar verilmesi ve verilen kararın kesinleşmesi, bunun akabinde Mahkemeniz dosyasındaki uyuşmazlığın çözülmesi gereklidir.
Dolayısıyla, uyuşmazlıklar arasında birlikte değerlendirme değil öncelik- sonralık ilişkisi bulunduğundan davalar aralarında fiili ya da hukuki bir bağlantının olduğundan söz edilemeyeceği gibi, mevcut dava dosyalarının yargılamasının tefrik edilerek yapılması gerektiği, Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası kesinleştikten sonra dosyanıza konu uyuşmazlığa ilişkin incelemenin yapılabileceği göz önüne alındığında HMK'nun 166.maddesinde belirtilen birleştirme şartlarının bulunmaması sebebiyle Mahkemenizce yapılan birleştirme işlemi gereği birleşen dosyanın mahkemenize iadesi gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklindeki yazımız ile dosyanın mahkemesine iade edildiği görülmektedir.
Bu kez, İzmir... ATM tarafından HMK düzenlemelerine aykırı biçimde birleştirme sebebiyle gönderme şeklinde karar verildiği, gönderme kararı üzerine dosyanın Mahkememizin işbu ... Esas numarasına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Mahkemece verilen gönderme kararında HMK'nun md. 166/4 hükmüne atıfla verilen birleştirme kararının bağlayıcı olduğu belirtilmiş ise de, anılan davaların birleştirilmesine ilişkin hükmün usulüne uygun şekilde verilen birleştirme kararları için geçerli olduğu, Mahkemece usulüne uygun şekilde birleştirme kararı verilmediği, birleştirme raporunun ve dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirme işlemleri tamamlanmaksızın dosyanın gönderme şeklinde karar ile Mahkememize tevzi olduğu,
Daha önce de belirtildiği üzere davaların aynı sözleşme temelli olduğu görülmekte ise de, öncelikle mahkememiz... Esas sayılı dosyasında yapılacak yargılama neticesinde sözleşme ilişkisinin başlangıcından itibaren... San. Ve Tic. A.Ş.'ye düzenlenen ve dava tarihine kadar tahsil edilmiş bulunan faturalardaki fiyat hesaplamalarının sözleşmeye uygun olup olmadığının tespit edilmesi ve bu surette Mahkememiz ... dosyasında uyuşmazlığın neticelendirilerek bir karar verilmesi ve verilen kararın kesinleşmesi, bunun akabinde işbu davaya konu olan uyuşmazlığın çözülmesinin gerektiği,
Dolayısıyla, uyuşmazlıklar arasında birlikte değerlendirme değil öncelik- sonralık ilişkisi bulunduğundan davalar aralarında fiili ya da hukuki bir bağlantının olduğundan söz edilemeyeceği gibi, mevcut dava dosyalarının yargılamasının ayrı ayrı yapılması gerektiği, Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası kesinleştikten sonra işbu davaya konu uyuşmazlığa ilişkin incelemenin yapılabileceği göz önüne alındığında HMK'nun 166.maddesinde belirtilen birleştirme şartlarının bulunmaması, ayrıca yukarıda işaret edildiği üzere birleştirme işlemlerinin usulüne uygun şekilde tamamlanmaması sebebiyle dosyanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne iadesine karar vermek gerekmiştir.
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/370, K. 2025/396, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama