KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2018
- Esas no
- 2017/517 ESAS
- Karar no
- 2018/239 KARAR
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/05/2017
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıya doğması muhtemel ticari alıma avans olarak 02.09.2016 tarihinde 25.000,00-TL ödeme yaptığını, taraflar arasında süregelen ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde; müvekkil şirket davalıdan organik çekirdeksiz kuru üzüm satın aldığını ve karşılığında davalıya ürünün alım bedelini ödediğini, davalının talebi doğrultusunda taraflar arasındaki sözlü anlaşma ve ticari gelenek gereği müvekkil şirketin, ürün siparişi vermeden önce ileride doğması muhtemel siparişlere avans teşkil etmek üzere, ...
Bank aracılığıyla davalının ...
T.A.Ş. hesabına 02.09.2016 tarihinde 25.000-TL (Yirmi Beş Bin Türk Lirası) ödeme yaptığını, ancak avansın yatırıldığı tarihten sonra davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ürün teslimi gerçekleşmediğini, makul bir süre geçtikten sonra müvekkili şirketin defalarca yatırmış olduğu avansın iadesini talep ettiğini, ancak davalı tarafın hiçbir suretle müvekkilinin avans olarak yatırmış olduğu bedeli iade etmediğini, davalıya 23.01.2017 tarihinde Karşıyaka ...
Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının İzmir .... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı 26.01.2017 tarihli cevabi ihtarnamesi ile söz konusu bedelin iade edilmeyeceğini, gerçeğe aykırı şekilde müvekkilin mevcut bir borcun davalı yana ödenmesi amacıyla bedelin gönderildiğini iddia ettiğini, bunun üzerine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun icra takibine itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın reddine, takibin devamına ve borçlu aleyhine alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Karşıyaka ... Noterliği'nin 23/01/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hem davaya esas İzmir .... İcra Müdürlüğü'Nün ... esas saylıı takip dosyası ile hem de dava dilekçesi ile ileri sürdüğü iddiaların hiçbirisini kabul etmedikleri, İzmir .... Noterliği'Nin 26/01/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi de dikkate alındığında davaya konu paranın davacı yanca mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiğinin anlaşıldığını, takibe ve davaya esas dekontta paranın göneriliş amacı ile ilgili olarak bir bilginin yer almadığını, söz konusu paranın mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiğini belirterek koşulları oluşmayan ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
İcra Dosyası : İzmir ....icra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 02.09.2016 tarihli ... ödemesine istinaden 25.000,00 Tl asıl alacak, 142,11 TL ihtarname gideri ve 388,36 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 25.530,47 TL nin tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde borca itiraz edilmiş itiraz nedeniyle takip durmuştur.
Dava; Taraflar arasındaki alım satım ilikisi kapsamında davalıya avans olarak gönderildiği iddia edilen bedelin mal gönderilmemesi nedeniyle istirdatı için açılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olup dava hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır.Yine HMK.nun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 4. Maddesinde ticari dava "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davaları ticari dava olarak sayılmıştır.
Somut olayda davacı ile davalı arasındaki sözleşme alım satım sözleşmesi olup TTK.nın 4.maddesinde sayılan dava türlerinden değildir.
Davalının tacir olup olmadığının belirlenmesi için Ticaret Sicil müdürlüğünden ve vergi dairesinden araştırma yapılmış gelen kayıtlara göre davalının ticaret sicilinde kayıtlı olmadığı, gayrimenkul sermaye iradı yönünden vergi mükellefi olduğu ve hasıla tutarının ilgili Bakanlar Kurulu kararları ile tespit edilen tutarların altında olduğu, bu şekilde davalının tacir sıfatını haiz olmadığı tespit edilmiştir.TTK.nun 19.maddesinde ticari işin tanımı yapılarak taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılacağı belirtilmiş ise de.
TTK.5 maddesi nazara alındığında her ticari işle ilgili dava ticari dava olarak kabul edilemeyeceğinden işbu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerekir.TTK.nun 5/3. Maddesine göre Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde işbu davada görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatina varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nun 114/1.c ve 115/2.maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/517, K. 2018/239, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama