KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/478
- Karar no
- 2025/578
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/06/2016
Karar Metni
1.461 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamının davalılardan ...Aş ile İzenerji ...AŞ vekillerince istinaf edilmesi sonucu İzmir Bam 17. Hukuk Dairesinin 06/03/2024 tarihli ve ... Esas... Karar sayılı ilamı ile anılan kararın görev nedeniyle kaldırılmış olması sonucunda mahkememize tevzi edilen alacak (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili İzmir ..Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili idarenin temizlik işinin, 5393 sayılı Belediye Kanunun ve 4857 sayılı İş Kanunun verdiği yetki ile 4734 sayılı Kanun uyarınca hizmet satın alınması yoluyla yapılmakta olduğunu ve bu kapsamda davalılar ile hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını, söz konusu ihaleler ve hizmet alım sözleşmeleri uyarınca, dava dışı 3. kişi ...'in davalıların işçisi olarak 17.11.2005-26.07.2015 tarihleri arasında müvekkili idarede temizlik personeli olarak çalıştığını,
dava dışı 3. kişi ...'in 4857 Sayılı Kanun 24/11-f maddesi uyarınca iş akdinin 26.07.2015 tarihinde feshedilmiş olduğunu ve kıdem tazminatının müvekkili idare tarafından 31.08.2015 tarihinde ödendiğini, idare tarafından ödenen miktarın davalılardan rücu edilmek ini ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalı şirketlerle müvekkil idare arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, yasal mevzuat, idari şartname ve sözleşmeler gereğince, müvekkili idare tarafından dava dışı ...'e ödenen kıdem tazminatından sorumluluk durumlarına göre müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını,
emsal mahkeme kararlarının iddialarını destekler nitelikte olduğunu belirterek fazlaya talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, müvekkili idarenin dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatından davalıların sorumlu olma kaydıyla, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Uzmanlar Bilişim...Ltd.Şti. Vekili İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 28/07/2016 havale tarihli cevap dilekçesiyle özetle; müvekkili şirketin adresinin İstanbul Anadolu Adliyesi sınırları içinde olduğunu, bu sebeple yetki itirazlarının bulunduğunu, öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, , dava dışı işçinin hizmet akdinin taraflarınca feshedilmediğini, işçilik alacaklarından İzmir Büyükşehir Belediyesinin sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı...A.Ş. vekili İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 17/05/2016 tarihli cevap dilekçesiyle özetle; davacının asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki ihale sözleşmelerinin davacıya rücu hakkı tanımadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere her bir işveren yönünden bilirkişi incelemesi yapılarak davalıların sorumluluk tutarlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi değil dava tarihi olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İzenerji...A.Ş. vekili İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 07/09/2016 tarihinde sunduğu cevap dilekçesiyle özetle; kıdem tazminatından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacı ile üst-alt işveren şeklinde bir ilişkilerinin bulunmadığını, müvekkili yönünden kıdem tazminatı sorumluluğunun 01/01/2011 ila 26/07/2015 tarihleri arasında olduğunu belirterek, öncelikle davanın husumetten, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Diğer davalılara dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun tebliğine rağmen davaya cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmış, bu kapsamda davayı inkar ettikleri kabul olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davacı hizmet alan tarafından ödenen kıdem tazminatının davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamı) aynı yöndedir.
Mahkememizce eldeki davada taraf teşkili sağlanmış, görevsiz mahkemede bilirkişi kök ve ek raporu alınmış olduğundan usul ekonomisi ilkesi uyarınca yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olup, 01/03/2019 tarihli bilirkişi ek rapor denetime elverişli, dosya kapsamına uygun bulunduğundan, hükme esas alınması yönünde mahkememizce vicdani kanaate varılmıştır.
Tüm dosya içeriğine göre, dava dışı işçi ...in 17/11/2005- 26/07/2015 tarihleri arasında davalı işverenler nezdinde sigortalı olarak çalıştığı, iş akdinin emeklilik nedeniyle sona erdiği, davacı yanca dava dışı işçi ...e 04/09/2015 tarihi itibariyle 26.000,91-TL kıdem tazminatı ödendiği, davacı ile davalı işverenler arasında imzalanan ihale ve eki şartnamelere göre yüklenicinin çalıştırdığı personelin kıdem tazminatı ve işçilik haklarından sorumlu olduğu,
buna göre davalı işverenlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönem ile sorumlu olmaları kaydıyla davacının dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatından sorumlu bulundukları anlaşıldığından, davacının açtığı iş bu davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davacı yanca yapılan yargılama giderleri HMK nın 326.
Maddesi uyarınca sorumlulukları oranında davalılara paylaştırılmış, görevsiz mahkeme kararını davacının istinaf etmediği nazara alınarak, davacı yararına görevsiz mahkeme kararında hükmedilen vekalet ücreti kadar vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/478, K. 2025/578, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama