KÜNYE
T.C. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/289
- Karar no
- 2025/314
- Dava
- 2004 Sayılı İİK nun 72/3.maddesi Uyarınca İcra Takibinden Sonra Açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/03/2025
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülen menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasının incelenmesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle. Müvekkili aleyhine Bergama İcra Dairesi’nin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla başlatılan takibin, 15/03/2024 tarihli 950.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak başlatıldığını, anılan bono üzerinde değişiklik yapılarak hukuka aykırı bir şekilde işleme konulduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesi gereğince, bononun geçerlilik şartlarının belirtildiğini, ancak, 15/03/2024 tarihli 950.000,00 TL bedelli bonoda imzanın müvekkili ...'ye ait olduğunu, senedin ...'ye ait ... Tur. Oto. San.
Tic. Ltd. Şti. adına ... plakalı ... aracın satışı sırasında teminat senedi olarak müvekkili tarafından verildiğini, senedin üzerindeki diğer zorunlu unsurların ise taraflarınca doldurulmadığını, bu durumun takibe konu edilen bononun kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığını ve takibin hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini, ayrıca, 15/03/2024 tarihli 950.000,00 TL bedelli bonoda yer alan borç miktarının ve tarihin daha sonra yazıldığını, müvekkili ...'ye ait ... Tur. Oto. San.
Tic. Ltd.
Şti. adına ... plakalı ... araca karşılık ...'a 14/02/2024 tanzim tarihli 950.000,00 TL bedelli senedi verdiğini ve mülkiyeti muhafaza konulmasına rıza göstermiş aracı bu şekilde tescilini şirketi üzerine aldığını, başkaca bir borç ilişkisinin bulunmadığını, davalı ... ile müvekkilinin hiçbir ticari alış verişinin olmadığını, davalının ...'ın eski eşi olduğunu, söz konusu alacaklı şahıs ile hiç bir ticari maddi ve manevi müvekkilinin ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin ticari ilişkisi olduğu firmalar üzerinden ...'ın TC ...
Bankası ...
İBAN numaralı hesabına değişik tarihlerde 450.000,00 TL nakit ödendiği halde aracı müvekkiline teslim etmediğini, haksız ve hukuksuz olarak el koyduğunu, söz konusu aracın İzmir İli Kınık İlçesi girişinde cadde üzerinde olduğunun taraflarınca tespit edildiğini, ...'a satın alınan ...plakalı ... araç ile ilgili olarak 500.000,00 TL. bakiye borç bulunduğunu, müvekkilinden mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını, Müvekkilinin kendi şirketi adına kayıtlı olan bedelinin yarısını ödediği halde aracını kullanamadığını, senet alacaklısı davalı ...'ye hiçbir ne şahsi ne de şirket olarak borçlarının bulunmadığını,
iş bu senet satın alınan araç için verilmiş olmakla satışı yapan ...'a ... Şti olarak 500.000,00 TL bakiye borçlarının bulunduğunu, şahsi olarak teminat senedi şeklinde verilen bonoyu ...'nin imzaladığını belirterek; müvekkilinin ve şirketi ...
Şti. 'nin davalı ...'a bahsi geçen borçlardan dolayı 450.000,00 Türk Lirası tutarında bir yükümlülüğü olmadığının tespit edilmesine, müvekkilinin diğer davalı ... yönünden hiçbir borcu olmadığının tespitine, yargılama sonuna kadar icra takibinin teminatlı veya teminatsız ivedilikle durdurulmasına, davalının kötü niyetli davranışlarına dayanarak, %20 oranında minimum tazminata hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmediğinden, davalı yan cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK nun 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken esas sorun, ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarının açılmadan önce TTK’nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu olarak arabulucuya başvuru koşulunun bulunup bulunmadığı ve bunun bir dava şartı olup olmadığına ilişkindir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Davacı vekiline anlaşmaya varılamadığına ilişkin ara buluculuk son tutanak aslının veya ara bulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verilmesini içerir muhtıra çıkarılmış anılan muhtıranın 31/03/2025 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine ve 1 haftalık kesin süre dolmasına rağmen davacı vekilince mahkememize ara buluculuk son tutanak aslının veya ara bulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunulmadığı görülmüştür.
Eldeki davanın 24/03/2025 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte eldeki menfi tespit davasında zorunlu ara buluculuk başvurusunun dava şartı olduğu, söz konusu dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, muhtıra tebliğine rağmen davacı vekilince ara buluculuk son tutanak aslının veya ara bulucu tarafından onaylanmış örneğinin mahkememize sunulmadığı nazara alınarak arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... ¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/289, K. 2025/314, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama