KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2018
- Esas no
- 2015/960 Esas
- Karar no
- 2018/343
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/08/2015
Karar Metni
980 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 17/08/2015 tarihli dilekçe ile, davalının davacı şirkete davaya konu icra takibi ve takip dayanağı cari hesap kapsamında borçlu olduğunu, davacı şirketin davalının borcunu ödememesi üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe ve borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki neticesinde davalının talebi doğrultusunda takibe dayanak cari hesap alacağına konu faturalarda yer alan ürünleri davalıya gönderdiğini ve ürünlerin bedeline ilişkin olarak takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturaları düzenlediğini, davalının itirazlarının yersiz ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle alacağın %20'sinden az olmamak inkar tazminatına hükmedilmesine, açıklanan nedenlerle İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin takip çıkışı miktar üzerinden takip tarihinden işleyecek faizi ile birlikte devamına, davalının kötü niyetli olması nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile, davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu ve reddinin gerektiğini, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğunun kabulü için, yazılı bir sözleşmenin varlığı gerektiğini, davacının, icra takibine konu ettiği alacak nedenini cari hesaba dayandırdığını, ancak taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından davalı hakkında yapılan icra takibinin öncelikle bu nedenden yasaya aykırı olduğunu ve davanın bu yönden reddinin gerektiğini,
davacının kendi düzenlediği cari hesap dökümünde belirtilen muhtelif tarihlerde faturalar karşılığında davalıya herhangi bir mal teslimi yapmadığını, davalının davacıdan bu tarihlerde mal almadığını, davacının, mal teslimi yapıldığı iddiasını usulüne uygun imzalı irsaliyeli faturalar ile ispatlaması gerektiğini, bu konuda ispat yükünün davacıya ait olduğunu, faturaların davalıya tebliğ edildiği iddiasının da gerçek dışı bir iddia olduğunu ve davalının faturalardan haberdar olmadığını, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ve talep edilen inkar tazminatı da haksız ve mesnetsiz olduğunu,
açıklanan nedenlerle davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celp edilerek dosyamız içine alındığı, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı olduğu, borçlunun dosyamız davalısı olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İstanbul SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davacı tarafından dayanılan irsaleyilerde malı teslim alan kişi olarak görünen kişilerin isimleri yazılmak suretiyle, davalı adına kayıtlı olan ... Şti'de çalışıp çalışmadıkları hususunun bildirilmesi istenmiş, gelen yazı yanıtı dosyamız içine alınmış, davacı vekili tarafından defterlerin bulunduğu adresin bildirildiği görülmüştür.
Dosya, davacıya ait defterler ve sunulan kayıtlar üzerinde inceleme yapmak üzere Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 23/03/2016 tarihli rapor dosyaya sunulmuş, raporun yapılan incelemesinde, davacının faturaları ve içeriği malzemelerin davalıya tesliminin nakliyeci vasıtasıyla yapıldığı bu durumda irsaliyelerde bulunan imzaların davalıya ait olup olmadığının anlaşılamadığı, bu nedenle teslime ilişkin net bir sonuca varılmadığı, davacı kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacının alacağının 41.831,00-TL olarak tespit edildiği ve fatura ile mal teslimine ait net bir sonuca varılamadığı, bu hususta davalı defterlerinde de inceleme yapmanın gerekli olduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davalı vekiline davalıya ait ticari defterleri dosyaya sunması veya mümkün olmaması halinde adresini bildirmesi için 2 haftalık süre verilmiş, davalı vekili tarafından defterlerin adresinin ... olduğu bildirilmiş, bu kez dosya yönerge yolu ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek, dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmesi istenmiş, talimat Mahkemesi tarafından defterlerin incelenmesi için gün ve saat belirlendiği ve davalı tarafa yapılan davetiyeye rağmen davalı tarafından ticari defter ve kayıtların hazır edilmemesi gerekçesiye talimatın Mahkememize iade edildiği görülmüştür.
Dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı tespit edilmiş, davacı vekilinin yemin teklifinde bulunduğu ve yemin teklifini içerir dilekçesinin davalı vekiline tebliğine karar verilmiş, Mahkememizin 26/12/2017 tarihli celsesinde davalı ...'in hazır olduğu, kimlik tespitinin yapıldığı ve yemin metninin okunduğu HMK Md. 233 hükmünde belirtilen şekilde usulüne uygun yeminin yaptırıldığı ve imzasının alındığı görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı şirket ile davalı arasında ticari ilişkinin ve cari hesabın bulunduğu, davalı tarafa teslim edildiği iddia edilen mallar nedeniyle düzenlenen faturalar bulunduğu ve bu fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali istemi ile bu kez Mahkememizde iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça faturalarda gösterilen ürünlerin davalıya teslim edilmediği, bu nedenle de borcun doğmadığı yönünde beyanda bulunulduğu,
davacı tarafa ait ticari defterlerde her ne kadar düzenlenen faturaların kaydedildiği ve buna ilişkin işlemlerin yapıldığı tespit edilmiş ise de, faturalarda gösterilen malların davalıya teslimine ilişkin irsaliyeli faturalarda ki imzaların davalı asil veya davalı tarafından yetkilendirilen ve davalıya ait iş yerinde çalıştığı tespit edilen kişilere ait olup olmadığının belirlenemediği, teslim hususunun ispatı yönünden davacı tarafça yemin deliline dayanıldığı,
yemin metninin dosyaya sunulduğu ve davalı gerçek kişinin yemin etmek üzere duruşmada hazır olduğu ve davacı şirket ile davalı arasında kasa alımı konusunda anlaşma olup olmadığının, alacağın dayanağı olan kasaların kendisine gönderilip gönderilmediğinin, teslim alınıp alınmadığının sorulduğu ve bu konuda yemin ettiği, davacı tarafça davalının yemininin samimi olmadığının iddia edildiği ancak HMK Md. 225. ve devamı hükümlerine göre yemin delilinin davacı tarafça dayanılması halinde davacıyı bağlayan hükümler içerdiği,
davalının yemin beyanı dikkate alındığında davacı tarafından iddia edilen şekilde malların davalıya teslimi hususunun ispatlanamadığının kabulü gerektiği, bu haliyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/960, K. 2018/343, 26 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama