KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2018
- Esas no
- 2017/349 Esas
- Karar no
- 2018/831
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 28/03/2017
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen itirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 28/03/2017 tarihli dilekçe ile, davacı şirket tarafından davalının araçlarınının Kasko ve Trafik Sigortası Poliçelerine ilişkin ödenmiş prim borçlarının rücuen tahsilini teminen İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, takip tarihi olan 08/11/2016 tarihi itibari ile davacı şirketin davalıdan 1.656,38 TL alacaklı olduğunu, davacı şirket tarafından 18/05/2015 tarihinde davalının ... plakalı aracının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile tanzim edildiğini ve araçların sigortalandığını, iş bu sigorta poliçelerinin sürelerinin dolmasına müteakip,
aynı şekilde davacı tarafından davalının aracının sigorta poliçelerinin yenilendiğini,davalı tarafından bedellerin ödenmemesi üzerine, davacı şirket tarafından davalı aracının kasko poliçesinin iptal edildiğini, iptal edilen miktarın düşülerek kasko sigorta poliçesinin davacı tarafından iptale kadar ödenen kısmı ile trafik sigorta pirimlerinin tahsili için 1.656,38 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, açıklanan nedenlerle davalının İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe karşı itirazın iptaline, takibin 1.656,38 TL asıl alacak üzerinden ve iş bu alacağın takip tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı şirket vekili tarafından 18/12/2017 havale tarihli dilekçesinde, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, akitin iki taraflı bir işlem olduğunu, davacı da dava dilekçesinin ... Bendinin ...-...
Paragrafında davaya konu sigorta poliçesinin tek taraflı olarak tanzim edildiğini, daha sonra kendileri tarafından iptal edildiğini beyan ile davalının sözleşme kurulması hususunda her hangi bir icapta bulunmadığını sonrasında da sözleşmeye icazet vermediğini, aksi düşünüldüğü takdirde sigorta şirketlerinin icap olmaksızın araç sahiplerine sigorta poliçeleri keserek alacaklı oldukları iddiasında bulunabileceklerini, mevcut davada davalı şirketin sözleşme kurmak hususunda karşı yana icapta bulunduğunu ispat külfetinin davacı yanda olduğunu, davalı şirketin davacı yandan her hangi bir mal ve ya da hizmet talebinde bulunmadığını,
sigorta sözleşmesi kurulması hususunda bir icapta bulunmadığını ve bu sözleşmenin tarafı olmadığını, açıklanan nedenlerle, haksız ve mesnetsiz, hukuka aykırı davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Davacı şirket tarafından davalı şirkete ait aracın trafik sigortası ile kasko sigorta poliçelerinin düzenlendiği, davalı tarafından poliçe bedellerinin ödenmemesi üzerine kasko sigortası yönünden iptal işleminin gerçekleştiği ancak davacı tarafından davalı için ödenen bedelin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiği, davacı tarafça yapılan işlem ve ödemelerin yasal ve zorunlu ödemeler olduğu kasko yönünden ise yararlı bir masraf olduğu gerekçe gösterilerek bu hükümler çerçevesinde davanın kabulünün istendiği, davalı tarafça bu hususun kabul edilmediği, davalının yapılan işlem nedeni ile zenginleşmediğinin iddia edildiği görülmüştür.
Davacı şirket tarafından davalı şirkete ait ... (daha sonrasında ... plakasını alan) plakalı araç için düzenlenen 18/05/2015-18/05/2016 vadeli ZMSS poliçesi ve daha sonra iptal edilen 18/05/2015 başlangıç tarihli kasko poliçesi ve bu poliçelere istinaden yapılan ödemelere ilişkin belgeler davacı vekili tarafından dosyaya sunulmuş, yapılan incelemede, sigorta poliçelerinin düzenlenmesi öncesinde ve düzenlenmesi aşamasında davalı şirketin icap niteliğinde kabul edilebilecek herhangi bir beyan veya belgenin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafça vekaletsiz iş görme hükümlerine dayalı olarak düzenlenen poliçeler yönünden yatırılması gerektiği iddia edilen pirimlerin yatırılmaması nedeniyle bu bedellerin davalıdan tahsili gerektiği iddia edilmiştir.
Sigorta poliçelerinin geçerli olduğu tarihler içinde davalının bu poliçelerden kaynaklı olarak herhangi bir menfaat temin ettiğini gösterir bir delilin dosya içinde olmadığı görülmüştür.
Buna göre davalı bilgilendirilmeksizin ve davalının bu konuda bir talebi olmaksızın davalı lehine yapılan işlemin davalı tarafından hukuki veya fiili menfaat sağlama yönünden bir işleme konu edildiğini gösterir herhangi bir delil veya olay tespit edilmediğine göre davacı tarafından düzenlenen poliçe nedeniyle pirim yükümlülüğünün doğduğunun kabulü, ticari hayat içinde sözleşmenin kurulması noktasında tarafların iradelerini bertaraf edici sonuçlar doğurması noktasına getirecektir.
Bu husus dikkate alınarak davalının herhangi bir şekilde söz konusu poliçeleri düzenlenmesi aşamasında bilgilendirildiği ve onayının veya icazetinin alındığını gösterir herhangi bir delil dosyaya sunulmadığına göre davalının düzenlenen poliçeler nedeniyle pirim yükümlülüğü altına girdiği hususunun kabulünün mümkün olmadığı görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, her ne kadar davacı tarafça davalıya ait araç için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve kasko poliçesi düzenlenmiş ise de, bu poliçelerin düzenlenmesi için usulüne uygun şekilde davalıdan alınan herhangi bir onay veya talimatın bulunmadığı, bu husus yönünden vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, zira davalının söz konusu poliçeler yönünden menfaat sağlaması sonucuna götürür herhangi bir işlem veya eyleme tabi olmadığı, davalı tarafın söz konusu poliçelerin kullanılmasını gerektirir herhangi bir olay ile muhatap olmadığı, davalının bu konuda temerrüde düşürüldüğünü gösterir herhangi bir delilin de sunulmadığı, bu haliyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/349, K. 2018/831, 19 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama