KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2018
- Esas no
- 2017/499 Esas
- Karar no
- 2018/1064
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 03/05/2017
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 03/05/2017 tarihli dilekçe ile, davacı ...'ın davalı şirketin ... çalışması karşılığı bedeli olarak KDV dahil 7.670 TL iş yaptığını ve 06/05/2015 tarihli fatura düzenlendiğini, fakat bu iş karşılığı 5.670 TL bedelin ödenmediğini, davalı borçlu aleyhine ödenmeyen fatura bedeli nedeni ile İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 5.781,98 TL 'lik takip başlatıldığını, 11/01/2016 tarihinde ödeme emrinin bizzat borçlunun kendisine elden tebliğ edildiğini, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, itiraz dilekçesi ve takibin durdurulduğuna ilişkin kararın kendilerine tabliğ edilmediğini, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerden dolayı, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalı tarafın %20 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından mahkememize verilen cevap dilekçesinde, davacı tarafından davalı aleyhine İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 7 örnek icra takibi başlatıldığını, takibe itirazları sonucunda takibin durdurulduğunu, davacı tarafındna itirazın iptali davası açılmışsa da, borca 15/01/2016 tarihinde itiraz edildiğini, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının dava dilekçesinde ödenmeyen fatura bedelleri nedeni ile icra takibi yapıldığını belirttiğini fakat ödeme borç sebebi ile her hangi bir açıklama yapılmadığını, İzmir ...
İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen tebliğ zarfında elle eklemek sureti ile '' fatura suretleri vardır'' ibaresi düşülmüş ise de, davalıya fatura suretilerinin tebliğ edilmediğini, davalının davacıya her hangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilerek, mahkememiz dosyası içine alınmış, dosyanın incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, 5.781,98-TL toplam alacak üzerinden başlatılan takibe itiraz dilekçesi ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacıya ve davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılması gerektiği görülmekle, davacı tarafından sunulan ticari defter ile davalı tarafından bulunduğu adresin bildirildiği defterler üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişiden davacı tarafça iddia edilen şekilde taraflar arasında kayıt ve defterler üzerinde ticari ilişkinin gösterilip gösterilmediği,
bu ilişki dolayısı ile davacı tarafça düzenlenen faturanın taraf defterlerinde gösterilip gösterilmediği ve bu faturadan kaynaklı olarak davacı tarafın alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarı ve ferileri yönünden inceleme yapılması hususlarında ayrıntılı rapor düzenlenmesinin istendiği, bilirkişinin raporunu düzenleyerek 31/05/2018 tarihinde dosyaya sunduğu görülmüştür.
Raporda yapılan incelemede, davacı tarafından 2015 yılı yasal defterlinin işletme defteri olarak tutulduğu, davalı taraf defterlerinin ise yasal koşullara uygun şekilde tasdikinin yapıldığı, davalı şirkete ait cari hesap kayıtlarında davacıya ait borcun görüldüğü, aynı zamanda davacı ticari defterinde işletme defteri olması nedeni ile dava konusu faturanın maddi hata nedeni ile 76,70-TL olarak işlendiği ancak, davalı tarafından ödenen para var ise makbuzlarının işlenme durumunun görünmediği, bu haliyle takip konusu faturanın davacı defterinde işlendiğinin kabulü gerektiği, icra takibine konu edilen alacağın davalı defterlerinde de gösterildiği hususunun belirtildiği görülmüştür.
Davacı tarafça yapılan çalışma karşılığı alacaklı olduğu iddiası ile düzenlediği fatura bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiği, itirazın iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça davanın kabul edilmediği ve reddinin istendiği, taraflar arasındaki iddia edilen ticari ilişkinin tespiti ile davacı tarafından iddia edilen şekilde alacaklı olup olmadığının belirlenmesi yönünden araştırma yapılması gerektiği görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafından davalıya verilen hizmet karşılığında düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından icra takibinde asıl alacak olarak gösterilen 5.670,00-TL bedelin davalı defterlerinde de davacı yönünden borç olarak gösterildiği, davalının iddia edilen bu bedelin ödendiğine dair herhangi bir beyan ve belgesinin dosya içinde mevcut olmadığı,
davacının işletme hesabı defterinde davalı için düzenlenen fatura bedelinin hata ile düşük gösterilmesi söz konusu ise de, fatura numarasının defterde gösterildiği ve gösterilen fatura ile davalı defterlerinde gösterilen bedelin birbiri ile uyuştuğu, bu hali ile davacı tarafından dayanılan fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça icra takibinde her ne kadar takip tarihine kadar faiz isteminde bulunulmuş ise de, davalının takip tarihine kadar temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir ihbar veya ihtarın dosya içinde mevcut olmadığı,
bu nedenle temerrüdün icra takibi ile oluştuğunun kabulü gerektiği, buna göre davalının kendi defterlerinde gösterilen bedel kadar yani 5.670,00-TL kadar davacıya borçlu olduğunun ve takibe itirazının bu bedel yönünden haksız olduğunun kabulü gerektiği, işlemiş faiz alacağı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, bu haliyle davalının istenen asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu, bu bedelin niteliği itibariyle likit olduğunun kabulü gerektiği ve inkar tazminatı isteminin bu nedenle kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/499, K. 2018/1064, 23 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama