KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2018
- Esas no
- 2018/687
- Karar no
- 2018/1139
- Dava
- 4734 sayılı kanun hükümlerine istinaden hizmet alım sözleşmesi kapsamında 21.12.2016 tarihinde imzalanan sözleşmeye istinaden davacının alacak iddiasına dayalı olarak açtığı alacak
- Dava tarihi
- 06/06/2018
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... Şirketi vekilinin 06.06.2018 harç tarihli dava dilekçesinde; davalı ...
Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü ile 2017 yılı taşıt kiralama hizmet alım işi teknik şartnamesi ile ihaleye çıkan işi üstlenen olarak aldıklarını ve 21.12.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme bedeli KDV hariç 2.780.627,50 TL olup ilaveler ile birlikte işin 2.836.240,05 TL olduğunu, davalının iş süresini 3 ay uzattığını ve sözleşme bedelinin KDV hariç 3.322.348,45 TL ulaştığını, davalı belediyenin fiyat farkı ve KDV de eklendiğinden borcunun 3.998.080,61 TL olduğunu, ancak yapılan ödemelerden sonra müvekkilinin 380.133,35 TL alacağının kaldığını,
davalının bu miktarı ödemediğini ve bazı kesintiler yaptığını belirterek bu alacağın dava tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin 12.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde.
Müvekkilinin belediye olduğunu ve 6102 sayılı TTK m. 4 gereğince doğrudan ticari dava niteliği taşımayan bu davada müvekkilinin tacir olmadığından (TTK m. 16'ya göre) davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ayrıca davacının 21.12.2016 tarihli sözleşme kapsamında sözleşmenin 31.03.2018 tarihinde sona erdiğini, yükleniciye ödenen asgari işçilik maliyetinin çalışanların SGK primlerine yansımadığı ve fazla SGK primi ödendiğinin tespit edilmesiyle 15 ADET hakediş den SGK işveren payı kesintisi yapıldığını,
sonuç olarak SGK primlerini ödemeleri için yüklenici firmaya ödenen asgari işçilik maliye kalemindeki SGK prim ödemeyen veya az ödeyen çalışanlar için kesinti yapılarak yüklenici firmadan kamu zararının tahsil edilerek davanın reddini ve %20 Kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 07.09.2018 tarihli replik dilekçesinde; Davanın ticari iş olduğundan asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, esas yönünden itirazların kabul edilemeyeceğini, davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekilinin 10.10.2018 tarihli beyan dilekçesinde; eski beyanlarını tekrar etmiştir.
Dava; 4734 sayılı kanun hükümlerine istinaden hizmet alım sözleşmesi kapsamında 21.12.2016 tarihinde imzalanan sözleşmeye istinaden davacının alacak iddiasına dayalı olarak açtığı alacak davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
DAVA; 6102 Sayılı TTK 'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılmıştır. Davanın çeşidi hizmet alım sözleşmesine ilişkin olup, niteliği itibariyle TTK m. 4 'de yer alan mutlak ticari davalardan değildir. TTK m. 3 'e göre bu kanunda düzenlenen hususlarda bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerden olmakla birlikte davacı için ticari iş niteliği taşıyan işin davalı Belediye için ticari iş niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. TTK m.4/1 gereğince mutlak ticari nitelik taşıyan davalarda her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede yer alan işlere ilişkin davalar ticari iş ve ticari dava niteliği taşıyacaktır.
Somut olaydaki işin taraflar birisi için ticari iş niteliği bulunmuş olması nedeniyle bu taraf açısından ticari iş sayılsa dahi diğer tarafın ticari işletmesi bulunmadığından diğer taraf açısından ticari iş sayılmayacak ve ticari dava niteliği bulunmayacaktır. Davalı taraf belediye olup, TTK m. 16/2 gereğince devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar.
Bu hükme göre, davalı Belediyenin somut olayda tacir sayılmadığından 6100 Sayılı HMK m. 2 gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, mahkememizce görevsizlik kararı vermek ve (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m.115/2f gereği davanın usulden REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/687, K. 2018/1139, 7 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama