KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2021
- Esas no
- 2020/529 Esas
- Karar no
- 2021/125
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 23/09/2020
Karar Metni
1.545 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından verilen 22/09/2020 tarihli dilekçesi ile, 11/06/2018 tarihinde ...'ın maliki olduğu, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Gürsel Aksel Bulvarı üzerinde, Avni Anıl Sokak istikametine seyir halinde iken No:25/A trafik lambalarından,
İnönü Caddesi kavşağına geldiği sırada aracının sağ arka yan kısımlarına sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İnönü Caddesi üzerinde Üçyol istikametine seyir halinde iken Gürsel Aksel Bulvarı kavşağına geldiği sırada trafik lambalarında aracının ön kısımlarının çarpması ve bu çarpmanın etkisiyle ... plakalı aracın orta refüje sol alt kısımlarını çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı araç maliki davalı ... olduğu, ...
Sigorta A.Ş ise, ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile ZMMS sigortası ve aynı zamanda ... poliçe numarası ile de Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi sigorta şirketi olduğu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasından alınan trafik bilirkişi raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü davalı ...
KYTK'nun 47 ve 52 maddelerini ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu bulunduğu, ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı, Davalı ...'ın asli ve tam kusurlu hareketi neticesi ile sebep olduğu kazada takside yolcu konumunda olan davacının humerus proksimal nondeplase kırığı + göğüs ağrısı meydana geldiği ve kırığın davacının hayat forksiyonlarını 3 derecede etkilediği ve bu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 09/07/2018 tarihli raporu ile sabit olduğu,
davacının kaza tarihi itibari ile emekli olmasına rağmen, geçim zorluğu sebebi ile ek gelir elde etmek amacıyla part time olarak çeşitli ajanslarda çalıştığı ve yaptığı iş karşılığı 2.500,00 TL ek gelir elde ettiği, bu nedenlerle belirsiz alacak davası niteliği ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacının geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, geçici sürekli bakıcı giderleri, kazanç (gelir kaybı zararı ile tedavi ve yol giderleri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili,
davacının yaşadığı ruhsal ve psikolojik ızdırabı bir nebze karşılamak için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacı açısından telafisi imkansız zararlara duçar kalmamak için davalılar adına kayıtlı araçların ve taşınmazların kaydına, yine kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaydına 3. Kişilere devir ve satışının önlenmesi ve cebri icra ile satışa engel olacak şekilde karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir veya teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Dava dilekçesi davalı ...'a tebliğ edilmiş, Davalı vekili tarafından verilen 09/11/2020 tarihli cevap dilekçesi ile, dava konusu trafik kazasında davalının herhangi bir kusurunun olmadığını, trafik kazasında davalının kullandığı araca çarpan ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalının "taksirle yaralamaya sebebiyet vermek" suçundan İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından yargılandığını, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dava dilekçesi davalı ...'a tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen 12/11/2020 tarihli cevap dilekçesi ile, davanın zamanaşımına uğradığını, olay tarihinde meydana gelen kazadan herhangi bir bilgisi, görgüsü veya haberinin olmadığını, dava dilekçesinde davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam asli kusurlu bulunduğu belirtilmiş ise de, söz konusu dava ile ilgisinin olmadığını ve herhangi bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu kusur raporuna bu yönüyle itiraz ettiğini ve yeniden rapor alınmasını talep ettiğini, gönderilen belgelerde davacı tarafın bacağından yaralanmış olduğunu gösterir fotoğrafların mevcut olduğunu,
ancak davacıya ait hastane raporunu incelediğinden davacının yalnızca köprücük kemiğinde zedelenme olduğunu, kırığın bulunmadığını, davacının bacağındaki yaralanmanın mevcut kazadan kaynaklandığını gösterir dosyada herhangi bir sağlık raporunun olmadığını, bu nedenle davacının sunmuş olduğu görüntüleri ve delilleri kabul etmediğini, bu hususta gerekli sağlık raporlarının alınmasını talep ettiğini, davalıya ait araç üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmiş olsada, ihtiyati haciz kararının verilmesini gerektirir hiçbir makul neden bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dava dilekçesi davalı ...
Sigorta Şirketine tebliğ edilmiş, davalı sigorta şirketi vekili tarafından verilen yanıt dilekçesi ile, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarının gerektiğini, davacı tarafın herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde tazmin ettikleri takdirde sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini,
davanın 2 yıllık dava açma süresinin geçmiş olması nedeniyle zamanaşımına uğradığını ve reddini gerektiğini, savcılık soruşturma aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddini gerektiğini, davada alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinden reddi gerektiğini, davaya ilişkin davacı talepleri sulh ile sonuçlandırılmış ise sulh ve feragat nedeniyle davanın reddini gerektiğini, davacının yan delillerinin tebliğ edilmediğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas dairesine,
maluliyet oranının tespiti için ise dosyasının İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin de hem 6111 Sayılı Kanun gereği, hemde Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden teminat dışında kaldığını, dosyadaki hesap raporunun aktüer bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinden, kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini,
gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, davalı şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, dava tarihine kadar herhangi bir ihbarın bulunmadığını, bakıcı gideri talep edilmesi durumunda tedavisi tamamen tamamlanan ve kalıcı şekilde malul kalan davacının bakıma muhtaç olup olmadığı hususunun maluliyet raporu dışında alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek,
zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. Madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, ZMMS genel şartlarında sigortacının sorumlu olmadığı hususların tek tek sayıldığını, huzurdaki davada bu bendin de sayılan durumlardan birinin varlığının tespit edilmei halinde davanın reddinin gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini ve davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının dava dilekçesine ekli olduğu görülmüş davacının muayene ve tedavisine ilişkin kayıtlar ile davacının kaza nedeniyle SGK nezdinde herhangi bir bedel tahsil edip etmediğini gösterir kayıtlar ilgili birimlerden istenilmiş ve dosya içerisine alındığı görülmüştür.
Davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin ZMMS poliçesi ile koltuk ferdi kaza poliçesinin ve ZMMS ye bağlı hasar dosyasının davalı sigorta şirketinden celp edilerek dosya içerisine konduğu görülmüştür. Yargılama devam ederken davacı vekili tarafından verilen 17/12/2020 tarihli dilekçe ile davadan feragat beyanında bulunulduğu görülmüştür. 08/01/2021 tarihli dilekçe ile sevhen bu şekilde beyanda bulunulduğu beyan edilmiş, esas iradenin davacı ile davalılar arasında sulh olunduğundan HMK 315/1 md gereği davanın konusuz kaldığı beyanında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından verilen 18/12/2020 tarihli dilekçe ile sulh anlaşması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin istendiği vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi yönünde istemde bulunulduğu anlaşılmıştır.
18/02/2021 tarihli celse de davacı vekili tarafından, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davalı sigorta şirketi ile tüm davalıları kapsar şekilde sulh olunduğu ve sulh ve ibraya ilişkin belgenin dosyaya sunulduğu ve buna göre davanın konusuz kaldığı yönünde beyanda bulunulduğu beyanın imzası ile onaylandığı görülmüştür.
Duruşmada hazır bulunan davalı ... vekili davalı sigorta şirketi ile davacı arasında yapılan sulh ile ibra sonucu davanın konusuz kaldığına ilişkin beyana bir diyeceklerinin olmadığı, davalı yönünden vekalet ücreti isteminin bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu ve beyanını imzası ile onayladığı görülmüştür.
Dosyada yapılan inceleme ve taraf vekillerinin beyanlarına göre davacı tarafça mahkememiz nezdinde açılan dava ile 11/06/2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğu, yargılama devam ederken davacı ile davalı sigorta şirketi arasında maddi ve manevi tazminat istemlerini kapsar şekilde 09/12/2020 tarihli ibraname ve sulh anlaşmasının imzalandığı, davacı vekili tarafından her ne kadar davadan feragat beyanını içerir dilekçe verilmiş ise de sonrasında bu beyanın sehven olduğu belirtilerek davanın konusuz kaldığının beyan edildiği ve kararın bu yönde verilmesinin istendiği,
yapılan incelemeye göre davacı ile davalı şirket arasında davacı tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin hususların karşılıklı olarak tartışıldığı ve istemlerin tamamını yanıtlar şekilde anlaşmaya varıldığı, davacı tarafından davalı sigorta şirketinin üstlendiği bedelin tahsil edildiği,
bu haliyle davacı vekilinin davanın konusuz kaldığına ilişkin beyanı doğrultusunda karar verilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi ve davalı ... vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti isteminde bulunmadıkları davalı ... vekilinin herhangi bir beyanda bulunmadığı görülmekle birlikte davalı sigorta şirketinin tüm davalıları da kapsar şekilde, davacı ile aralarında ibraname ve sulh anlaşmasını imzalaması dikkate alındığında bu hususun davalı ...'ı da bağlayacağı, bu haliyle davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
18/02/2021 Yazman... e-imzalı Yargıç... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/529, K. 2021/125, 18 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama