KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2020
- Esas no
- 2018/162 Esas
- Karar no
- 2020/458
- Dava
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/12/2018
Karar Metni
1.546 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın ... şubesinde bulunan ... ıban nolu hesap sahibi olduğunu, davalı banka "... İnternet Bankacılığı"adı altında internet bankacılığı hizmetini müşterilerine sunduğunu, 13.08.2018 tarihinde müvekkili şirketin bilgi ve talimatı dışında internet aracılığıyla 3.kişiler tarafından ...
Bankasıne ... adına 100.007,50 EFT, ... bank ... adına 65.007,05 TL EFT ve yine ... adına 10.000 TL havale işlemi yapıldığını, bu havalelerin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında yapıldığını ve müvekkili şirketin zararının karşılanmadığını, zararın tanzimi için İzmir ....
İcra Noterliğinin 29.08.2018 tarih ve ... işlem numaralı ihtarnamesi gönderdiklerini, ancak sonuçsuz kaldığını, şirket yetkilisinin dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, ... bank ... adına havale edilen 65.000,00 TL bedelin ve ... adına yapılan 10.000,00 TL den 3.000,00 TL sinin çekildiği kalan 7.000,00 TL nin müvekkiline iade edildiğini, ancak ...
Bankasına ... adına yapılan 100.007,50 TL EFT.nin ödenmediğini, ayrıca ... adına yapılan 10.000,00 TL havale işleminden kalan 3.000,00 TL ve 7,5 TL işlem masrafı olan toplam 103.015,00 TL.nin müvekkiline ödenmediğini, banka tarafından kurulan sistemi ile ilgili güvenlik zaafiyeti sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, bankanın basiretli tacir gibi davranmadığını, gerekli tedbiri almadığını ve özeni göstermediğini ve ağır kusuru ile verdiği zarardan tamamen sorumlu olduğunu, 103.015,00 TL.nin 13.08.2018 tarihinde işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,dava konusu işlemler internet bankacılığı aracılığıyla, işlem bazında tek kullanımlık şifrelerin davacı yanın müvekkil banka nezdinde kayıtlı telefon numarasına gönderilmesi suretiyle gerçekleştirildiğini, bu durum açıkça mezkur olay bakımından davacının bilgisinin bulunduğunu ve müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini gösterdiğini, müvekkili bankanın bu durumu engelleyebilmesi olanaklı olmadığını, bu nedenle müvekkili bankanın davaya konu işlemlerde herhangi bir kusur ve sorumluluğu olmadığını, davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın başvurusu üzerine yapılan incelemesinde;
davacı şirketin itirazına konu işlemlerin kendisine ait internet bankacılığı kullanıcı kodu, statik şifre ve müvekkil banka kayıtlarında.
SMS gönderilmek üzere bildirdiği (... no.lu) cep telefonuna işlem bazında gönderilen tek kullanımlık şifreler ile gerçekleştirildiğini, davacı hesabından internet bankacılığı aracılığıyla 13.08.2018 tarihinde işlemlerin yapıldığı tespit edildiğini, Davacı şirketin hesabından, ... numaralı ... hesabına 10.000,00 TL havale gönderilmiş ve aşağıda detayları yer alan 3.000,00 TL'lik nakit çekim işlemi ATM'den yapılmış, nakit çekim işlemi sonucu hesapta kalan tutar davacı şirketin ... no.lu hesabına iade edildiğini davacı şirketin ... numaralı hesabından ...’nin ...
Bankası AŞ nezdindeki ... IBAN numaralı hesabına 100.000,00 TL EFT gönderildiğini, yine davacı şirketin ... numaralı hesabından ...’in ... bank A.Ş. nezdindeki ...
IBAN numaralı hesabına 65.000,00 TL EFT gönderildiğini ve dava dilekçesinde bu tutarın iade alındığı belirtildiğini, davacı yanın internet bankacılığı şifresi sadece kendisi tarafından belirlenmekte olup şifrenin Müvekkili Bankada kayıtlı olmadığını, müvekkil Bankanın şifreye erişmesi ve bilebilmesi olanaklı olmadığını, müvekkili Bankadan müşterilere gönderilen SMS'lerde her daim şifrenin kimseyle paylaşılmaması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, dava konusu işlemlerin davacının bilgisi dışında gerçekleştiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını,
davaya konu işlemlerin davacının banka sisteminde kayıtlı cep telefonu numarasına SMS ile gönderilen tek kullanımlık şifreler kullanılmak suretiyle gerçekleşmiş olması ve şifrelere ait gizliliğin de taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müşteriye olması nedeni ile müvekkil bankaya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, bizzat davacının kullanıcı kodu, şifresi ve ayrıca davacıya ait cep telefonuna SMS mesajı ile işlem bazında gönderilen şifrelerin kullanılmasıyla dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği,
müvekkili bankanın doğrudan davacı cep telefonu ile yapılan bu işlemlere erişmesi ve engellemesinin mümkün olmadığını, dava konusu işlemlerle ilgili davacının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğunu soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, internet bankacılığı yolu ile davacının davalı banka nezdindeki hesabından rızası dışında dava dışı üçüncü kişilerin hesabına yapılan EFT işlemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı ... Bankasından internet bankacılığı sözleşmesi ve LOG kayıtları celp edilmiştir.
Dosya banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere bankacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/11/2019 kalem havale tarihli raporda özetle; davacı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Davalı bankanın ...
Şubesi ... nolu müşterisi olup, iş bu hesabı internet bankacılığı işlemlerine açtığını, internet bankacılığı işlemleri için davacının ... nolu telefona sisteme kaydedilmiş ve yapılacak internet bankacılığı işlemleri için cep telefonuna gelecek tek kullanımlık şifreler ile gerçekleştirileceği banka belgelerinde belirttiğini, 13.08.2018 tarihinde davacı tarafından yapılan internet bankacılığı işlemleri ile ilgili log SMS kayıtları incelemesinde, davalı bankanın davacının sistemde kayıtlı cep telefonuna gönderdiği her işleme ait şifre ve kod bildiriminde "şifresinin banka personeli dahil kimseyle paylaşılmaması" uyarısında bulunduğunu,
13.08.2018 tarihinde davacının davalı banka nezdindeki hesabında internet bankacılığı aracılığı ile Manisa ... Bankasına ... hesabına 100.000 TL. ... bank ... hesabına 65.000 TL EFT havalesi ve yine ...'in ... Bankasındaki hesabına 10.000 TL havale işlemi yapıldığını, davacının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı suç duyurusunda verdiği ifadesinde "bu işlemlerin başlangıcında 13.08.2018 günü saat 16:32'de ... nolu telefondan benim telefonumu arayarak ...
Bankası Dijital Hİzmetlerden aradığını ve banka personeli olduğunu söyleyen bir kişi dijital bankacılıkla ilgili şirket hesabınızdan kart göndereceğim kurye için doğrulama kodu gönderiyorum diye söylemişti, akabinde telefonuma gelen şifreyi önce yanlış girdim, daha sonra ilgili kişi ben tekrar aradı, yanlış girdiğimi söyledi, ben banka görevlisi olduğu düşüncesiyle bu işlemleri yaptım" şeklinde beyanda bulunduğunu, dava konusu işlemlerin davacının banka sisteminde kayıtlı ve cep telefonuna gelen mesajla şifresini bildirmesi üzerine 175.000,00 TL işlemin gerçekleştiğinin,
yapılan 175.000,00 TL ve EFT havalelerine ait 15 TL masrafla birlikte davacı hesabından 175.015 TL çekilme işlemi sonrasında yapılan girişimler sonucunda ...bank A.Ş. ... hesabına gönderilen 65.000 TL ... hesabında kalan 7.000 TL.nin davacı hesabına aktarılması ile zararın 175.015-72.000=103.015 TL.ye düştüğünü belirtmiştir.
Dosya banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere bilgisayar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/02/2020 kalem havale tarihli raporda özetle; davalı bankanın kötü niyetli kişilerin banka sistemine izinsiz girişini önlemek adına aldığı önlemler ile kusursuz olduğu, davalı firmanın güvenlik önlemlerini dikkate almamasına bağlı olarak kötü niyetli kişilerin internet ve mobil bankacılık uygulamaları aracılığıyla banka hesabına erişim sağladığı tespit edildiğinden davacı firmanın tam kusurlu (%100) kanaatine varıldığı belirtmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve bankacı bilirkişi ile bilgisayar mühendisi bilirkişinin düzenlemiş olduğu hüküm kurmaya elverişli kabul edilen raporları birlikte değerlendirilerek tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankanın ... hesap nolu müşterisi olduğu ve yapılan internet bankacılığı sözleşmesi ile davacının cep telefonunun banka sistemine kaydının yapıldığı, yapılacak internet bankacılığı işlemleri için cep telefonuna gelecek tek kullanımlık şifre ile işlemlerin gerçekleştirileceği belirlenmek suretiyle hesabını internet bankacılığına açtığı;
davacıya ait banka hesabına bilinmeyen kişilerce erişilerek davacının izni ve rızası dışında EFT işlemi ile 13/08/2018 tarihinde aralıklarla üç ayrı kişinin hesabına 100.000,00 TL, 65.000,00TL ve 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 175.000,00 TL para aktarımının gerçekleştirildiği, davacı tarafından yapılan başvurular neticesinde henüz aktarılan hesaptan çekilmemiş olan 65.000,00 TL ile ayrı bir hesaba aktarılan 10.000,00 TL' den henüz çekilmeyen 7.000,00 TL'nin aktarılan hesaptan geri çekilmek suretiyle toplamda 72.000,00 TL nin davacının hesabına iade edildiği,
ancak iade edilmeyen toplamda 103.000,00 TL ve davacının hesabına yansıyan 15.00 TL işlem masrafı olmak üzere gerçekleştirilen işlemler nedeniyle davacının toplamda 103.015,00 TL zarara uğradığı; davacı tarafından yapılan internet bankacılığı işlemleri ile ilgili log sms kayıtları incelendiğinde davalı bankanın davacının sistemde kayıtlı cep telefonuna gönderdiği her işleme ait şifre ve kod bildiriminde " şifresinin banka personeli dahil kimseyle paylaşmaması" uyarısında bulunulduğu,
buna rağmen davacı şirket temsilcisinin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde de belirttiği üzere kendisini arayan şahıs ile yapmış olduğu konuşma ve sonrasında şüpheli şahsın yönlendirmesi ile yaptığını beyan ettiği işlemlerin basiretli bir tacirde şüphe uyandırması gerektiği halde işlemlere devam etmesi,
bunun yanında davalı banka tarafından uyarı ve bilgilendirme sms i gönderilmesine rağmen, davacının saklamakla yükümlü olduğu bilgileri kullanarak ve banka tarafından gönderilen tek kullanımlık şifreyi bizzat girmek suretiyle söz konusu zarara yol açan EFT işlemlerinin gerçekleşmesine sebebiyet verdiği, davacı ile davalı banka arasındaki sözleşmenin davacı müşteriye 3. kişilerin hesapla ilgili bilgileri, şifre vs. bilgileri edinmemeleri hususunda özen borcunu yüklediği,
davalı şirket temsilcisinin uyarı ve güvenlik önlemlerini dikkate almamasına bağlı olarak erişimi istenmeyen kişilerin internet/mobil bankacılık uygulamaları aracılığıyla banka hesabına erişim sağladığı tespit edildiğinden, davacıya ait bilgilerin davacı kanalıyla ele geçirildiği ispatlandığından davacının sözleşmeden doğan özen borcunu yerine getirmediği anlaşıldığından, kişisel bilgilerinin başkalarınca öğrenilmesinde ve ortaya çıkan zararlı sonuçta kusurlu olduğunun kabulü gerektiği; davacının kişisel bilgilerinin davalı bankanın güvenlik sisteminden kaynaklı eksiklik nedeniyle ele geçirilmiş olduğunun ispatlanamadığı,
davalı bankanın banka sistemine ve müşterilerinin hesabına izinsiz olarak erişim sağlanmasını önlemek adına kullandığı güvenlik sitemleri ve aldığı yeterli bulunan önlemler ile kusursuz olduğu anlaşıldığından ortaya çıkan zarardan sorumlu tutulamayacağı; davacının kişisel bilgilerinin suç teşkil eden bir eylemle elde edilmiş olması sonuca etkili olmayıp, tacir olan davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak kişisel bilgilerini saklamakta yeterli özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğu anlaşıldığından ortaya çıkan zarara katlanması gerektiği kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/162, K. 2020/458, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama