KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2019
- Esas no
- 2018/300 Esas
- Karar no
- 2019/404
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 26/12/2018
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu,cari hesap oluşturulduğunu,davalıya çeşitli tarihlerde yazılım hizmeti verildiğini ve faturalandırıldığını,davalının bir kısım ödemede bulunduğunu ,bakiye 3.988,88TL borcu kaldığını ,bu nedenle oluşan bakiye borcun davalı tarafın ödememesi nedeniyle davalı hakkında İzmir ....
İcra Md.nün ... sayılı dosyası ile 3.988,88TL TL asıl alacak ve 1.111,90TLişlemiş faiz olmak üzere toplam 5.100,78TL takip yapıldığını,davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ,tüm defter kayıt ve belgelerin incelenmesi ile bu durumun ortaya çıkacağını belirttiği ve İzmir ....
İcra Md.nün ... sayılı takip dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap vermemiş ve davayı inkar etmiş sayılmıştır.
İzmir .... İcra Md.nün ... sayılı takip dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine 3.988,88TL asıl alacak için icra takibi yapıldığı,ödeme emrinin 18.09.2018 tarihinde borçluya tebliği ile süresi içinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Yanlar arasında uyuşmazlığın,aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davalının davacıya borcu olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı ve davacının icra -inkar tazminatı talep edip edemeyeceğinin tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememize açılan itirazın iptali davasında davalının gerçek kişi olduğu görülmekle görev hususunun belirlenmesi amacıyla davalının tacir olup olmadığı yönünden araştırma yapılmış, İzmir Vergi Dairesi Müdürlüğü, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ve İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Birliğinden gelen yazı cevaplarından davalının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ancak her iki tarafın tacir olması durumunda nispi ticari dava olarak nitelendirilebileceği, ancak İzmir Vergi Dairesi Müdürlüğü, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ve İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Birliğinden gelen yazı cevaplarından davalının tacir sıfatının bulunmadığı, gözetildiğinde eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/300, K. 2019/404, 1 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama