KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2021
- Esas no
- 2019/1062 Esas
- Karar no
- 2021/94
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/07/2019
- Karar tarihi
- 17/02/2021
Karar Metni
2.194 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile İzmir istikametinden Uşak istikametine seyir halinde iken KM:53+550’e geldiğinde takip mesafesini koruyarak takip ettiği önündeki bir kamyonun çarparak üzerinden geçmiş olduğunu son anda fark ettiğini, nereden geldiği belli olmayan yolun sağ şeridinin ortasında duran büyükbaş hayvan olduğunu sonradan gördüğü nesneye çarpmamak için sol şeride geçme manevrası yaptığını, yine de sağ ön tamponunun köşesiyle nesneye temas ettiğini, bunu fark ettiği an müvekkilinin sol şeridin en soluna yanaşarak durduğunu,
dörtlüleri yakarak kaza yerinde var olan engelin (büyükbaş hayvan kadavrası) ortadan kaldırılmasını sağlamak ve yol güvenliğinin sağlanması için gerekenlerin yapılması için kolluk kuvvetlerini arayıp bilgilendirmek için arama yapmak üzere aracından indiğini, birkaç saniye gibi çok kısa bir süre sonra aynı yönde ilerleyen fakat müvekkilince plakası alınamamış olan bir TIR aynı hayvan ölüsünün üzerinden hızla geçmiş ve yoluna devam ettiğini, bu tırı sollamak için manevra yaparak sol şeride doğru çıkmış halde, arkasından aracıyla aşırı hızla gelen davalı,
önünde seyreden tırın üzerinden geçtiği nesneyi son anda farkederek çarpmamak için manevra yapmaya çalışmış ancak başarılı olamadığını, manevra yapmaya çalıştığı anda aracının ön tarafından yoldaki hayvan ölüsüne çarpması ve hızı dolayısıyla aracının hakimiyetini kaybettiğini, müvekkilinin kendisinin ve ailesinin bulunduğu aracın olduğu yöne doğru hızla, adeta uçarak tekerlekleri havalanıp gelerek çarptığını, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil aracının hakimiyetini kaybettiği sırada müvekkilinin aracı, yolun sol şeridinin en solunda asfalt zeminden dış kısımda durmuş ve dörtlü flaşörleri yandığını,
olay sırasında dörtlülerini yakarak kaza yerinde var olan engelin (büyükbaş hayvan kadavrası) ortadan kaldırılmasını sağlamak ve yol güvenliğinin sağlanması için gerekenlerin yapılması için kolluk kuvvetlerini arayıp bilgilendirmek için arama yapmak üzere aracından indiği,
davalı sürücü ...'nun özellikle takip mesafesi ve hız kuralları ile birlikte öngörülü araç kullanma kuralını hiçe sayarak müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarparak kazaya neden olduğunu, bu araç çok hızlı gelerek solda durmakta olan aracın sağından sollama manevrası dahilinde hızlanarak aracın sağından geçmeye çalışırken yolda duran nesneye çarparak ağır kusurlu bir şekilde aracın hakimiyetini kaybettiğini, bu esnada da kontrolünü kaybeden araç yol yüzeyiyle temasını kaybederek havalanmış park halindeki müvekkiline ait araca arkadan çarparak durabildiğini,
müvekkilinin önünde giden kamyonun üzerinden geçmiş olduğu bu nesnenin büyükbaş hayvan olduğunu diğer araç arabasına çarptıktan sonra olay yerinde görmüş ve güvenlik kuvvetlerine haber verdiğini, olay yerinde trafik ekiplerince yapılan kontrolde müvekkilinin alkolsüz çıktığını, hasara sebebiyet veren, ... plakalı araç sürücüsü ....
Karayolları Trafik Kanununun 84. maddesinin,"d) bendinde belirtilen "arkadan çarpma" kuralını f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama ve Karayolları Trafik Kanununun 52. maddesinin,b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, c) Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak kurallarını" ihlal ettiğini,
ayrıca 18.07.1997 Resmî Gazete Sayısı: 23053 mükerrer Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin kaza yerinin düzenlenmesi ve güvence altına alınmasına yönelik kurallarının 12. maddesine göre, müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, zira kazada asli kusurlu olan davalı ...'nun, trafik güvenliğini hiçe sayan sorumsuz sürüş tarzı neticesinde kaza meydana geldiğini, müvekkilinin kusur yüklenemeyeceğine dair İlgili yönetmelik maddesi şöyle demektedir:'' 12) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak parkedilmiş araçlara çarpma" yukarıda sayılan hal ve hareketlerde bulunan sürücüler asli (esas) kusurlu sayılırlar.
Ancak, sürücülerin veya yayaların kural dışı hareketleri veya taşıtların teknik arızaları bir başka sürücüyü tehlikeye düşürmüş ve bu sürücü, oluşması muhtemel bir kazayı önlemek, can ve mal güvenliğini korumak amacı ile Karayolları Trafik Kanununun öngördüğü temel kurallardan birini ihlal etmeye mecbur kalmış ve bütün tedbirlere rağmen bir kazaya neden olmuşsa, asli kusurlu sayılamaz.', meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin aracında hasar ve dolayısıyla değer kaybı meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkiline ait araç hurdaya çıkarıldığını,
hurdaya çıkarılan araçlarda aracın uğramış olduğu değer kaybı aracın değeri olduğunu, bu kazada kusurlu bulunan karşı taraftan, uğramış olduğu bu maddi zararın tamamının aracın trafiğe kayıtlı olduğu Almanya ülkesindeki değeri de göz önünde bulundurularak hurdasının satış bedelinden az olmamak üzere haksız fiil tarihindeki Euro döviz satış kuru üzeriden faizleri ve ferileri ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini,
nitekim aracın yabancı plakalı olması sebebiyle Yargıtay kararlarına esas olan ''yabancı plakalı araçlarda onarım aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılmış ise zararı o ülkedeki (kayıtlı olduğu) katlanılan veya katlanılacak olan giderlere göre belirlenmelidir.
Keza değer kaybı da kayıtlı olduğu ülkedeki sürüm değerine göre tespit edilmelidir'' kuralına göre belirlenmesi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı araç için sigorta şirketince hazırlanmış olan ... nolu Poliçe kaza tarihinde de geçerliliğini koruduğunu, ayrıca meydana gelen kaza neticesinde müvekkiline ait ... plakalı aracın yedek parçasının bulunmamasından dolayı araç gümrüğe çekilmiş ve bu sebeple müvekkili ceza ödemek durumunda kaldığını, müvekkiline ait ... plakalı aracın İzmir Gümrük Müdürlüğü tasfiye deposunda satışa çıkarıldığını ve 78.000,00TL civarında bir bedele satıldığını,
satış bedelinden müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, davalılar ...Sigorta A.Ş. ile ..., aracın ziyaından doğan en az bu bedeli faizleri ile beraber olmak üzere ve diğer masrafları da yargılama giderlerini de ikame araç bedelini de müvekkiline ödemekle mükellef olduklarını, müvekkilinin uğradığı zarar şu ana kadar ne kendi sigortasından ne de karşı tarafça karşılanmadığını, müvekkili, aracın onarım gördüğü süre boyunca aracını kullanamadığını, araç tamirde kaldığı süre boyunca çalıştırılamadığını, dolayısıyla müvekkilinin araçsız kaldığı gün için ikame araç/kazanç bedelinin bilirkişi vasıtasıyla hesaplanmasını talep ettiklerini,
...Sigorta A.Ş.'ye fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutulmak kaydıyla araçta oluşan hasarın, değer kaybının, ikame araç/kazanç kaybının ve diğer tüm masrafların ve giderlerin hesaplanarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesi amacı ile yapılan başvuruya sigorta şirketince herhangi bir cevap verilmediğini, arabuluculuk faaliyeti sonucunda davacı ve davalılar arasında anlaşmaya varılamamış olduğunu, yapılacak inceleme sonucu fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasarın, değer kaybının, aracın kullanılamamasından doğan ikame araç/kazanç kaybının, aracın yedek parçasının bulunmamasından dolayı müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı gümrük cezasının, aracın tamir edilemeyerek hurdaya çıkartılması neticesinde gümrük tasfiye deposunun hurda olarak sattığı aracın satışından elde ettiği gelirden az olmamak üzere araç bedelinin, yaşadığı yere dönüş seyahat giderlerinin bilirkişi ve mahkemece belirlenen miktarına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;
şimdilik 100,00TL hasar bedeli, 100,00TL araç bedeli, 100,00TL ikame araç/kazanç kaybı, 1.291,41TL gümrük cezası olmak üzere toplam 1.591,41TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte uğramış oldukları bu maddi zararın tamamının aracın trafiğe kayıtlı olduğu Almanya ülkesindeki değeri de göz önünde bulundurularak hurdasının satış bedelinden az olmamak üzere haksız fiil tarihindeki Euro döviz satış kuru üzeriden faizleri ve ferileri ile birlikte müvekkiline ödenmesini,
davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi ile, değer kaybı talebi yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, “dava şartı yokluğu” nedeni ile değer kaybı yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, dosyada davaya konu alacak ve başvurucu şirket adına arabuluculuk yoluna gidildiği,
fakat değer kaybı taleplerinin içersinde yer almadığını, hasar bedeli ve tazminat talep edildiğini, bu nedenle değer kaybı yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddedilmesini talep ettiklerini, ayrıca değer kaybı dava dilekçesinde dava alacak kalemleri içersin de bulunmamadığını, davacı 100,00 TL hasar bedeli,100,00 TL araç bedeli,100,00 TL ikame araç/ kazanç kaybı ve 1291,41 TL gümrük cezası talep ettiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu,
davacının tazminatı talebi bakımından kabul anlamına gelmemek şartı ile müvekkili sigorta şirketinin iş bu sorumluluğu kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, davaya konu trafik kazasında sigortalının bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yasal faiz istenebilir ve başlangıcı ise dava veya ıslah tarihi olabileceğini, Euro veya başka döviz satış kuru üzerinden talep edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata hükmedilmesi halinde yasal faiz uygulanması ve faiz başlangıcının dava ve ıslah tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, araç bedeli, ikame araç /kazanç kaybı,
gümrük cezası yasagereği zorunlu trafik sigortasından talep edilemeyeceğini, öncelikle değer kaybı talebi yönünden dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'nun usulüne uygun tebligata rağmen yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
Bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu 16.03.2020 tarihli raporda özetle, plakası ve sürücüsü bilinmeyen kamyon sürücüsünün 100/100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, plakası ve sürücüsü bilinmeyen kamyon sürücüsünün davranışının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 65.maddesinde araçların yüklenmesi baylığı altında düzenlenen "araçların yüklenmesinde, yönetmeliklerle belirlenen ölçü ve esaslara aykırı olarak; d)karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda yükleme yapılması,
h)yükün karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi yasaktır" şeklindeki kuralın ihlali niteliğinde olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde etken bir davranışı bulunmayan ve zararlı sonucu öngörmesi ve önlemek adına tedbir alması mümkün olmayan sürücünün kusursuz olduğu,
... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde etken bir davranışı bulunmayan ve zararlı sonucu öngörmesi ve önlemek adına tedbir alması mümkün olmayan sürücünün, kusursuz olduğu kanaatine varıldığını, ikame araç bedeli ile ilgili olarak dosya içeriğinde 4 günlük kiralama bedeli karşılığı toplam 600,00 TL bedeli fatura olduğu, buna göre günlük 150 TL kiralama bedelinini makul olduğu,
aracın hasar tespiti, parça tedarik ve araştırma süreci, gümrüğe terk süreci, Almanya'ya gidip yeni bir araç alma süreci göz önüne alındığında aracın makul onarım/yenisinin edinim süresinin 30 gün olacağı, buna göre bu süre zarfında oluşan ikame araç bedelinin (30 günx150 TL) 4.500,00 TL olacağı, gümrük cezası ile ilgili konu ve cezanın değerlendirilmesi uzmanlık alanı dışında olduğundan takdir ve değerlendirmeyi mahkememize ait olacağını, mevzuat gereği gümrüğe terk edilen araçlar için terk edene bir ücret ödenmediği, aracın 50.300,55 TL satış gelirinin (varsa borç, vergi ve masraf v.s. düşüldükten sonra) idareye irat kaydedildiği,
davacınını hiçbir hak istemediğini beyan eden dilekçe ile aracını terk etmiş olduğu, aracın hasar miktarına ilişkin dosyada net bir tespit olmadığı, aracın kaza sonrası net hasarının tespit edilmediği, aracın gümrüğe TL onarım masrafı telim edildiğinin dosya içeriğinde bilinmediği, Türkiye şartlarına göre aracın gerçek (onarım) zararının (aracın bedelsiz gümrüğe terki ve sovtaj bedelinden davacının yararlanmaması nedeniyle) araç rayiç bedeli 6.000,00 Euro olduğu, araç gümrüğe terk edildiğinden değer kaybının olmayacağı, davacının Almanya'ya seyahat bedelleri ile ilgili dosyada belgenin bulunmadığı,
temerrüt tarihi ve faizi ile ilgili hususlar uzmanlık alanı dışında kaldığından takdirin mahkemeye ait olduğunu, davacının aracına çarpan davalı ... plakalı aracın sürücüsünün "kazada kusuru bulunmadığı" tespiti nedeniyle bu koşullarda, davalı aracın maliki ... ve ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı ...Sigorta A.Ş.nin davacıya tazminat borcunun almayacağı bildirilmiştir.
Davacı vekili, bilirkişi heyet raporunun düzenlenmesinden sonra 19.10.2020 tarihli duruşmada değer arttırımı hususunda beyanda bulunmak üzere süre talep etmiş verilen süre içerisinde dosyaya herhangi bir beyanda bulunmamış, bilirkişi heyet raporunun içeriğine göre de değer arttırım dilekçesi de sunmamış olduğundan, davaya esas değer bakımından dava dilekçesinde talep ettiği toplam 1.591,41 TL esas alınmıştır.
Dava, ZMMS poliçesinden kaynaklı 03.08.2018 tarihli kaza nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasar bedeli, gümrük tasfiye deposunda hurda olarak satılan aracın satış bedelinden az olmamak üzere araç bedeli, ikame araç/kazanç kaybı bedeli ve ödenen gümrük cezasının ödenmesi istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememizce toplanan deliller ve hükme esas alınacak nitelikte kabul edilen Bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu 16.03.2020 tarihli raporu dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, dosya kapsamına göre 03.08.2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonrasında yetkili polis memurlarınca düzenlenen ve davanın taraflarınca itiraz edilmeyen kaza tespit tutanağında " kazanın oluşumunda her iki sürücünün de bir kural ihlali bulunmadığının" belirtilmiş olması,
yine mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan kaza tespit tutanağının içeriği ile çelişmeyen raporda, davacının aracına çarpan davalı ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde etken bir davranışı bulunmayan ve zararlı sonucu öngörmesi ve önlemek adına tedbir alması mümkün olmayan sürücünün, kusursuz olduğu ve bu nedenle "kazada kusuru bulunmadığı" yönündeki tespitler nedeniyle,
dava konusu kazanın meydana gelmesinde kaza sırasında araç maliki ve sürücüsü olan davalı ...'nun kusurunun bulunmadığı bu nedenle kazadan ve kazaya bağlı olarak oluşan zararlardan sorumlu tutulamayacağı dolayısıyla adı geçen davalıdan tazminat talep edilemeyeceği gibi, davacı tarafından sürücüsünün kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigortacısı olan davalı ...Sigorta A.Ş.'nin de sigortalı aracın sigortacısı olarak sigortalı araç maliki olan sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle kaza kaynaklı zararlardan sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından;
davacının davalılardan kendisine herhangi bir tazminat ve ödeme yapılmasını talep edemeyeceği kanaatine varan Mahkememizce davanın davalılar ... ve ...Sigorta A.Ş. yönünden ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1062, K. 2021/94, 18 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama