İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/931 K.2020/372

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2019/931Karar2020/372Tarih13 Temmuz 2020Okuma11 dk · 2.152 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
13 Temmuz 2020
Esas no
2019/931
Karar no
2020/372
Dava
Menfi Tespit, İstirdat
Dava tarihi
27/05/2019
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.152 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ile ...'nun ...

İnşaat adını verdikleri adi bir şirkette % 50'şer ortak olduklarını, bu adi şirketin müteahhitlik işi ile iştigal ettiğini, davalılardan ...'ın diğer davalı ...’ın eşi olup, her iki davalının inşaat malzemeleri satıcılığı/tedarikçiliği yaptığını, davalı Hakan ile dava dışı ...'in 12.03.2015 tarihinde gayrı resmi olarak, mermer/granit satışı ile iştigal etmeyi hedefleyen bir şirket kurmak üzere anlaşmaya vararak “...

İnşaat Turizm Taşımacılık Pazarlama İthalat ve ihracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” isimli yarı yarıya hissedar oldukları bir şirket kurduklarını, ... ile dava dışı ... resmiyette bu şirkette ortak görünmediğini, bu iki kişinin birbirleriyle olan ilişkileri başlarda çok iyi ve yoğun olduğu için ...'in ...'a güvenip şirketin onun istediği kişiler adına açılmasına herhangi bir itirazda bulunmadığını, ancak daha sonraları davalı ... ile ...’in aralarının bozulduğunu ve şirketin gayrı resmi ortakları olan bu kişilerin ortaklıklarını tasfiye ettiğini, bu tasfiyeden sonra ...

İnşaat Turizm Taşımacılık Pazarlama İthalat ve ihracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin gayrı resmi olarak davalı ...'a ait olduğunu, 100.000.TL şirket sermayesi ile kurulan ve gerçekte kuruluş aşamasında şirket sermayesinin tamamı ... ile ... tarafından ödenen bu şirketin resmi kayıtlara göre kuruluş esnasındaki ortakları ve hisse paylarının: ..., % 1, ... %89 ve ... % 10 şeklinde olduğunu, daha sonra şirkette, 28.08.2018 tarihli genel kurul kararı ile resmiyette hisse değişikliği olduğunu ve ...’ın kardeşi ...'ın şirkette bulunan % 89 hissesinin tamamını diğer hissedar/davalı ...’a devrettiğini,

...'ın bu tarihte yapılan ortaklar kurulu kararı gereğince şirketin müdürü de olduğunu, davalıların...

İnşaat Turizm Taşımacılık Pazarlama İthalat ve ihracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi isimli şirketi her türlü ekonomik sıkıntının dışında tutma amaçlı olarak, ...'ın kendi adına işlettiği ayrı bir şahsi firmanın da hayatiyetini devam ettirdiğini, özellikle pazarlamasını ...’ın yaptığı ... adına piyasaya muhtelif miktarda mal siparişleri ile mallar satıp, çekler/senetler aldığını ancak bu satıma konu malları alıcılara teslim etmediklerini, iş bu davaya konu satım sözleşmesinde müvekkillerinin kendi adına işletmesi olan davalı ...’ın satıcı;

davalı ...’ın satıcının müşterek borçlu/müteselsil kefili olarak imzaladıkları 29.06.2018 tarihli "..." marka tezgahın alım/satımı konusunda anlaşma akdettiğini, müvekkillerinin 160.000.TL tutarındaki bu emteanın bedelini ise, şirketin ortağı ...’nun, ... Bankası A.Ş.- ... Şubesi’nde bulunan 31.01.2019 keşide tarihli, ... seri nolu, 50.000-TL bedelli, keşide yeri İzmir. 28.02.2019 keşide tarihli, ... seri nolu, 50.000-TL bedelli, keşide yeri İzmir.

31.03.2019 keşide tarihli, ... seri nolu, 30.000-TL bedelli, keşide yeri İzmir. 30.04.2019 keşide tarihli, ... seri nolu, 30.000-TL bedelli, keşide yeri İzmir olan toplam dört adet ve 160.000.

TL tutarındaki çekleri müvekkili ...'nun adi ortaklık adına keşide ederek davalı ...’a teslim ettiğini, davalılardan ... satıcı davalı ...’in satım sözleşmesindeki edimlerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, çekleri müvekkilinden alan davalı ... bu çekleri eşi ...’a ciro ettiğini, davalı satıcı ile müşterek borçlu ve müteselsil kefilin satıma konu malların teslimine ilişkin edimlerini sözleşmede kararlaştırılan sürede yerine getirmediğini,

malların müvekkillerine teslim edilmesi gereken son tarihin sözleşmede 30.11.2018 olarak net bir şekilde ve kesin olarak belirlenmesi nedeni ile satıcı davalıların 01.12.2018 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünü, sözleşme konusu malların iş bu davanın açıldığı güne kadar dahi müvekkillerine teslim edilmediğini, müvekkillerinin yaptıkları araştırma sonucunda davalıların birlikte ve müvekkillerinin zararına hareket ettiklerini net bir şekilde tespit ettiğini, ... gerçekte sahip bulunduğu ancak resmiyette ilişkisinin ispatlanmasının güç olduğu “...

İnşaat Turizm Taşımacılık Pazarlama İthalat Ve ihracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi”nin müvekkillerinin alacağından kat be kat malvarlığı bulunduğunu ancak davalı ... özenle bu şirketi alacaklılardan koruyarak; kendisini temsilen nam-ı müstar olarak diğer davalı ...’ı bu şirkette ortak ve müdür olarak gösterdiğini, davalı ... ...

İnşaat Turizm Taşımacılık Pazarlama İthalat Ve ihracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi isimli şirketin % 99 hissedarı olarak görünmekte ise de bu şirketin gerçek hissedarı olmadığını ve bu şirketin gerçek hissedarlarının davalı ... ile ... olduğunu bildiğini, yine davalı ... davalı ...’ın resmiyette ortak görünmediği halde; bu şirkete mal yığdığını bildiğini ancak müdürü olduğu bu şirketin hukuken bir sorumluluğunun olmayacağına inandığını, davalıların bu eylemleri sonucunda ...

Ltd.Şti.’nin malvarlığının çok arttığını, şirketin malvarlığının 5.000.000 TL’nin üzerinde olduğunu ancak davalı ...’nun şirketteki nam-ı müstear pozisyonunun borçlu ... ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...’ın kötü niyetini perdelediğini ve alacağın tahsil edilmesini engellediğini, bu nedenle ... da davalı olarak gösterildiğini, ...’nun yukarıda belirtilen şirkette gerçekten bir hissesi olmadığını, müvekkillerinin yapmış olduğu harici araştırmaya göre davalı ... %99 hissedarı göründüğü şirketin % 99 hissesini alabilecek mali güçte olmadığı gibi, bu çapta bir iş yerini müdür sıfatıyla idare edecek bir kişi de olmadığını,

iş yerine gitmediğini, fiilen müdürlük görevini yerine getirmediğini ve iş yerinde çalışan ...’in eşi olduğunu, iş bu davaya konu avans çeklerden dolayı müvekkillerinin davalılara herhangi bir borcu bulunmadığını, davalıların “iyi niyetli 3.kişi karinesi”nden yararlanarak,

çek bedellerini tahsil edecek kişilere çekleri ciro edip malların teslim edilmemesini hedeflediklerini, davalılar aleyhinde başta arabulucuya da başvurulduğunu ve yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, müvekkillerinin piyasada son derece güvenilir ve dürüst olarak bilindiğini, çok kötü günler geçiren inşaat piyasasında dahi bu güne kadar günü gelip de ödemedikleri bir tek çeklerinin bulunmadığını belirtilerek verilme sebebi gerçekleşmediği için müvekkillerinin bedelsiz kalmış olan bahsi geçen dört adet ve toplam 160.000.

TL tutarındaki avans çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, 31.01.2019 keşide tarihli 0004129 seri nolu 50.000-TL bedelli keşide yeri İzmir olan çekin bedelinin ödenmiş olması nedeniyle davalılardan bu tutardaki meblağın tahsiline, sözleşmede belirtilen diğer çeklerin ise iyi niyetli hamilde olmaları nedeniyle bedellerinin müvekkilleri tarafından ödenecek olması halinde; müvekkillerinin yapacakları bu ödemelerin de davalılardan istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı e-imzalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan işbu davada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin %10 oranında pay sahibi olarak e-imzalı İnşaat Turizm Taşımacılık Pazarlama İthalat ve İhracat San ve Tic. Ltd.

Şti firmasının kuruluşuna katıldığını, 100.000 TL sermaye ile kurulmuş olan firmanın diğer hissedarlarının %89 pay ile e-imzalı; %1 pay ile de e-imzalı olduğunu, firmanın 31.08.2018 tarihinde yapılan hisse devirleri ile müvekkilinin hisse oranının %99'a yükseldiğini, hisse devrinin 5 Eylül 2018 tarihli ticaret sicili gazetesinde yayınlandığını, müvekkilinin yada ortağı bulunduğu firmanın iş bu davaya konu çeklerin ne keşidecisi, ne hamili, ne de cirantası olmadığından bu davada taraf sıfatı olmadığından davanın husumet nedeniyle esasa girilmeden reddi gerektiğini,

davanın davacılar ile dava dışı ... arasında imzalanan 28.02.2019 tarihli “PROTOKOL” başlıklı sözleşme ile konusuz kaldığını, tarafların yapmış oldukları sözleşme ile davaya konu edilen ... Bankası A.Ş. ... şubesine ait 28.02.2019 keşide tarihli ... seri numaralı 50.000 TL’sı bedelli, ... Bankası A.Ş. ... şubesine ait 31.03.2019 keşide tarihli ... seri numaralı 30.000 TL’sı bedelli ve ...

Bankası A.Ş. ... şubesine ait 30.04.2019 keşide tarihli ... seri numaralı 30.000 TL’sı bedelli üç adet çekin yenileri ile değiştirilmesini kararlaştırdıklarını, dolayısıyla ortada dava konusu edilen çeklere ilişkin ödenmesi gereken bir borç kalmadığını, davacının menfi tespite konu çekleri ödeme yükümlülüğü ortadan kalktığından;

iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu edilen yada bilahare bunlarla değiştirilen çeklerin tamamının dava dışı ... ‘de olduğunun tartışmasız olduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sırasında çeklerin kendisinde olmadığnı beyan eden dava dışı ...’in arabuluculuk görüşmesinden 28 gün sonra davacılar ile bir masaya oturup kendisine teslim edilen çekleri iade etmesi ve karşılığında yeni çeklerin alınmasının;

davacılar ile dava dışı ...’in arasında danışıklı bir ilişki olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, müvekkilinin davacılar ve dava dışı ...’in kurmuş olduğu kumpasın bir parçası haline getirilmek sureti ile haksızlığa uğradığını, istirdata konu edilen 31.01.2019 tarihli ... seri numaralı 50.000 TL’sı bedelli çekin de dava dışı ...’e teslim edilmiş olup tahsilatın bu kişi tarafından ya da bu kişi adına bir 3.şahıs tarafından yapıldığını, tahsilatı yapan kişinin zaten davacılar tarafından bilindiğini, istirdat davasının bu kişi aleyhine açılması gerektiğini,

davacı vekilinin açmış olduğu davanın sonuç ve istem kısmında “bedelsiz kalmış olan yukarıda dökümü yapılan dört adet toplam 160.000,00 TL tutarındaki avans çekler…. “ demek sureti ile açmış olduğu davaya konu çeklerin bedelsiz olduğunu yani ödenmeyeceğini yani davanın konusuz kaldığını teyit ettiğini, davacının tamamen soyut ifadelere dayanarak ve tahminler yürüterek müvekkilini bu davada taraf gösterdiğini, davacı tarafça sunulan delil listesinde yer alan hiçbir sözleşmede müvekkili yada müvekkilinin ortağı olduğu ...

Stone Ltd.Şti.firmasının imzasının bulunmadığını, menfi tespite yada istirdada konu çeklerin hiçbiri müvekkiline verilmediği gibi, müvekkilinin elinde de bulunmadığını, müvekkilinin bu çeklerden arabuluculuk görüşmeleri sırasında haberi olduğunu, müvekkilinin diğer davalıları sadece tanıyor olmasından kaynaklı olarak bir takım iddialarla müvekkili aleyhine dava açılmış olup; bu nedenle müvekkilinin uğrayabileceği zararlara karşı dava açma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin “...

Granit İnşaat Turizm Taşımacılık Pazarlama İthalat ve İhracat San ve Tic.

Ltd.Şti.” nin kurucu ortağı olup, şirketin şu anda %99 hissedarı olduğunu, davalılardan ...’ın şirketin kuruluşundan bu yana ve devamında hissesinin %1 olduğunu, şirkette sadece %1 hissesi bulunan ... ve hiç hissesi bulunmayan ... sebebi ile müvekkilinin davacılara bir kumpas kurduğu iddialarının kötüniyetli , haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının delil listesinde geçen 05.07.2018 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde ...

İSİMLİ MERMER DÜKKANI'nın devrinden bahsedilmekle birlikte; bu dükkanın müvekkilinin ortağı olduğu şirket olmasının olanaksız olduğunu, anılı protokolde ...’a kalacağı belirtilen “... “ isimli mermer dükkanının ... olarak 2015 yılından bu yana aktif olarak çalışmakta olup, vergi kaydı halen açık ve devam ettiğini, “... Granit İnşaat Turizm Taşımacılık Pazarlama İthalat ve İhracat San ve Tic.

Ltd.Şti “ nin ...'a ait ... ile herhangi bir ilgisinin hiç bir zaman olmadığını belirterek davanın müvekkili ...’ın davada taraf sıfatının olmaması sebebi ile husumetten reddine, mahkeme aksi kanatte ise davanın esastan reddine, haksız ve kötüniyetli açılan işbu dava sebebi ile davacıların aleyhine dava değerinin %15’inden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ...'a usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen, cevap vermediklerinden davayı inkar etmiş sayılmışlardır.

Dava, alım satım sözleşmesine istinaden verilen çeklerin bedelsiz olduğundan bahisle davacının borçlu olmadığının tespitine , bedelsiz kaldığı halde ödenen çek bedelinin ve beldelsiz kalan diğer çeklerin ödenmesi halinde ödenen bedelin istirdatına ilişkin menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.

Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.

TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.

Somut olayda, davanın temelinin sözleşmeden kaynaklandığı, davacı ve beyanda bulunan davalıya göre de davaya konu çeklerin sözleşmeye istinaden keşide edildiğinin kabul edilmesi gerektiği; diğer yandan, istirdat talebine ilişkin olarak da her iki tarafın da tacir olmaması davacının adi ortaklık olması nedeniyle, görülmekte olan davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gereken bir dava olarak kabul edilemeyeceği; öte yandan davacının ticari şirket olmayıp 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen adi ortaklık olması,

tarafların ticarî veya mesleki amaç ile hareket ettikleri, taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinde taraflardan biri tüketici ve yapılan işlem de tüketici işlemi olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla 6502 yasa gereğince davaya tüketici mahkemelerinde bakılamayacağı anlaşılmıştır.

Belirtilen gerekçeye göre, uyuşmazlığın temelde kambiyo senedinden kaynaklanmadığı, davacı ve beyanda bulunan davalının anlatımlarından anlaşıldığı üzere davanın imzalanan 29/06/2018 (19/12/2018 dava dilekçesinde sözleşmenin birinci ve ikinci sayfalarında farklı tarih yazılı) tarihli alım satım sözleşmesi nedeniyle verilen çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu, yine davalılardan biri adi ortaklık olup tacir olmamasına göre Türk Ticaret Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusuna göre de görülmekte olan davanın davanın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı,

taraflardan birinin adi ortaklık olması nedeniyle nîspi ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından, Mahkememizin görevli bulunmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-Davanın HMK'nun 114/1-c.maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,

Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2-Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına,

3-HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,

4-Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen karar, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek açıkça okunup usulden anlatıldı. 13/07/2020

Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/931, K. 2020/372, 13 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/931
Karar No
2020/372
Tarih
13 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2019/931 K.2020/1874
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2019/931 K.2020/1795
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/932 K.2020/219
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/932 K.2020/1299
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/933 K.2020/405
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2019/933 K.2020/1796

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.