KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2020
- Esas no
- 2020/183 Esas
- Karar no
- 2020/553
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/03/2020
Karar Metni
753 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adresinde ... Oto adı altında tamir bakım servisi işlerini yürüten müvekkilinin şahıs şirketi olarak faaliyet göstererek ticari hayatını bu şekilde devam ettirdiğini, davalı firmaca işletilen ... ... marka aracın radyatörünün müvekkil tarafça tamir edildiğini ve işçilik ücreti olarak toplamda 944 TL tutarında fatura kesildiğini ve davalı tarafa teslim edildiğini, alacağını davalı taraftan tahsil edemediğinden İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasıyla genel haciz başlatıldığını ancak haksız itiraz sebebiyle takibin durduğunu belirtip fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalının icra takibine itirazının iptaline, haksız itiraz sebebiyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkememizce İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne yazılan müzekkereye verilen cevap ile davacı ...'un kaydına rastlanmadığı, Hasan Tahsin Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevap ile davacı ...'un İşletme Hesabı usulüne göre defter tuttuğu bildirilmiştir.
Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda,Taraflar arasında faturadan kaynaklı alacağa yönelik davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla dava açıldığı, 6102 sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı,
buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, Mahkememizce davacının esnaf kaydının celbi hususunda yazılan müzekkereye İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 26/10/2020 tarihli yazı cevabından davacının kaydının bulunmadığının bildirildiği, hangi deftere tabi olduğu hususunda yazılan müzekkereye Vergi Dairesi'nden gelen 16/10/2020 tarihli yazı cevabından davacı ...'un işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği,
bu sebeple tacir olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla dosyada mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/183, K. 2020/553, 30 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama