KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/71 Esas
- Karar no
- 2023/806
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 23/12/2022
Karar Metni
1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin 16/5/2017 tanzim, 10/8/2018 vade tarihli, 7.600.000,00 TL tutarlı bono ve bu bono dayanak edilmek suretiyle müvekkilleri aleyhine başlatılan İzmir .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında müvekkillerin borçlu olmadığının tespiti ile anılan icra dosyasında tahsil edilen/edilecek bedellerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemli davada görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davada yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu, müvekkillerinin fakirlik il muhaberesine göre asillerin taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının bulunmadığını, herhangi bir yerden bağlı maaşının olmadığını, ayrıca müvekkillerin SGK ve Bağkur kayıtlarının olmadığını, bu nedenle müvekkillerinin adli yardımdan faydalanma taleplerinin bulunduğunu,
takibe konu senetin teminat seneti olduğunu, müvekkilleri aleyhine başlatılan takipte takip dayanağı olan 16/05/2017 tanzim, 10/08/2018 vade tarihli, 7.600.000,00 TL tutarlı bono olduğunu, genel kredi sözleşmesinin tarihi ile senedin düzenlenme tarihinin 16/05/2017 tarihi olduğunu, genel kredi sözleşmesinin tutarı ile senedin tutarı 7.600.000.00 TL tutarı olup birbiri ile aynı olduğunu, genel kredi sözleşmesinin alacaklısı ile senedin alacaklısının ... bank A.Ş. olduğunu, genel kredi sözleşmesinin borçlusu ile senedin borçlusu olan kişilerin ...
Teks. San. ve Tic. Ltd Şti ile .... ve Tic. Ltd.
Şti., ..., ... olduğunu, davalı banka ile müvekkilleri arasında, senedin varlığının gerektirir, genel kredi sözleşmesinden başka bir ticari ilişki bulunmadığını, takibe konu edilen senetlerin sözleşme eki olarak verilip kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğini bu nedenle tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiğini, müvekkiline genel kredi sözleşmesi'nin fotokopisinin yanında, ayrıca icra takibine konu senedin fotokopisinin de banka tarafından verildiğini, senedin önceki hali incelendiğinde, vade tarihi vb. kısımlarının boş olduğunu, bu kısımların banka tarafından anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulduğunu,
bu nedenle tahrifat olduğu açık olan senetlerin kambiyo takibine konu edilmesinin mümkün olmadığını, tahrifat konusunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor.
Numaralı dosyası ile şikâyet ikame edildiğini, takip konusu bononun görüldüğünde ödenecek senet olduğunu, takip konusu bononun 16/05/2017 tarihinde tanzim edildiğini ve tahrifat yapılmamış bono örneğinde vade tarihinin boş olduğunu, senetlerin zamanaşımına uğradığını, takip öncesi ve takip sonrası zamanaşımı nedeni davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı bankanın, asıl borç ilişkisinde müvekkillerin borcunun olmadığını bildiği için, asıl borçtan ari bir şekilde dava konusu senedi takibe koyduğunu,
davalı bankanın cevap dilekçesinde senedin asıl borç ilişkisi nedeniyle alınmasını iddia etmesi ihtimaline binaen kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç ilişkisine (asıl alacak, faiz ve diğer fer'iler) de itiraz ettiklerini, davalı bankanın genel kredi sözleşmesi gereğince müvekkillerin borcu olduğunu iddia etse de müvekkillerine kat ihtarı gönderilmediğini, kat ihtarı öncesi ve sonrası davalı banka tarafından işletilen faizlerin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle faize itiraz ettiklerini, müvekkilleri aleyhine İzmir ....
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra dosyasında ödeme emrinin tebliği iddia edilse de söz konusu tebligatların hukuka aykırı olduğunu, borçtan ve ödeme emirlerinden müvekkillerinin, 06/10/2022 tarihi itibariyle haberdar olduklarını, bu nedenle ödeme emrinin tebliğ tarihinin 06/10/2022 tarihi olarak düzeltilmesi için İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...
E. Sayılı dosyasında dava açıldığını, muhtelif tarihlerde davalı bankaya GKS nedeniyle toplamda 4.703.669.20 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket hesabına; söz konusu GKS limitlerinde kullandırılan kredi nedeniyle kredi garanti fonundan 5.479.035.15 TL ödeme yapıldığını ve bu ödeme de davalı banka tarafından kredi borçlarına mahsuben hesaplarına alındığını, GKS için toplamda 10.182.704,4 TL ödeme yaptığının yazılı delillerle sabit olduğunu, sonradan yaptıkları araştırmada;
davalı bankanın GKS borcunu kapatmak yerine, kredi garanti fonundan gelen bedelli faizlere mahsup ettiğini ve ticari defterlerinde oynama yapmak suretiyle müvekkiline yeni bir kredi tahsis ediyormuşçasına hile yaptığını beyan etmiş, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; adli yardım taleplerinin kabulüne, müvekkillerin 16/05/2017 tanzim, 10/8/2018 vade tarihli, 7.600.000,00 TL tutarlı bono ve bu bono dayanak edilmek suretiyle müvekkilleri aleyhine başlatılan İzmir ....
İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas Sayılı dosyasında müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasında tahsil edilen/edilecek bedellerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bono tutarının %20'sinden az olmamak üzere davalı banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, ihtiyari davada arkadaş olan her bir davacı yönünden ayrı ayrı yargılama giderleri ve vekâlet ücretininin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin alacağının tahsili amacıyla borçlular aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü ...
Esas dosyası ile takip başlatıldığını, akabinde davacılar tarafından huzurdaki davanın açıldığını, davacıların huzurdaki dava ile ileri sürmüş olduğu taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilin ikametgahının Şişli/İstanbul’da bulunduğunu, bu nedenle yetkili yerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, menfi tespit davalarında arabuluculuk başvurusunun dava ön şartı olduğunu, davacılar tarafından zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılamadan huzurdaki davanın açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,
davacı tarafından icra takibine konu senedin teminat senedi olduğu ve bu nedenle kambiyo vasfını taşımadığı yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, icra takibine konu kambiyo senedinin kayıtsız şartsız ödeme taahhüdünü içerdiğini, davacılar tarafından imza inkarında bulunulmadığını, imzası ikrar edilmiş belge niteliğine sahip olduğunu, İzmir .... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyasına dayanak senedin, kambiyo niteliği taşıdığını, TTK'da öngörülen bononun tüm unsurlarını taşıdığını, kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiğini, takibe konu senedin teminat senedi olmadığını beyan etmiş, davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya İzmir ... ATM nin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı sonucu mahkememiz tevzi edilmiştir.
Aşamada davacı ... Turizm Tektil San ve Tic Ltd Şti,. ... ve ... yönünden verdiği 09/10/2023 tarihli ve davacı ... Sanayi ve Tic Ltd Şti'nden verdiği 09/10/2023 tarihli dilekçeleri ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davalı taraf vekilinin davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirir dilekçesinin dosyaya verildiği, incelenen davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davadan feragatin HMK 307 ve 311. Madde kapsamında davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu nazara alındığında davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/71, K. 2023/806, 16 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama