KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/1162 Esas
- Karar no
- 2025/2
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Dava tarihi
- 30/12/2024
Karar Metni
1.453 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle. Müvekkilleri, davalı limited şirkette ortak olduğunu, müvekkillerinden ...
10.03.2023 tarihli olağanüstü Genel Kurul toplantısında 23 adet payının karşılığı 350.000,00 TL (200.000,00 TL + 50.000,00 TL+ 50.000,00 TL+ 50.000,00 TL şeklinde peyder pey ödemeler) ...'ın hesabına ortaklık hisse bedeli olarak göndermiş ve ticaret sicil de tescil edildiğini, müvekkillerinden ... ise, 04.11.2022 tarihli Genel Kurul da şirketin kuruluşunda 15 adet pay karşılığı ...'ın hesabına 350.000,00 TL EFT, 27.000,00 TL elden olmak üzere toplam 377.000,00 TL karşılığı ile ortak olduğunu, elden vermiş olduğu 27.000,00 TL şirket kurulurken şirkete kaynak makinesi alınmış ve bu bedel müvekkili tarafından ödendiğini,
müvekkilleri belirtilen ve ticaret sicil de tescil edildiği tarihten bu yana resmi olarak ortak konumunda olduklarını, şirketin 62 adet payı ile ortağı ve aynı zamanda müdürü olan ... olarak görünüyor olmasına karşın, aslında işleri ... adına ve hesabına yürüten bu kişinin eşi ... olduğunu, şirketin resmiyette müdürü konumunda olan ve en büyük hissesine sahip olan ... söz konusu şirkette muhasebe departmanında çalıştığını, müvekkilleri, söz konusu şirketin iş ve işlemleri, muhasebe kayıtları, alacakları ve borçları, mali durumu, ile ilgili bilgi almak istemişler ise de bu şirketin resmi müdürü ... ile,
onun adına iş ve işlemleri yürüten ... hiçbir şekilde şirket ile ilgili hiçbir paylaşımda bulunmadığını, en son müvekkili ... şirketin müdürü konumunda olan ... ile mesajlaşma ile şirketin ortağı olarak bazı bilgi, belge ve evrak talebinde bulunmuş ise de kesin bir surette reddedildiğini, müvekkilleri, söz konusu ortak olduğu şirket ile ilgili hiçbir bilgi, belge, alacak ve borç durumu, şirkete girme konusunda dahi zorluk yaşamalarında dolayı bilgi sahibi olmadıklarını, yapmış oldukları araştırmalar neticesinde,
söz konusu şirketin müdürü ve en büyük hissedarı olan ... farklı şirketler kurup ortak oldukları hatta bu kurmuş oldukları şirketten müvekkillerinin ortak olduğu şirkete fatura kesilip ödeme yapıldığı, yine eşi ...'ın da kurmuş veya ortak olduğu şirket tarafından müvekkillerinin ortak olduğu şirkete fatura kesilip ödemeler yapıldığını, müvekkilleri bu durumu yapmış oldukları araştırmalar neticesinde öğrendiğini, şirketin resmi en büyük hissedarı ve müdür olan ... adına yapılan araştırmalarda; ...
İmalat İthalat İhracat İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ...
Havalandırma ve Baca Sistemleri İnşaat Nakliye Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi bulunduğunu, bu firmalardan müvekkili şirket adına sürekli olarak faturalar kesildiği ve müvekkillerinin ortak olduğu şirket tarafından ödemeler yapıldığı tespit edildiğini, şirketin resmi ortağı olmamakla müdürün eşi olan ancak, fiiliyatta işin sevk ve idaresini yürüten ... adına ise ... ve Metal Sanayi ve Ticaret limited Şirketi ortağı olup, bu şirket 17.07.2024 tarihinde ticaret sicilde tescil edildiğini, bu firmadan bir fatura kesilip kesilmediği ise müvekkilleri tarafından bilinmediğini,
bu firmadan bir fatura kesilip kesilmediğinin de ileride hak kaybı yaşanmaması adına tespitini talep ettiklerini, müvekkillerinin ortak olduğu ... şirketinin resmi kurum ve kuruluşlara borcunun olduğu da yine yapılan araştırmalar neticesinde öğrenilmiş ancak, kime ne kadar borcunun olduğu öğrenilemediğini, müvekkilleri, yine yapmış oldukları araştırmalarda şirketten yapılan satışlarda fatura bedellerinin haricinde, şahsi olarak hesaplarına şirketin iş ve işlemleri ile ilgili ödemelerin geldiği ancak, bu ödemeleri şirket aktiflerinde göstermedikleri yönünde olduğunu, şirketin ortaklarından olan ...
10 Adet payına karşılık gelen hissesini 31.01.2024 tarihinde ...'a 400.000,00 TL bedel karşılığı devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, müvekkillerinden ..., şirket müdürü ... ile yapmış oldukları görüşmede de açıkça görüleceği üzere, şirketi artık kapatacağını, herkesin de ne hali varsa göreceğini belirtmiş olmasından dolayı her an şirketin kapanması durumuna karşı ileride açılacak davalarda delillerin kaybolması ve hemen tespit yapılmaması durumunda delillerin kaybolacağı açık ve aşikar olmasından dolayı, mahkemeye işbu delil tespiti amacıyla başvuru zaruretimiz hasıl olduğunu,
şirket ile ilgili bir kapanış olması durumunda evrakların kaybolması, faturaların kaybolması ve diğer bazı evrakların kaybolması durumunda telafisi güç ve geri dönülemez sonuçlar doğuracağını, müvekkillerinin söz konusu şirkette ortaklıklarının çekilmez bir hal aldığı, durumun ne olduğunu bilmedikleri ve yine dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kendi hesaplarına paralar aktarıldığı,
müşterilerden şahsi hesaplarına paralar aldıkları ve kurmuş ve ortak oldukları başka şirketler üzerinde faturalar kesilerek ödemelerin aktarıldığı açık olmasından dolayı, müvekkillerinin TTK 638/2 uyarınca haklı nedenle çıkmalarını talep ettiklerini, TTK m. 638/2’nin ikinci cümlesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda bulunmayan ve TTK’ya İsviçre hukukundan alınan bir hüküm olduğunu, bu cümleye göre, haklı sebeple çıkma davası açılması durumunda hâkim,
davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının bazılarını ya da tümünü dondurabilir veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması için diğer önlemleri alabilir hükmü haiz olmasından dolayı müvekkillerinin mahkemece borçlarının durdurulmasını talep ettiklerini, TTK 641’inci maddesinin 1’inci fıkrası hükmü "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." düzenlemesi getirdiğini, gerçek değerin tespiti konusunda da Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi 2017 tarihli bir diğer kararında, ortaklıktan çıkma payının,
şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanarak buna göre belirlenmesi gerektiğini ve şirketin defter kayıtlarına göre bilanço esas değeri üzerinden ayrılan ortağın payına isabet eden miktarı belirlenmesinin uygun olmadığını belirttiğini, şirketin resmi müdürü olan ... ile iş ve işlemleri müdür adına yürüten eşi ... şirketin aktifinde bulunan tüm varlıkları istedikleri gibi kullandıkları, kimseye herhangi bir hesap vermedikleri gibi istenilen bilgi ve belgelere de olumsuz cevap verdikleri,
şirketin sürekli zarar ettiğini ancak instagram adlı sosyal medyada "..." kullanıcı adıyla sürekli reklamlar verdikleri, satış yaptıkları yerlerin paylaşımlarını yaptıklarını, sürekli fuarlara katıldıkları açıkça görüldüğünü, müvekkillerinin ortak oldukları şirket ile ilgili herhangi bir bilgiye sahip olmamaları, evrakların incelenmesine müsaade edilmemesi,
iş yerine girmelerinin bile engellenmiş olmasından dolayı haklı nedenle ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi talep etme zarureti hasıl olduğunu, müvekkilleri, şirket müdürü ile onun adına iş ve işlemleri yürüten ... ile yapılan görüşmelerde ... görüşmelerinde de açıkça görüleceği üzere ortaklık paylarını vereceğini söylemişler ve görüşmelerde de görüleceği üzere bu defa ondan da vazgeçtiklerini, davanın açılabilme ön şartı olan zorunlu Arabulucuk'a 08.10.2024 tarih ve ... numarası ile başvurulmuş olup, başvuru neticesinde anlaşma sağlanmadığını, müvekkillerinin ortak oldukları şirkette ortaklıklarının çekilmez bir hal aldığı,
herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşamadıkları, ortak oldukları şirketin içine dahi alınmadıkları, şirketin iş ve işlemleri şirketin müdürü değil başka bir kişinin yürüttüğü, şirketin aktif mal varlıklarını başka çıkar ve amaçlar için kullandıkları açık olmasından dolayı, sayın mahkemece müvekkillerinin ortaklıktan çıkma taleplerinin kabulü ile ayrılma akçesinin hesaplanarak ödenmesine, TTK 638/2 maddesi uyarınca müvekkillerinin ortaklıktan doğan borçlarının tümünün durdurulmasına karar verilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT
Dava, TTK 638 ve 641 uyarınca şirket ortaklıktan çıkma, ayrılma akçesinin ödenmesine ve ortaklıktan doğan tüm borçlarının durdurulması talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK.'nun 116. maddesinde ilk itirazlar düzenlenmiştir. İlk itirazlardan biri de kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazıdır. Aynı yasanın 117. maddesinde ilk itirazların hepsinin ileri sürülmesinin zorunlu olduğu, aksi halde dinlenemeyeceği ve ilk itirazların dava şartlarından sonra ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Kesin olmayan yetkinin HMK'nın 114. maddesinde sayılan dava şartları arasında bulunmadığı gözetilerek re'sen nazara alınmaması gerekir.
6100 sayılı HMK'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir."
Kesin olmayan yetki hallerinde yetkiye ilişkin ilk itirazın ileri sürülmesi hususu HMK.'nın 19. md. de hükme bağlamıştır. Anılan Yasa'nın 19/2 maddesine göre "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmü düzenlenmiştir.
HMK nun 14/2 hükmüne göre " Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir."
Davanın 2 ortak tarafından davalı şirkete müteveccih " ortaklıktan çıkma ile ayrılma akçesi" talepleri olması ciheti ile de kanunun özel düzenlemesi kapsamındaki özel ve kesin yetki dahilinde olduğu aşikardır. Bu anlamda davalı şirketin adresinin "..." olması münasebeti ile Çiğli ilçesinin bağlı olduğu Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin yetkisi mevzubahis olmaktadır.
Bu nedenlerle işbu davada İzmir/Karşıyaka Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine ve kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili İzmir/KarşıyakaAsliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine karar verilmiştir.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1162, K. 2025/2, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama