KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/124 Esas
- Karar no
- 2024/847
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12/02/2024
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalının ... sözleşme hesap numaralı elektrik faturasını ödemediğini ve davacı şirketin faturayı tahsil etmek için Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyası ile takip başlattığını davalı hakkında 9.111,63 TL fatura alacağı, 127,31 TL işlemiş faiz ve 25,46 TL KDV olmak üzere toplam 9.264,40 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını ve davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın kötü niyetle yapıldığını ve alacaklılarından mal kaçırmaya giriştiğini,
davacı şirketin alacağının rehinle temin edilmiş olmadığını ve bu nedenle davalının 9.264,40 TL tutarındaki malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczini talep ettiklerini ve arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile ... sayılı dosyaya yapılan itirazın iptalini ve takibin İzmir İcra Dairelerinde devamını, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesiyle; dava konusuna dahil edilen %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine itiraz ettiğini, davanın asıl konusunun icra takibine yaptığı itirazın iptali olduğunu, kendisine ait borcun son 6 aylık tüketiminin dışında olduğunu belirterek bu rakamın tespitini yazılı olarak davacı şirketten talep ettiğini ve buna rağmen gereken tespit talebinin dikkate alınmadığını, mal sahibinin silah zoru ve ölümle tehdit ederek ikametgâhından zorla çıkardığını ve eşyalarına el koyduğunu,
kendisine ait olan elektrik saatini işgalci olarak kullandığını ve kullanım bedelinde müteselsilen sorumluluk bulunmadığı gibi ev sahibi hakkında savcılığa suç durusunda bulunduğunu, ev sahibi ile aralarındaki durumu davacıya bildirdiğini ve önerileri üzerine aboneliğini iptal ettiğini, rızası olmadan kendi evinde başka birinin yeni bir saatle elektrik kullanımına davacı tarafın izin verdiğini, yasal kiracılığının halen devam ettiğini ve kira kontratının 2035 yılana kadar yapıldığını, kötü niyetli ve haksız olmadığını,
bugüne kadar bütün faturalarını zamanında ve eksiksiz ödediğini ve borcunun bulunmadığını beyan ederek icra dosyasının ve işlemiş faizin reddini, ev sahibinin elektriği kullandığı günden itibaren yaptığı tüketimin tespiti ve mahsubu sonucu kendisine ait borç miktarının belirlenmesini, tazminat talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının esnaf ve sanatkarlar odasında kaydının bulunmadığı, ticaret sicil müdürlüğünde iki şirketin temsilcisi ve hissedarı olduğu, şirket ortaklığının tacir sıfatı kazandırmayacağı, ... şahıs şirketinin bulunduğu, şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin dava konusu elektrik tüketiminin yapıldığı adresten farklı bir adres olduğu, vergi dairesinin cevabi yazısı ile davacının vergi mükellefiyetinin 14.04.2017 tarihinde sona erdiği, davacının dava tarihi itibariyle vergi mükellefiyeti bulunmadığı, davalının tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın TTK’da düzenlenen bir husustan kaynaklanmamasına, davalının abone grubu ticarethane olarak belirtilmiş ise de davalının Türk Ticaret Kanunu kapsamında davalının tacir sıfatının bulunmamasına göre, iş bu davada görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin TTK'nın 5/3. maddesi uyarınca görev ilişkisi olduğundan Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
"... Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.
Yukarıda açıklandığı üzere, somut olayda davacının abone grubu ticarethane olarak belirtilmiş ise de dosya içeriğinden davacının Türk Ticaret Kanunu kapsamında esnaf olduğu anlaşılmakla mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygundur. ..."
(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 29/02/2024 tarihli, Esas No : ... Karar No : ... sayılı ilamı)
"... Söz konusu dosya kapsamında sunulan abonelik faturasında aboneliğin ticarethane aboneliğindan kaynaklandığı belirtilmektedir. Davalının dava konusu yeri iş yeri olarak kullandığı sabittir dava da kaçak elektrik tespit tutanağına dayalıdır. Davalının birinci sınıf tacir kabul edilmemesi halinde dahi iş yeri elektriğinin kaçak kullanımının söz konusu olduğundan ve bu şekilde iddiada bulunulduğundan görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Taraflar tüketici konumunda değildir. Davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırı nitelikte olmakla ilk derece mahkemesinin dosyayı esastan incelemesi gereklidir. ..."
(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 29/12/2023 tarihli, Dosya No : ... Karar No : ... sayılı ilamı)
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/124, K. 2024/847, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama