KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Esas no
- 2022/738 Esas
- Karar no
- 2025/584
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 23/09/2022
Karar Metni
3.658 kelime·18 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.05.2014 tarihinde müvekkilinin fabrikasında tanımlanmış son kontrol aşamasındaki ürünlerde yaşanan kalite sorunlarının müşteriye akışını durdurmak için yapılacak %100 kontrol hizmetlerine ilişkin sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca, kontrol sonrası çıkacak hatalardan kaynaklanan her türlü maliyetin davalı tarafından karşılanacağı yönünde mutabık kalındığını, müvekkili sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen,
davalı tarafından kontrol edildiği belirtilen ürünlerde gözle görülür nitelikte ayıplar bulunması nedeniyle bu durumun davalı yana bildirildiğini, akabinde ise 31.01.2015 tarihli...numaralı 82.080,66-TL bedelli, 28.02.2015 tarihli ... numaralı 52.750,77-TL bedelli ve 18.03.2015 tarihli... numaralı 13.839,18-TL bedelli faturaların davalı tarafından ayıplı hizmet sunulması nedeniyle ödenmediğini, ayrıca otomotiv parçalarında ortaya çıkan ayıplar nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarara ilişkin tanzim edilen iade faturalarının da davalı şirkete gönderildiğini, ancak davalının bu durumu ve iade faturalarını kabul etmediğini,
bu uyuşmazlık neticesinde, 19.08.2015 tarihinde davalı yanca müvekkili aleyhine İzmir...
Asliye Ticaret Mahkemesi’ni...E. sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası ikame edildiğini, dava süresince ayıplı hizmete ilişkin deliller ve açıklamaların yapıldığını ve yerel mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulduğunu, dosya üzerinde halen istinaf incelemesi devam ettiğini, istinaf başvurusu ile birlikte, icra dosyasının tehiri icrasına yönelik icra dosyasına nakit teminat sunulduğunu ve icra takibinin durdurulduğunu, ancak fatura bedellerine ilişkin itirazın iptali davası yargılama süreci içerisinde yerel mahkemece henüz hüküm kurulmadan önce, uyuşmazlık konusu bazı fatura bedellerinin sehven davalıya ödendiğini,
davalı yana ayıplı hizmet nedeniyle bedeli ödenmeyen faturalar üzerine Müvekkil sisteminde genel blokaj konulduğunu, ticari hayatın devamı içerisinde müvekkili ile davalı arasında 2020 yılında dava konusu dışında farklı bir hizmet ilişkisi söz konusu olduğunu, bu hizmet ile ilgili davacı tarafından fatura ödemesinin alınamadığına dair hatırlatma yapılması üzerine müvekkili şirket muhasebesi tarafından hesaptaki blokajın 23.09.2020 tarih ve ... numaralı faturanın ödenmesi amacıyla kaldırılarak bahse konu dava konusu dışında olan faturanın bedeli davacı şirket hesabına ödendiğini, bununla beraber,
müvekkili şirket tarafından davacı tarafın cari hesabı üzerine yeniden blokaj konulmasının yanlışlıkla unutulması sebebiyle 2015 yılına ait dava konusu faturaların müvekkili şirketin diğer firmalara ödeme yaptığı 15/02/2021 tarihinde ödeme listesine dahil edildiğini ve herhangi bir açıklama olmadan sehven davacı tarafa ödendiğini, davalı tarafından, yapılan ödemenin hangi faturalara istinaden yapıldığının sorulması üzerine,
sehven yapılan ödemenin farkına varan müvekkili şirket yetkililerinin firma ile irtibat kurularak aslında ödenmemesi gereken faturaların sehven ödendiğini belirterek ilgili ödemenin iadesini talep ettiklerini, buna rağmen müvekkili tarafından gönderilen paranın hukuka aykırı olarak iade edilmediğini, davalı tarafından kötü niyetli olarak şu an istinaf incelemesi süren ihtilaf konusu borcun mahsubuna ilişkin olduğu şeklinde yorumlandığını, sehven ödenen fatura bedellerinin iadesi talebiyle müvekkili tarafından davalı borçluya gönderilen Karşıyaka...
Noterliği’nin 02.08.2021 tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen iade edilmediğini, bunun üzerine 31.08.2021 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalının 23.09.2021 tarihli dilekçesi ile İzmir ... İcra Müdürlüğünün...
Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinde yer alan borca ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazının kendilerine tebliğ edilmediğini, kendilerince haricen öğrenilmiş olup yasal süresi içerisinde anılan itirazın iptali ile takibin devamını talep etme zorunluluğu hâsıl olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı borçlunun İzmir ...
İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan ve takip konusu alacak likit olduğundan, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davacı yana vermiş olduğu kalite kontrol sözleşmesi gereği oluşan alacağına istinaden tanzim edilen faturaların ödenmemesi üzerine, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi ikame edildiğini, borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, itirazın iptalini teminen işbu davanın konusu olmayan ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...
Esas sayılı dosyasından görülen davada davanın kabulüne karar verildiğini ve müvekkili şirketin alacaklı olduğunun hüküm altına alındığını, kararın taraflarca istinaf edildiğini, anılı yargılama devam etmekte iken, 15.02.2021 tarihinde 95.919,84.-TL tutarında ödemenin müvekkilinin hesabına ödendiğini, bu hususun 18.03.2021 tarihli duruşmada mahkemeye bildirildiğini, mahkemece, 03.06.2021 tarihinde davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, alacağın %20 tutarında icra inkar tazminatının davalı üzerinde bırakılmasına karar verildiğini, karar gereği taraflarınca icra takibine devam edildiğini,
borçlu tarafından müvekkili şirket hesabına gönderilen 95.919,84.-TL mahsup edilmek suretiyle işlem tesis edildiğini, bu işlem anında ve sırasında icra müdürlüğüne de bilgilendirme yapıldığını, yapılan tahsilata ilişkin 2.177,38-TL tutarında haricen tahsil harcının dosyaya yatırıldığını, davacı yan ile de iletişime geçilmek suretiyle olası bir tehir-i icra kararı için tüm dosya üzerinden alınmasına ihtiyaç bulunmadığı,
yapılan ödemenin alacaktan mahsup edildiğinin beyan edildiğini, müvekkilinin, alacaklı sıfatıyla, borçlu tarafından gönderilen tutarı, alacağına mahsup etme hakkının olduğunu, müvekkili şirketin kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapıldığında, tutarı işbu davada davacı anılı davada davalı borçlunun borcundan mahsup etmiş olduğunun açıkça görüleceğini, bu noktada işbu davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin halihazırda yukarıda anılı ilam gereğince davacı yandan alacaklı olduğunu, icra dosyasının kapanmadığını, bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine,
alacaklı olduğu hüküm altına alınmış müvekkili şirketi, yasal yollara başvurmak zorunda bırakan, mesnetsiz sebeplerle alacağını ödemediği gibi, sözde sehven yapılmış bulunan ödemeyi de geri isteyen, halihazırda İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyası üzerinden müvekkiline borçlu olduğu sabit bulunan davacının davasının reddi ile, alacağın %20 tutarından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-İzmir ... İcra Dairesini...Esas sayılı dosyası, 3-İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Karar sayılı dosyası, 4-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 5-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 6-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2015-2020 yıllarına ilişkin BA/BS formları, 7-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2015-2020 yıllarına ilişkin BA/BS formları, 8-Karşıyaka... Noterliğinin 02/08/2021 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğine ilişkin evrakı, 9-Sair deliller.
DAVA KONUSU
Açılan dava, taraflar arasında davacı şirkete ait fabrikada tanımlanmış son kontrol aşamasındaki ürünlerde yaşanan kalite sorunlarının müşteriye akışını durdurmak için yapılacak %100 kontrol hizmetlerine ilişkin olarak 01/05/2014 tarihinde tanzim olunan ve imza altına alınan sözleşme kapsamında davacı şirketin sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafından kontrol edildiği belirtilen ürünlerde gözle görülür nitelikte ayıplar bulunduğu iddiası çerçevesinde davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen fatura bedellerinin ve davacı şirketin uğradığı zararlara binaen düzenlenen iade
faturalarının davalı şirket tarafından kabul edilmemesi üzerine davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ikame edilen icra takibinde yer alan ödeme emrine davacı şirket tarafından yapılan itirazın iptali davasının İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesini...
Karar sayılı dosyasında yapılan yargılaması sırasında davaya konu ödeme emrine dayanak fatura bedellerinin davacı şirket tarafından sehven ödenmesi neticesinde, sehven ödenen fatura bedellerinden kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi , borçlunun ise davalı ... Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 95.919,84-TL asıl alacak, 1.151,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 97.070,88-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ...Limited Şirketi, davalının ise...
Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, davanın taraflar arasında dosyamız davacısı olan davalı şirkete ait fabrikada tanımlanmış son kontrol aşamasındaki ürünlerde yaşanan kalite sorunlarının müşteriye akışını durdurmak için yapılacak %100 kontrol hizmetlerine ilişkin olarak 01/05/2014 tarihinde tanzim olunan ve imza altına alınan sözleşme kapsamında dosyamız davacısı olan davalı şirketin sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen dosyamız davalısı olan davacı şirket tarafından kontrol edildiği belirtilen ürünlerde gözle görülür nitelikte ayıplar bulunduğu iddiası çerçevesinde dosyamız davalısı olan
davacı şirket tarafından dosyamız davacısı olan davalı şirket adına düzenlenen fatura bedellerinin ve dosyamız davacısı olan davalı şirketin uğradığı zararlara binaen düzenlenen iade faturalarının dosyamız davalısı olan davacı şirket tarafından kabul edilmemesi üzerine dosyamız davalısı olan davacı şirket tarafından dosyamız davacısı olan davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ikame edilen icra takibinde yer alan ödeme emrine dosyamız davacısı olan davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, yargılama neticesinde ''Davanın KISMEN KABULÜ ile.
İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalının 95.725,84-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, asıl alacağa yıllık %10.50 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan hükmedilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davlıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,'' karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...
Hukuk Dairesinin 06/02/2025 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi neticesinde 06/02/2025 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
İş bu dosya kapsamında ikame edilen davanın, taraflar arasında davacı şirkete ait fabrikada tanımlanmış son kontrol aşamasındaki ürünlerde yaşanan kalite sorunlarının müşteriye akışını durdurmak için yapılacak %100 kontrol hizmetlerine ilişkin olarak 01/05/2014 tarihinde tanzim olunan ve imza altına alınan sözleşme kapsamında davacı şirketin sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafından kontrol edildiği belirtilen ürünlerde gözle görülür nitelikte ayıplar bulunduğu iddiası çerçevesinde davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen fatura bedellerinin ve davacı şirketin uğradığı
zararlara binaen düzenlenen iade faturalarının davalı şirket tarafından kabul edilmemesi üzerine davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ikame edilen icra takibinde yer alan ödeme emrinde mevcut olan bedelin sehven ödendiği iddiasına yönelik olduğu, kesinleşmiş bulunan İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas...
Karar sayılı dosyasında hüküm altına alındığı üzere dosyamız davalısı olan şirketin 95.725,84-TL alacak bedeli mukabilinde dosyamız davacısı şirketten alacaklı olduğu, dosyamız davalısı şirketin İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emrine yönelik itirazının 95.725,84-TL asıl alacak bedeli yönünden haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Dosyamız davacısı şirket tarafından fazla olarak yapılan ödeme tutarının 194,00-TL olup, dosyamız davalısı şirketin itirazının 194,00-TL asıl alacak bedeli yönünden haksız olduğu, fazla olacak şekilde yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesinin talep edilebileceği, davalı şirketin fazla ödenen bedelin iadesi yönünden ödeme tarihi olan 15/02/2021 tarihinde temerrüte düştüğü, icra takibinin 31/08/2021 tarihinde ikame edildiği gözetildiğinde ödeme ve takip tarihleri arasındaki 198 gün için işlemiş faiz talep edilebileceği,
tarafların tacir olmaları kapsamında ticari temerrüt faizi talep edilmesinin mümkün olduğu ve ödeme emrinde yer alan yıllık %18,25 oranının geçerli oran olduğu, bu kapsamda işlemiş faiz bedeline yönelik olarak mahkememizce resen yapılan hesaplama neticesinde fazla ödenen 194,00-TL üzerinden talep edilebilecek işlemiş faiz bedelinin (194,00-TL*18,25*198/36500) 19,21-TL olduğu kanaatine varılmış ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası, İzmir...
Asliye Ticaret Mahkemesinin...Karar sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2015-2020 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2015-2020 yıllarına ilişkin BA/BS formları, Karşıyaka...
Noterliğinin 02/08/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğine ilişkin evrakı ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasında davacı şirkete ait fabrikada tanımlanmış son kontrol aşamasındaki ürünlerde yaşanan kalite sorunlarının müşteriye akışını durdurmak için yapılacak %100 kontrol hizmetlerine ilişkin olarak 01/05/2014 tarihinde tanzim olunan ve imza altına alınan sözleşme kapsamında davacı şirketin sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafından kontrol edildiği belirtilen ürünlerde gözle görülür nitelikte
ayıplar bulunduğu iddiası çerçevesinde davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen fatura bedellerinin ve davacı şirketin uğradığı zararlara binaen düzenlenen iade faturalarının davalı şirket tarafından kabul edilmemesi üzerine davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ikame edilen icra takibinde yer alan ödeme emrine davacı şirket tarafından yapılan itirazın iptali davasının İzmir ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Karar sayılı dosyasında yapılan yargılaması sırasında davaya konu ödeme emrine dayanak fatura bedellerinin davacı şirket tarafından sehven ödenmesi neticesinde, sehven ödenen fatura bedellerinden kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir ...
İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 95.919,84-TL asıl alacak, 1.151,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 97.070,88-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında yargılama neticesinde ''Davanın KISMEN KABULÜ ile. İzmir ...
İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında davalının 95.725,84-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, asıl alacağa yıllık %10.50 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan hükmedilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davlıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,'' karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...
Hukuk Dairesinin 06/02/2025 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi neticesinde 06/02/2025 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş bulunan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas ... Karar sayılı dosyasında hüküm altına alındığı üzere dosyamız davalısı olan şirketin 95.725,84-TL alacak bedeli mukabilinde dosyamız davacısı şirketten alacaklı olduğu, dosyamız davalısı şirketin İzmir...
İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emrine yönelik itirazının 95.725,84-TL asıl alacak bedeli yönünden haklı olduğu, dosyamız davacısı şirket tarafından fazla olarak yapılan ödeme tutarının 194,00-TL olup, dosyamız davalısı şirketin itirazının 194,00-TL asıl alacak bedeli yönünden haksız olduğu,
fazla olacak şekilde yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesinin talep edilebileceği, davalı şirketin fazla ödenen bedelin iadesi yönünden ödeme tarihi olan 15/02/2021 tarihinde temerrüte düştüğü, icra takibinin 31/08/2021 tarihinde ikame edildiği gözetildiğinde ödeme ve takip tarihleri arasındaki 198 gün için işlemiş faiz talep edilebileceği, tarafların tacir olmaları kapsamında ticari temerrüt faizi talep edilmesinin mümkün olduğu ve ödeme emrinde yer alan yıllık %18,25 oranının geçerli oran olduğu,
bu kapsamda işlemiş faiz bedeline yönelik olarak mahkememizce resen yapılan hesaplama neticesinde fazla ödenen 194,00-TL üzerinden talep edilebilecek işlemiş faiz bedelinin (194,00-TL*18,25*198/36500) 19,21-TL olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, alacak bedelinin likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı şartlarının mevcut olduğu, reddedilen kısım yönünden takibin davacı tarafça davalı aleyhine ikame edilmesi çerçevesinde davalı lehine ve davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek,
açılan davanın kısmen kabulüne kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hükmün 1. maddesinde ''.....68.963,05-TL asıl alacak ve 6.729,04-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 95.725,84-TL asıl alacak ve 1.131,83-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 96.857,67-TL alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,'' ibaresine yer verilmek suretiyle hüküm kurulmuş, bahsi geçen ibarelerde asıl alacak ve işlemiş faiz bedelleri yönünden iki ayrı tutara yer verildiği,
toplamda reddedilen alacak bedeli gözetildiğinde reddedilen bedellerin 95.725,84-TL asıl alacak ve 1.131,83-TL işlemiş faiz bedelinden ibaret olup, ''.....68.963,05-TL asıl alacak ve 6.729,04-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda'' ibarelerine hükümde sehven yer verildiği, bu durumun basit, açık ve anlaşılabilir maddi bir hatadan kaynaklı olduğu,
bahsi geçen ibarenin belirtilen maddeden çıkartılması gerektiği anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305. maddesi uyarınca 1. maddesinde yer alan ''.....68.963,05-TL asıl alacak ve 6.729,04-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda'' ibaresinin hükümden çıkartılması ile hükmün 1. maddesinde yer alan ''.....68.963,05-TL asıl alacak ve 6.729,04-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 95.725,84-TL asıl alacak ve 1.131,83-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 96.857,67-TL alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,'' ibaresinin ''.....95.725,84-TL asıl alacak ve 1.131,83-TL işlemiş faiz bedeli olmak
üzere toplamda 96.857,67-TL alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,'' şeklinde tashihine karar vermek gerekmiştir.
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin ...Karar sayılı hükmünün 1. maddesinde yer alan ''.....68.963,05-TL asıl alacak ve 6.729,04-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda'' ibaresinin hükümden çıkartılması ile hükmün 1. maddesinde yer alan ''.....68.963,05-TL asıl alacak ve 6.729,04-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 95.725,84-TL asıl alacak ve 1.131,83-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 96.857,67-TL alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,'' ibaresinin ''.....95.725,84-TL asıl alacak ve 1.131,83-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 96.857,67-TL alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,'' şeklinde TASHİHİNE karar verilmiştir. 02/07/2025
Katip ... · e-imzalıdır Hakim... · e-imzalıdır
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/738, K. 2025/584, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama