KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/103 Esas
- Karar no
- 2024/669
- Dava
- Tazminat (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/08/2021
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalının haksız ve hukuka aykırı olarak 2018 yılında imar barışı kapsamında almış olduğu yapı kayıt belgesine istinaden o tarihten itibaren fiilen kullanmış olduğu müvekkile ecrimisil tahakkuk ettirilen arazi içerisindeki baraka tarzı yapının ve arazinin müvekkil tarafından kullanılamaması ve buna rağmen müvekkile bu binaların bulunduğu arazi için müvekkil adına ecrimisil tahakkuk ettirilmesinden dolayı davalının sebepsiz zenginleşmesi ve baraka tarzı yapının ve arazisinin kullanılamamasından kaynaklanan gelir kayıplarının karşılanması amacıyla gelir kaybının ve sebepsiz zenginleşmenin belirlenebilir olmasından sonra dava değerini arttırma
hakkımız saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın 1.1.2018 yılından itibaren uygulanacak faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesinde de bahsi geçen İzmir ,, İdare Mahkemesinin ,,, E. sayılı dosyasında davacı yapıyı kendisinin yaptığını, müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı olarak yapı kayıt belgesi aldığını iddia ettiğini, ancak, mahkemece yapının bulunduğu alanın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında birinci derece doğal sit alanı olduğu belirtilmiş ve bu sebeple müvekkilinin aldığı yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine karar verildiğini, kendi iddialarına uygun olarak karar verilmiş gibi lanse edilmiş olması nedeniyle, bu husus ayrıca vurgulandığını,
dava konusu taşınmazın bulunduğu yer birinci derece doğal sit alanı olduğundan, bu alanlarda yapılabilecek tüm faaliyetlerin hangi şartlar altında yapılabileceğinin bilinmesi gerektiğini, davacının dilekçesinde müvekkilinin sürekli olarak kendisini şikayet ettiğini, bunun ticari itibarını zedelemek amacıyla yaptığını ve bu şikayetlerden dolayı hapis hayatı yaşadığını öne sürdüğünü belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının kullanımında olan ve davacı adına ecrimisil tahakkuk ettirilen baraka tarzlı binalara imar barışı kapsamında haksız ve usule aykırı şekilde yapı kayıt belgesi aldığı iddia olunan davalının, bu nedenle davacının gelir elde etmesine engel olmasından dolayı uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davacının ve davalının gerçek kişi olduğu, tarafların tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine,
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davalının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamadığının anlaşıldığı, müzekkere cevapları kapsamında davalının ticaret, vergi ve esnaf sicillerinde kaydının bulunmadığı, bu kapsamda davalının tacir sıfatının ve herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığının belirlendiği,
dosya muhteviyatı dikkate alındığında davalının tacir olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle ve olumsuz görev uyuşmazlığının doğduğu göz önünde tutularak mahkememizin görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın yargı yerinin belirlenmesi açısından Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/103, K. 2024/669, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama