İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/59 K.2025/254

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/59Karar2025/254Tarih18 Mart 2025Okuma10 dk · 2.080 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
18 Mart 2025
Esas no
2024/59
Karar no
2025/254
Dava
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Dava tarihi
23/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.080 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketle taşıma sözleşmesi neticesinde müvekkiline ait olan ... plakalı aracın 35.000,00-TL+KDV TL aylık kira bedeli ile kiralandığını, bu kiralama neticesinde hak edişlerinin davalı şirket tarafından ödenmediğini, 2022 yılı Temmuz ayı ödenmeyen kalan bakiye miktarının 3.300,00-TL, 2022 yıl Ağustos ayı ödenmeyen kalan bakiye miktarının 14.250,00-TL, 2022 yılı Eylül ayı ödenmeyen kalan bakiye miktarının 35.300,00-TL, 2022 yılı Ekim ayı ödenmeyen kalan bakiye miktarının 35.300,00-TL olduğunu, aylık kiralama bedel faturalarının davalı şirkete gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını,

davalı şirket tarafından ödenmesi gereken ancak 4 ay süresince ödenmeyen otoyol gider toplam bakiyesinin 5.366,00-TL olduğunu, meydana gelen ve aracının karıştığı trafik kazası nedeniyle, ... Ltd.

Şti. tarafindan yapılması gereken Kasko Sigortasının yapılmaması sonucunda, kaskodan karşılanması gereken masrafların karşılanmaması nedeniyle tahakkuk eden araç tamir ve aracımın çalışmadığı yevmiye kazanç kaybı giderinin 39.150,00-TL'lik masraf tutarının bulunduğunu ... telefon numarasını kullanan... isimli davalı şirket sorumlusu ile mesajlaşıldığını, davalı şirketin kusur ve masrafı kabul ettiğini ancak sonrasında ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, İzmir...

İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki takibin devamına, davalının itirazının kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacıdan alacağının bulunması nedeniyle davalı aleyhine Polatlı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davacının itirazı nedeiyle Polatlı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, görevsizlik kararı verildiği, müvekkili ile borçlu arasında cari hesap ilişkisi mevcut olup borçlu kendisine ait araç ile müvekkil şirket lehine taşıma yaptığı esnada müvekkili şirket aracılığı ile yaptığı yakıt alımları ve sair diğer masrafları ödemediğini ve cari hesap ilişkisinde bu şekilde borçlu hale geldiğini beyan etmekle, davanın reddine, davacı taraf tarafından kötüniyetli olarak ikame edilen icra takibi ve dava nedeni ile davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği miktarın %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1-Polatlı Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, 3-Polatlı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, 4-Davacıya ait ticaret sicil kayıtları, 5-Davacıya ait vergi kayıtları, 6-Davacıya ait esnaf kayıtları, 7-Davalı şirkete ait merkez ve şube adresleri ile ortak ve yetkililerini de gösterir ticaret sicil kayıtları, 8-Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası, 9-Sair deliller.

DAVA KONUSU

Açılan dava, taraflar arasındaki Taşıt Kira Sözleşmesine dair ilişki kapsamında, davacı tarafından davalı şirkete kiralandığı iddia edilen... plakalı aracın kira bedelinden ibaret hakedişlerinden kalan bakiye alacak ile sözleşme gereğince davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiği iddia edilen otoyol gideri bakiyesinden kaynaklanan alacak bedeli ve sözleşme gereğince davalı şirket tarafından yaptırılması gerektiği ancak yaptırılmadığı iddia edilen kasko sigortasının yaptırılmaması sebebiyle... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sebebiyle davacı tarafından karşılanmak zorunda kalınan tamir masrafları ile aracın çalışamadığı süre boyunca

kazanç kaybı bedelinden ibaret alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." şeklinde düzenlenmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).

İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.

Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.

Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.

Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.

Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.

İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ..., borçlunun ... olduğu, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 132.666,00-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.

Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı müzekkeresi ile dosyamız davalısı ... tarafından dosyamız davacısı ... adına açılan dava dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesinin talep edildiğinin mahkememize bildirildiği, mahkememizce birleştirme talebine muvafakat verilip verilmeyeceği hususu sorulmuş olup, ilgili dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesinde bir sakınca bulunmadığına ilişkin cevap verilmiştir.

Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Karar sayılı birleştirme kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin...Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği ve yeniden yargılama yapılması amacıyla gönderilmesi akabinde ... Esas sırasına kaydının yapıldığının mahkememize bildirildiği görülmüştür.

Davaların birleştirilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinde; ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.

Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.

Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.

Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.

İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.'' şeklinde düzenlenmiştir.

Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesinde ise; ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.'' hükmüne yer verilerek, birleştirme kararına karşı ancak esas hakkındaki hükümle birlikte istinaf ve temyiz yasa yollarına başvurulabileceği belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Polatlı Arabuluculuk Bürosunun... Dosya ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, Polatlı... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, davacıya ait ticaret sicil kayıtları, davacıya ait vergi kayıtları, davacıya ait esnaf kayıtları, davalı şirkete ait merkez ve şube adresleri ile ortak ve yetkililerini de gösterir ticaret sicil kayıtları, Ankara...

Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

Esas sayılı dava dosyası ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki Taşıt Kira Sözleşmesine dair ilişki kapsamında, davacı tarafından davalı şirkete kiralandığı iddia edilen... plakalı aracın kira bedelinden ibaret hakedişlerinden kalan bakiye alacak ile sözleşme gereğince davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiği iddia edilen otoyol gideri bakiyesinden kaynaklanan alacak bedeli ve sözleşme gereğince davalı şirket tarafından yaptırılması gerektiği ancak yaptırılmadığı iddia edilen kasko sigortasının yaptırılmaması sebebiyle...plakalı aracın karıştığı trafik kazası sebebiyle davacı

tarafından karşılanmak zorunda kalınan tamir masrafları ile aracın çalışamadığı süre boyunca kazanç kaybı bedelinden ibaret alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir ... İcra Dairesinin ...

Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 132.666,00-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, Ankara...

Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine muvafakat verilip verilmeyeceği hususunun sorulduğu, ilgili dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesinde bir sakınca bulunmadığına ilişkin cevap verildiği, Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Karar sayılı birleştirme kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin...

Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği ve yeniden yargılama yapılması amacıyla gönderilmesi akabinde ... Esas sırasına kaydının yapıldığı, davacı vekilinin mahkememiz dosyasının Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının açılış tarihinin 28/12/2023, mahkememiz dosyasının açılış tarihinin 23/01/2024 olduğu, iş bu dosya ile Ankara ...

Asliye Ticaret Mahkemesinin...

Esas sayılı dosyasının tarafları ile dava konusunun ve taleplerin aynı ve birbiri ile bağlantılı olduğu, yargılamalar sırasında yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek alacak borç bedeli miktarlarının birlikte değerlendirilmesi ve hüküm altına alınmasında hukuki yarar bulunduğu, buna göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166/4. maddesinde belirtilen şekilde davaların aynı nedenlerden doğduğu ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle davalar arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu,

davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve birbiri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca mahkememizi...Esas sayılı dosyasının Ankara.. Asliye Ticaret Mahkemesini...

Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesi uyarınca aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunan Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,

2-Mahkememizin...sayılı esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,

3-Yargılamaya Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine,

4-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/59, K. 2025/254, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Deliller
  6. Dava Konusu
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/59
Karar No
2025/254
Tarih
18 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/59 K.2025/55
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/59 K.2025/223
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/59 K.2025/433
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/60 K.2025/264
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/60 K.2025/163
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/60 K.2025/174

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.