KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/827 Esas
- Karar no
- 2024/602
- Dava
- İstirdat (TTK'nun 792. Maddesi Uyarınca Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/10/2024
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı mahkememize tevdi edilen dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin,... Şirketi sahibi...'la birlikte...
Futbol Kulübü Derneğine üye olduğunu, ... tarafından sahibi olduğu şirket adına düzenlenen ve müvekkili tarafından lehdar olarak imzalanan çeklerin, derneğin ihtiyaçları için ... ve ...’a verilmek üzere düzenlendiğini, müvekkili ile ...'ın, ...’ın Aydın’da bulunan ofisine birlikte gitmelerine rağmen...’ın çeklerle ilgili olarak protokol yapmak istememesi üzerine anlaşma sağlayamadıklarını, davaya konu çekleri kaybettiğini zanneden müvekkilinin, İzmir ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında henüz keşide tarihi gelmemiş olan çeklerle ilgili zayi nedeniyle iptal davası açtığını, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararının uygulandığı İzmir ....
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ihtiyati hacze ve takibe konu, keşideci imzası bulunmayan çekte müvekkilinin imzasından sonra tanımadığı ... ve ... imzalarının bulunduğunu ve çeki kötüniyetli bu kişinin ele geçirdiğini öğrendiğini, bu çekle ilgili İzmir ...
İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında takibin iptali istemli dava açıldığını, müvekkilinin, ...’la hiçbir hukuki ve ticari ilişkisinin bulunmadığını, kendisini tanımadığını, çeklerin gerçek ve meşru hamilinin müvekkili olduğunu, ...'ın çeklerin dernek ihtiyaçlarında kullanılmak ve dernek adına başkanı ...’a teslim edilmek üzere düzenlendiğine, cirolandığına dair ... ve ... ile aralarında birçok yazışma ve telefon görüşmesi olduğunu müvekkiline açıkladığını, davalının daha önce ... ve ...’la birlikte dernek üyesi olduğunun ortaya çıkması nedeniyle,
... ve ...’la bağlantılı ... tarafından kötüniyetli olarak çeklerin ele geçirildiğinin çok açık olduğunu, yargılama sırasında davalının, çeklerin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığını, yasal ve yetkili hamilinin müvekkili olduğunu bildiğini, çekleri tamamen bilinçli olarak kötüniyetle ele geçirdiğinin ortaya çıkacağını bildirmiş, davaya konu 10.09.2024 keşide tarihli ve 3.000.000,00-TL bedelli, 10.10.2024 keşide tarihli ve 4.000.000,00-TL bedelli ile 10.11.2024 keşide tarihli ve 3.000.000,00-TL bedelli çeklerin davalıdan istirdatı ile müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; TTK'nun 792.maddesinden kaynaklanan dava konusu çeklerin istirdatı istemine ilişkindir.
6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesinde; Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu düzenlenmiş, 28/03/2023 tarihli ve 7445 Sayılı Kanunun 31.maddesi ile istirdat davaları da TTK'nun 5/A maddesi kapsamına alınmıştır.
6235 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; davacının, arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/12/2023 tarih, ... ve ... karar sayılı ilamında zorunlu arabuluculuk yoluna tabi davalarda bu yola başvurmadan açılan davanın kanuni düzenlemeler gereği sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı dikkate alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davanın, istirdat davası niteliğinde olup, açıldığı tarih itibariyle TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartına tabidir. Anlaşamama son tutanağının dava dilekçesine ekli olarak sunulmadığı gibi dava dilekçesi içeriğinde zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiği ve sonuç alınamadığına ilişkin hiçbir açıklama yapılmamış, dava dilekçesine ekli olarak yalnız vekaletname örneği sunulmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 26/09/2024 günlü, ... esas ve ... karar sayılı ilamında; dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir beyanda bulunulmaması nedeniyle bir haftalık kesin süre verilmeksizin davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereği dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın dava açılmasının mümkün bulunmamasına rağmen dava dilekçesinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair bir açıklamaya yer verilmediği gibi dava dava dilekçesine ekli olarak son anlaşamama tutanağının sunulmadığı,
buna göre dava açılmasından önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığının açık ve anlaşılır olması karşısında dosyanın sürüncemede kalmaması ve davacı tarafın bir an önce yasal prosedüre uygun şekilde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurarak yasal haklarını kullanması ve usul ekonomisi ilkeleri uyarınca bir haftalık kesin süre verilmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesinin usul, yasa ve dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafın zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartını yerine getirmemiş olduğu, zorunlu arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte dava şartı olmadığı dikkate alınarak,
TTK'nun 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/827, K. 2024/602, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama