KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/902 Esas
- Karar no
- 2024/701
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)
- Dava tarihi
- 01/11/2024
Karar Metni
910 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kendini tanıtan ... adlı şahıs mal satma bahanesiyle 2 aylık çek tahsis ettiğini, vadesi 16 Kasım olan çeke (Çek No:...Bankası) tedbir koyulmasını talep ve dava etmiştir. Mahkememizce 06/11/2024 tarihli ara karar uyarınca davacıya HMK'nun 119 (1/ğ) maddesi uyarınca açık bir şekilde talep sonucunu bildiren dilekçesini dosyaya sunma konusunda ara kararın tebliğinden itibaren HMK'nun 119 (2) maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmiş olup davacı tarafından sunulan beyan dilekçesinde dava konusu çekten kaynaklı davalıya borçlu olmadığını belirterek çekin iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde yer alan.
"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmündeki "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibarelerinin, 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesinde yer alan;
''6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.'' hükmü çerçevesinde "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklinde değiştirildiği, yine aynı Kanunun Geçici 1. maddesinde;
''Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır.'' hükmüne yer verilerek, zorunlu arabuluculuk müessesesinin menfi tespit davaları için 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda ticari mahiyetteki menfi tespit ve istirdat davalarının da zorunlu arabuluculuk müessesesine tabi tutulduğu ve arabuluculuk başvurusu yapılmasının dava şartı olduğu kararlaştırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde yer alan.
"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmündeki "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibarelerinin, 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesinde yer alan;
''6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.'' hükmü çerçevesinde "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklinde değiştirildiği, yine aynı Kanunun Geçici 1. maddesinde;
''Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır.'' hükmüne yer verilerek, zorunlu arabuluculuk müessesesinin menfi tespit davaları için 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğinin kararlaştırıldığı, dava dosyası incelendiğinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslı mahkememize sunulmadığı gibi, dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğu hususunda herhangi bir beyan ve iddianın da bulunmadığı,
belirtilen gerekçeler dahilinde dava açılırken zorunlu dava şartının yerine getirilmediği, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafından zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi talep açısından zorunlu arabuluculuk dava şartına başvurulmadığı anlaşılmakla, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/902, K. 2024/701, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama