KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Esas no
- 2024/929 Esas
- Karar no
- 2025/246
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/11/2024
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun verdiği sipariş neticesinde 55 cm boyunda 1 adet Pirinç Atatürk Büstü, 30 cm boyunda 1 adet Pirinç Atatürk İmzası, 5 cm boyunda 39 adet Pirinç Harf yapıldığını, müvekkili firma tarafından yapılan bu ürünlerin davalı borçluya teslim edildiğini, 24.09.2024 tarihinde e-arşiv fatura olarak faturasının keşide edildiğini ancak davalı borçlu tarafından müvekkiline yapılan iş/hizmetin karşılığında ödeme yapılmadığını, yasal süresi içerisinde davalı borçluya tebliğ edilen faturaya herhangi bir itiraz edilmediğini, müvekkilinin defalarca davalı ile borçtan kaynaklı iletişim kurmaya,
yaptığı işin karşılığı olan ücereti tahsil etmeye çalıştığını ancak herhangi bir cevap bulamadığı için yasal yollara gitme zarureti doğduğunu, bu sebeple İzmir ...İcra Müd. ... takip numaralı dosyası ile 11.10.2024 tarihinde icra takibine girişildiğini, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesine binaen davalı borçlunun 16.10.2024 tarihinde haksız olarak borca itiraz ettiğini belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına ve icra dosyasındaki gibi fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faize hükmedilmesine, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı tarafta yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 2004 sayılı İİK 67.maddesine göre açılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ödetilmesi istemine ilişkindir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1), Kooperatifler Kanunu'nun 99, İİK'nun 154, Finansal Kiralama Kanunu'nun 31, Ticari İşletme Lehine Kanunu'nun 22. maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur.
Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır.
6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir.
Davanın, mutlak ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle, yalnız nispi ticari dava niteliğinde olması halinde asliye ticaret mahkemesinde, ticari dava olarak görülmesi mümkündür. Uyuşmazlığın, nispi ticari dava olarak görülebilmesi için, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşullarının bir arada bulunması zorunludur.
Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında; davacı...r'in 2. sınıf mükelleflerin kullandığı işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Buna göre davacının işletme hesabına göre defter tutan ikinci sınıf tüccar olduğu görülmektedir. İkinci sınıf tüccar, tacir sayılmamaktadır. Davalının tacir olmaması nedeni ile eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmüştür.
Somut olayda, davacının İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir ... İcra Dairesinin...
Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 33.416,50-TL asıl alacak ve 331,65-TL faiz bedeli olmak üzere toplam 33.748,15-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davalının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davacının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davacının işletmesi ile ilgili olup olmadığı,
davacının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davacının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, esnaf siciline de kayıtlı olmadığı,
davacının 2. sınıf mükelleflerin kullandığı işletme hesabına göre defter tuttuğunun mahkememize bildirildiği, açıklanan hususlar dolayısıyla davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, davacının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı,
taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/929, K. 2025/246, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama