KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/106 Esas
- Karar no
- 2024/105
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/07/2016
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kötü niyete dayalı olarak .... Sınıfta davalı şirket adına tescillenmiş olan... nolu "...", ... nolu "...", ... nolu "..." ibareli markaların hükümsüzlüğünü, sicilden terkin edilmesini, markaların tescilinden doğan hakların devir, satış, lisans, rehin, teminat işlemlerine konu edilmesinin ve sicile tescilin tedbiren önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Taraflarından ilk derece mahkemesine verilen dilekçe ile davacı yanın istinaf başvurusunun reddine yönelik talep, hak ve açıklamalarının saklı kalmak kaydı ile davacı yanın haksız ve kötüniyetli istinaf başvurusuna yanıtları şu şekildedir; kesin hükme karşı istinaf başvurusunda bulunulamaz.
1. hmk.m.341/1 hükmü gereğince ancak ilk derece mahkemeleri tarafından verilen nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir olduğunu, oysaki davacılar, yukarıda numarası verilen ilk derece mahkeme dosyası ile müvekkilinin şirketi aleyhine hükümsüzlük davasından vekillerine verdikleri özel yetkili vekaletname ile ve bütün hukuki sonuçları ile birlikte kayıtsız şartsız feragat etmiş olduğunu ve ilk derece mahkemesi de davanın feragat nedeni ile reddine karar vermiş olduğunu, 3. hmk.m.311 gereğince feragat kesin hüküm sonucu doğurmuş olduğunu, müvekkilinin şirketi bakımından kesin hüküm nedeni ile usulü müktesep hak oluşmuş olduğunu,
bu kazanılmış hakkın ortadan kaldırılması, tartışmaya açılması veya aleyhine istinaf yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığını, örneğin dilekçelerinin ekinde sunulan yargıtay hukuk genel kurulu kararları uyarınca da (kagk. 30/03/2016, ...-...-.... 15/10/2014, ...-...-....
26/03/2014; ...-...-...) bu kesin hükmün temyiz veya istinaf incelemesine tabi tutulması hukuken mümkün olmadığını, feragat nedeni ile yargıtay hukuk genel kurulunca temyiz incelemesi dahi yapılamazken kesin hükme karşı istinaf yoluna başvurulabilmesi düşünülemez olduğunu, yargıtay hukuk genel kurulu kararları ortada iken davacı tarafından istinaf dilekçesine sununla bazı daire kararlarına üstünlük tanınması beklenemez olduğunu, davacı şirketlerinin feragat yönündeki irade beyanı son derece açık, net ve kesin olduğunu, hmk.m.309 vd. maddelerde yer alan koşulları içermekte olduğunu,
bununla birlikte feragat beyanın dosyaya ibraz eden vekilin vekaletnamesinde de davadan feragat yetkisi bulunmakta olduğunu, ayrıca vekaletnamede bu davadan feragat edilmesine yönelik özel yetkide mevcut olduğunu, vekaletnameyi bizzat tanzim eden kişi davacı keskinoğlu a.ş. şirketler grubunun yönetim kurulu başkanı ...'dur ve bu kişinin davacı şirketleri tek başına temsil ve ilzama yetkili olduğunu gösteren imza sirkülerleri avukatlık vekaletnamesi ekinde yer almakta olduğunu,
kaldı ki dosyaya verilen feragat dilekçesinden ve vekaletnamede yer alan beyanlardan işbu davanın şirkette hisse sahibi olan bazı kişilerce şirket yönetim kurulu veya ortaklar kurulu kararı olmaksızın tamamen kendi şahsi menfaatleri ve indi kararları ile açıldığıda görülmekte olduğunu, 5. davacının davadan feragat şeklindeki irade beyanı açıkça ortada iken bir başka vekilin çıkıp, bu beyanın aksine bir takım asılsız, gerçekdışı ve hukuka aykırı beyan ve iddialarla kesin hükme karşı istinaf yoluna başvurması hukuka ve hmk'nın emredici hükümlerine aykırı olduğunu,
davacı şirketler türkiye'nin en büyük ilk 50 sanayi kuruluşu içinde yer almakta ve dünyanın dört bir yanına ihracat gerçekleştirmekte olduğunu, hal böyle iken böylesine büyük bir sanayi kuruluşunun iradesinin hata, hile veya ikrahla sakatlandığını ileri sürmek veya irade bozukluğu sebebi ile feragat beyanının geçersizliğini iddia etmek abesle iştigal olduğunu, bu iddiaların bu davada istinaf yolu ile ileri sürülmeside hukuken mümkün olmadığını, beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, tecavüz fiillerinin durdurulması, önlenmesi, istemli tespiti talebine ilişkindir.
Davacı vekili 04/06/2024 tarihli dilekçesi ile dosyadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 04/06/2024 tarihli dilekçe ile feragati kabul ettiklerini ve davacı yandan herhangi bir vekalet ücreti ile yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Dosyada yapılan incelemede; davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Feragat davaya son veren taraf işlemlerindendir ve karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne de bağlı değildir. HMK 307-312 madde hükümleri uyarınca davacının beyanına bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/106, K. 2024/105, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama