KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/171 Esas
- Karar no
- 2024/122
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/11/2022
Karar Metni
1.241 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili tarafından 25/11/2022 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket adına ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... ,..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... numaralar ile tescilli "..." şeklindeki markalarına davalı tarafça tecavüzde bulunulup bulunulmadığı, bu kapsamda tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, davalının ticaret ünvanının terkini ve davalı tarafça kullanıldığı iddia edilen ..., ..., ...,..., ... şeklindeki alan adlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının markasının tanınmış marka niteliğini haiz olmadığını, tescil sahibi olduğu nice sınıflarında marka kullanımı olmaması kullanmama def'ini sunarak, tarafların hitap ettikleri sektör ve tüketici kitlesinin farklı olduğunu, taraf markaları arasında haksız rekabete yol açacak iltibas olmadığı hususları da gözetilerek davacının tedbir talebinin ve davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Davacının tescilli markalarında "..." markalarının davalı tarafça ihlalde bulunup bulunmadığı ihlalin tespiti, durdurulması, önlenmesi davalının ticaret unvanındaki bu ibarenin terkinine ilişkin davanın haklı yerinde bir talep olup olmadığı hususlarında yapılan yargılaması yapılmış olup;
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu yürürlükte olup, söz konusu kanunun ilgili maddelerinin incelemesi gerekmektedir: 6769 sayılı Kanunun 4. Maddesi Marka kavramını açıklamaktadır: “Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir”.
Markaların tescil zorunluluğu olmamakla birlikte tescil edildikleri zaman daha geniş ve güçlü bir koruma elde etmektedirler. Marka tescili, sahibine, markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzer mal veya hizmetlerle ilgili olarak karıştırılma ihtimali olan, tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin izinsiz kullanımını önleme hakkını vermektedir.
Başkasına ait bir markanın aynısının kullanılması durumunda markanın taklidi (iktibas), halk tarafından karıştırılmaya neden olacak kadar benzerinin kullanılması durumunda iltibas söz konusu olmaktadır. İltibas hali için aranan “ karıştırılmaya neden olacak kadar benzer” ifadesindeki karıştırma, ortalama tüketici konunun uzmanı olmayan, ancak iyi bilgilenmiş, makul gözlem yapabilen kişiler) için görsel, işitsel, kavramsal benzerliklerdir.
Görsel benzerlik markanın ilk bakışta ortaya çıkan benzerliğidir. Şekil, harf, resimlerin biçimleri ve konumlandırılmaları bu kapsamdadır. İşitsel benzerlik telaffuzun kulakta bıraktığı benzerliktir. Kavramsal benzerlik ise işaretin zihinde doğurduğu karıştırılma riskidir. Ortalama tüketici markalar konusunda görsel, işitsel, kavramsal algısını oluştururken iki markayı yan yana koyup incelemez, genel izlenimi akılda kalan kaba özettir.
Ortalama tüketici marka ve işareti birbirinden ayırt etmesine rağmen benzerlikleri nedeni ile markalar arasında bağlantı olduğu konusunda yanlış bir kanıya kapıldığı durumlarda durumu vardır.
Yukarıda bahse edilen ortalama tüketici kavramı günlük tüketim malları için aranmaktadır.
Ancak dar pazarlara özgü mallar bakımından bilinçli ve dikkatli tüketici algısının irdelenmesi gerekmekte olup, bu tarz malları tüketen kesim daha bilinçli olup bu şekilde değişebilmektedir. ( Bir ilacın sağlık sektöründe doktor ve eczacı gibi bilinçli tüketici için algısı farklıdır). nice sınıflandırma sistemi nıce sınıflandırması, bir mal veya hizmetin tanımlanmasını ve gruplandırılmasını sağlayan, toplam 45 sınıftan oluşan bir sistemdir.
Bu sınıflardan 34 adedi mallara, kalan 11 adedi ise hizmetlere aittir. ... sınıflandırmasına ait sınıf numaralarının malların ve hizmetlerin benzerliğine ilişkin bir etkisi bulunmamaktadır ve malların , hizmetlerin aynı sınıf içerisinde yer almaları nedeniyle benzer mallar / hizmetler olarak kabul edilmeleri, farklı sınıflarda yer almaları nedeniyle benzer nitelikte olmayan mallar, hizmetler olarak nitelendirilmeleri mümkün değildir.
Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan Uluslararası Nice Protokolü kapsamında ...tarafından hazırlanan Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına dair Tebliğ lerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Bu anlamda ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.
Tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin ilişkilendirilebilecek — olup — olmadıklarının değerlendirilmesinde özellikle; her iki grup malların aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir”.
Markaların tescil zorunluluğu olmamakla birlikte tescil edildikleri zaman daha geniş ve güçlü bir koruma elde etmektedirler. Marka tescili, sahibine, markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzer mal veya hizmetlerle ilgili olarak karıştırılma ihtimali olan, tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin izinsiz kullanımını önleme hakkını vermektedir.
Başkasına ait bir markanın aynısının kullanılması durumunda markanın taklidi (iktibas), halk tarafından karıştırılmaya neden olacak kadar benzerinin kullanılması durumunda iltibas söz konusu olmaktadır. İltibas hali için aranan “ karıştırılmaya neden olacak kadar benzer” ifadesindeki karıştırma, ortalama tüketici konunun uzmanı olmayan, ancak iyi bilgilenmiş, makul gözlem yapabilen kişiler) için görsel, işitsel, kavramsal benzerliklerdir.
Görsel benzerlik markanın ilk bakışta ortaya çıkan benzerliğidir. Şekil, harf, resimlerin biçimleri ve konumlandırılmaları bu kapsamdadır. İşitsel benzerlik telaffuzun kulakta bıraktığı benzerliktir. Kavramsal benzerlik ise işaretin zihinde doğurduğu karıştırılma riskidir. Ortalama tüketici markalar konusunda görsel, işitsel, kavramsal algısını oluştururken iki markayı yan yana koyup incelemez, genel izlenimi akılda kalan kaba özettir.
Ortalama tüketici marka ve işareti birbirinden ayırt etmesine rağmen benzerlikleri nedeni ile markalar arasında bağlantı olduğu konusunda yanlış bir kanıya kapıldığı durumlarda urumu vardır. Karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesi sırasında malların benzerliği birbirlerine karşılıklı bağımlılık içinde göz önüne alınmalıdır.
Gerçekten de ile tarafın mal ve hizmetleri arasındaki düşük düzeyli benzerlik, işaretleri arasındaki ileri düzeydeki benzerlikle dengelenebilecek , birbirleri ile ikame olabilecektir.
Somut olayda.
Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevap yazısında da anlaşılacağı üzere davalı şirketin faaliyet konusunun bilgisiyar, yazılım, bilgi teknolijileri, siber güvenlik, adli bilişim, reklamcılık vesair alanında olduğu internet sitesi incelendiğinde sanal para üretimi yapılan yazılım programı hizmeti verdiği davacıya ait markalarınınsa tescilli 36 adet markasının olduğu davacı markaları ve fiili kullanımının tekstil satışı üzerinde olduğu hitap ettiği tüketici kesiminin ise ortalama tüketiciler olduğu davalının ise borsada kripto para yazılım işiyle iştigal eden tüketici kesim çevresinin ise bilinçli araştıran kesim olduğu davacı ve davalının hitap
ettikleri hem sektör hem tüketici kitlesinin farklı olduğu davalının kullanımları olan "... ..., ..., ..., ... şeklindeki kullanımlarında yazılım ve indikatör ibarelerinin davacının markasıyla karıştırmaya teşkil etmediği gibi haksız rekabete ilişkin yasal şartların oluşmadığı, davacının tescilli markalarının tanınmışlık düzeyde olduğuna ilişkin iddiası bakımından ise markanın herkesçe bilinme dikkate alınma toplumun önemli bir kesiminde belirli bir mal hizmetine ilişkin olarak gerekli çağrışımı yapabilmesi en azından o markaların kullanıldığı emtiaları tüketen orta düzeyde alıcılar açısından tanınması,
emtianın söylendiğinde haklı markanın gelmesi ait olduğu sektörde iyi bilinen ve geniş bir dağıtım pazarlama ağına sahip olması gerekmekte olup, davacının bu markalarının bu kriterlerde olmayıp tanınmış düzeyde olmadığı dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmış olup davacının davasının reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/171, K. 2024/122, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama