KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Esas no
- 2023/124 Esas
- Karar no
- 2024/39
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/08/2023
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkil ... Araç Kiralama Otomotiv Sanayi ve Tic. Ltd.
Şti.in 2019 yılından beri İzmir'de her türlü motorlu taşıt ticareti, ithalat ve ihracatı, kiralama, bakım, tamir vb. hizmetleri sunduğunu, müvekkili Şirket, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde “...” ibareli markasını 39. Sınıfta ... başvuru numarasıyla 24.02.2021 tarihinde, “...” ibareli markasını 35. ve 37. Sınıflarda 05.07.2022 tarihinde ... başvuru numarasıyla kendi adına tescil ettirdiğini, davalı tarafın müvekkilin markası ile birebir aynı olan “...” ibareli markayı 21.02.2022 tarihinde müvekkille aynı mal/hizmet sınıfı olan 35. Sınıfta kendi adına tescil edilmesi için marka başvurusunda bulunmuş ve ... başvuru numaralı marka,
başvurudan haberdar olmayan müvekkil tarafça süresi içerisinde itirazda bulunulmadığından haksız şekilde tescil edildiğini, davalıya ait uyuşmazlık konusu marka emtialarının tamamının müvekkili şirketin ticari faaliyet alanları ile ilişkilendirilebilir durumda olduğunu, müvekkilinin dava konusu markanın gerçek hak sahibi olup davalı adına markanın tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin "...
ARAÇ KİRALAMA OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" ticaret unvanı ile davalının markasını tescil ettirdiği tarihten çok daha önce ticari faaliyetine başladığı açıkça görülmekte olduğunu, müvekkili şirketin başlı başına ticaret unvanına dayalı üstün hak sahibi olduğunu, 2019 yılından beri müvekkil “...” ibareli markası altında gerek sosyal medya üzerinden gerekse de internet satış sitesi olan "sahibinden.com" sitesi üzerinden her türlü motorlu taşıt ticareti, ithalat ve ihracatı, kiralama vb. hizmetler sunarak,
yoğun emek ve yatırımlar sonucunda ticari tanınmışlık elde ettiğini, dava konusu markanını müvekkilinin markasıyla aynı olup iltibas oluşturduğunu, davalı tarafından yapılan marka tescilinin kötü niyetli olduğunu belirterek davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; markanın hükümsüzlüğü davası bakımından yetkili mahkeme marka sahibinin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, dolayısıyla işbu dava bakımından yetkili mahkeme, müvekkilin yerleşim yeri mahkemesi olan istanbul anadolu mahkemeleri olduğunu, haksız hükümsüzlük talebine dayalı iddialar maddi gerçeklikten tamamen uzak olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresini kullanımı ve markasının tescil tarihi davacıdan çok daha öncesine dayanmakta olduğunu bu ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin “...” markasının 35. sınıftaki tescili,
davacının 35. sınıftaki dayanak markasından önceki tarihli olduğundan iltibas şartlarının oluşmadığını, müvekkili adına tescilli markanın kötü niyetle tescil edildiğini ispat yükü davacıda olup davacı soyut ithamlardan başka ispata yarar hiçbir somut bilgi veya belge sunamadığını, davacının SMK’nın 6. Maddesinin 9. Fıkrasına dayalı iddialarının da mesnetsiz ve geçersiz olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın yetkiyi düzenleyen 5 ve devamı maddelerinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu açıkça belirtilmiştir. Yine konuya ilişkin 6769 sayılı SMK'nın 156/5 maddesinde 3. Kişiler tarafından Sınai Mülkiyet Hakkı sahibine açılacak davalarda yetkili mahkemenin davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu açıkça düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 19/2-3-4.
Maddelerinde yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi bildirmesi gerektiği, mahkemece de yetkisizlik kararında yetkili mahkemenin gösterilmesi gerektiği, yetkinin kesin olmadığı davalarda davalı tarafça süresinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmadığı takdirde davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği hususları açıkça düzenlenmiştir.
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davalının yerleşim yerinin ... ilçesi olduğu, davalının cevap dilekçesi ile birlikte, yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun bir şekilde yetki itirazında bulunduğu, itiraza ilişkin dilekçede yetkili mahkemeyi belirttiği, 6769 sayılı SMK 156/5 ve 6100 Sayılı HMK 6. Maddeleri gereğince huzurdaki davada mahkememizin yetkisiz olduğu, yetkili mahkemenin davalının, dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı tarafın yetki itirazının kabulüne, mahkememizin yetkisizliğine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır.
Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/124, K. 2024/39, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama