KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/686
- Karar No
- 2022/104
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2022
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 20/10/2020
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/02/2022
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili tarafından davalı ... borçlusu ... Okul Gereçleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine genel kredi ve teminat sözleşmelerine istinaden kredi hesaplarının açıldığını ve kredilerinin kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kapatılarak davalı borçluya Beyoğlu ...
Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, belirtilen ihtarname ile 30.720,98 TL tutarındaki alacağın ödenmesinin ihtar edildiğini ancak müspet bir netice alınamadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Kayseri ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanılarak nakit alacakların ödenmesinin talep edildiğini, davalının kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz ettiğini icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlunun itirazlarının yerinde olmadığını, davalının hiçbir gerekçeye dayanmayan itirazının haksız ve yersiz olduğunu, icra takibinde talep edilen faiz tutarının ve faiz oranının sözleşme hükümlerine usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili bankanın gayrinakit alacaklar için nakden depo talep etmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu,
dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını ileri sürerek; davanın kabulü ile, davalı borçlunun Kayseri ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket aleyhine haksız açılmış olunan iş bu davayı kabul etmediklerini, davanın niteliği ve nevi gereği görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunun, iş bu davanın esasına girilmeksizin usul bakımından reddi ile görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Kayseri ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış ise de takibe konu ödeme emrinde borcun sebebi olarak tarihsiz ve başkaca hiçbir bilgi içermeyen ihtarname ve kredi sözleşmelerine dayanıldığını, icra takibin yasaya ve usule uygun olmadığını, bahse konu hesap ihtarnamelerinin yasaya ve usule uygun olmayıp, tebliğinin de Tebligat Kanunu'na aykırı olduğunu savunarak davanın reddi ile, müvekkili lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı taraf dava dilekçesiyle, davalı ... Okul Gerekçeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş firması ile genel kredi sözleşmesi imzaladıklarını, davalının kredi kartı kullanıldığını ve borcun ödenmediğinden bahisle itirazın iptali dilemiştir.
Davalı ise mahkemenin görevsiz olduğunu, icra takibinin usul ve yasaya uygun olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya konu Kayseri ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelmede; alacaklısının mahkememize ait işbu dava davacısı banka borçlularının yine mahkememize ait işbu dava davalı olduğu, alacaklı tarafından borçlular aleyhine toplam 32.331,10 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiği, davalı süresinde ile itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında temin edilen belgelerde davacı ile davalı firma ile 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzaladıkları, sözleşme tarihinin ... olduğu, davacının genel kredi sözleşmesi bünyesinde 80.000,00 TL limitli ticari kredi kartı talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olması sebebiyle görev itirazı yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
İİK'nun 68/b maddesi “Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davalıya çıkarılan noter kat ihtarında borçluya 1 günlük süre verilmiştir, kat ihtarnamesinin ... tarihinde tebliğ edildiği ve araya hafta sonu girmesi sebebiyle temerrüt tarihinin ... olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu alacağın dayanağı 2025 tarihli genel kredi sözleşmesi ve ticari kredi kartı kullanıma dair sözleşmesidir.
Kullanılan kredi kartı nedeniyle davalının borcunu hesap edilmesi amacıyla bankacı bilirkişiden rapor alınmış, alınan rapordaki hesaplama sözleşmeye ve kanuna uygun olduğu, kredi kartı için ise 31,80 oranındaki temerrüd faizinin kanuna ve mevzuata uygun olması karşısımda karşısında bilirkişi raporundan belirlenen rapor uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce kabul kararı verilen miktar banka kayıtlarında ve yapılan sözleşmeler uyarınca bilebilecek durumda iken takibe itiraz etmiş olduğundan hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Anılan gerekçelerle icra inkar tazminatı uygundur. Mahkememizce yukarıda tüm yönleriyle açıklanan gerekçelerle YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA hüküm tesis edilmiştir.
İzah edilen nedenlerle mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/686, K. 2022/104, 3 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama