KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi İflas İdare
- Esas No
- 2022/997
- Karar No
- 2023/144
- Karar tarihi
- 9 Mart 2023
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Memurları
- Av. ... - ***
Karar Metni
1.004 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
: Av. ... - : Av. ... - ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin Kayseri ilinde faaliyet gösteren davalı kooperatife üye iken üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini 2010 yılında çıkarılan kesin maliyet hesaplamasındaki bedelin %10'luk risk payını da ödediğini, istifa dilekçesi vererek davalı kooperatifle ibralaştığını ve ilişiğini kestiğini, müvekkilinin maliyet hesap borcunu ödeyip tapusunu aldığı halde davalı kooperatifçe ek maliyet, maliyetin revizyonu maliyetin güncellenmesi adı altında senelerce taciz edildiğini, sürekli davalı kooperatif tarafından maliyet bedeli çıkarılıp müvekkil ve müvekkilinin durumunda olanlardan muhtelif taleplerde bulunulduğunu,
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyalarında anılan alacaklar için ilamsız icra takibi başlatıldığını, takiplere itiraz edilerek takiplerin durdurulduğunu, ... esas sayılı dosyadaki itirazın iptali için dava açıldığını, davanın onanarak kesinleştiğini, ... tarihinde yayınlanan Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. Madde ile müvekkilinin kooperatife bir borcunun kalmadığını ileri sürerek;
müvekkilinin davalı kooperatife hiçbir borcunun olmadığının tespitine, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin sonlandırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yalnızca Kayseri iline özgü düzenlenmiş kanun hükmünün hukuka aykırı olduğunu, mahkemece somut norm denetimi itiraz yolunun uygulanması gerektiğini, Anayasa'nın 10. Maddesi'ne göre hukuksal eşitliğin söz konusu olduğunu, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasına, topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesinin önüne geçirdiğini, müflis kooperatifin etaplar halinde yapılmadığını, ilgili kanun maddesinin S.S. *** Yapı Kooperatifi hakkında uygulanamayacağını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri 500 Bin TL'nin altında olması nedeniyle 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava, davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespiti ve fazladan ödediğini iddia ettiği bedellerin istirdadına ilişkindir.
Eldeki dava; ... tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.
Anayasa Mahkemesi *** karar sayılı ilamında; "*** sayılı Kooperatifler Kanunu'na *** tarihli ve 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin birinci fikrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan kısmının *** tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince oy birliği ile iptaline" karar vermiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 138. maddesinde; "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler."
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. Maddesinde; "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30.maddesinde;" Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." denilmektedir.
Davanın yasal dayağı iptal edildiğinden kanuni dayanaksız davanın reddine karar verilmiştir. Somut dosyada görüldüğü üzere kanun koyucunun bir tasarrufunun (kanun) anayasaya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesi tarafından kanunun iptal edilmesi nedeniyle gerçekleşmişse her iki tarafa da kusur izafe edecek bir durum söz konusu olamayacağından Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen ana ilke ve TMK’nın 4 maddesinde yer alan “ Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir” hükmü gereğince hakimin her bir tarafın yaptığı yargılama giderini kendi üzerinde bırakması keza tarafların leh ve aleyhine vekalet ücretine hükmetmesi hakkaniyete daha uygun düşecektir.
Öte yandan dava tarihindeki haklılık durumunun araştırılması bazen işin esasına yeniden girmeyi gerekli kıldığından, yargılamayı tekrar başa saracağı ve uzun süre derdest tutmak gibi arzu edilmeyen sonuçlar doğurur ki, bu durum HMK’nın 30. maddesinde “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür”. şeklinde tarif edilen usul ekonomisi ilkesine de uygun düşmeyecektir.
Yasama organının çıkardığı Kanun'un Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle konusuz kalan davada yargılama giderlerinden sorumluluk ideal(tabi) hukuk açısından devlete ait ise de mer'i hukuk sistememizde bu yönde düzenleme bulunmamaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin *** karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiğinden karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/997, K. 2023/144, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama