KÜNYE
T.C. Kayseri
- Mercii
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1148
- Karar No
- 2025/234
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- *** [25949-56679-29508] UETS
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ***
- Vekili
- Av. ***
Karar Metni
1.545 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
Av. Av.
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine davalı şahıs tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, yapılan takipte davalı tarafın takibe konu alacaklarının kesinlikle hiç bir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkili şirkete yapılan ödemelerin tamamı karşılığında malın davalı tarafa gönderildiğini belirterek davanın kabulüne, icra dosyasındaki takibin durdurulmasına, müvekkili şirketin davacıya borçlu olmadığının tespitine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımı ve süre yönünden reddini talep ettiklerini, bu ticari ilişkide müvekkilinin davacı taraftan hali hazırda ( tarafınıza verilen çekler + banka kanalıyla ödenen tutarlar + iade vb nedenlerle kesilen faturalar) - ( gelen faturalar) işlemleri arasındaki fark olan 82.182.11 TL(asıl alacak ) alacağı bulunduğunu,
davacı tarafça ödeme yapılmadığı için Samsun 4. Noterliği'nin 08935 yevmiye numaralı ve 18/07/2023 tarihli ihtar çekilerek kalan bakiye alacağı olan 82.182,11-TL'nin son ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesi aksi halde yasal yollara başvuracaklarının ihtar edildiğini, borçlunun iddialarının asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek öncelikle davanın reddine, kötü niyetli borçlu-davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ... AVM, ... Tekstil ve İhtiyaç Mad. San. Ve Tic. Ltd. Şti, borçlusunun ... Mobilya Tekstil İnş. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, toplam 83.200,38-TL üzerinden takibin başlatıldığı görülmüştür.
Kayseri Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve Samsun Gaziler Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu faturaların davacı ve davalı tarafından bilanço alım (BA) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, gelen yazı cevaplarıyla Form Ba ve Form Bs Beyannamelerinin gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. ... 03/08/2024 tarihli raporunda özetle;
1. Davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların tamamı davalıda kayıtlı olup taraf defterleri davacının davalıya düzenlediği faturalar yönünden birbirini teyit ettiği, benzer şekilde davalının davacıya düzenlemiş olduğu tüm faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlıdır ve birbirini teyit ettiğini, sadece AAA2020...316 ve AAA2020...400 numaralı faturaların davacıda kayıtlı gözüktüğünü, ancak davalıda kayıtlı olduğunun tespit edilemediği, davalıda kayıtlı olmadığı için davacı borcuna eklenmediğini,
2. Davalının davacıya yaptığı banka havaleleri rapor içinde belirtilmiş olup hem taraf kayıtları ile hem banka dekontları ile ispatlı durumda olduğunu, benzer şekilde davacının davalıya göndermiş olduğu banka havaleleri hem taraf kayıtları ile hem banka dekontları ile ispatlı durumda olduğunu,
3. Davalının davacıya vermiş olduğu tüm çeklerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup bu hususta taraf defterleri birbirini teyit ettiğini,
4.Davacının davalıya 82.182,12 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini,
5.Davacının davalıya borçlu olmadığına yönelik iddiası bakımından rapor ekinde yer alan tablolarda bulunan faturalar ve davalıya yapılan ödemelerin dışında başka fatura ve ödeme iddiası varsa buna ilişkin belgeleri sunması gerektiğini bildirir yönde rapor sunulmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı görülmekle davacı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, davacı vekilinin 12/12/2024 tarihli dilekçe ile yemin metni sunduğu, 26/12/2024 tarihli dilekçe ile şirket yetkisinin ... olduğunu ve adresinin Samsun olduğunu, talimat yazılmasını talep ettiği, mahkememizin 27/12/2024 tarihli ara kararı ile davalı şirket yetkilisi ...'nun yemin beyanının alınması için talimat yazılmasına karar verildiği, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/3 Talimat sayılı dosyası ile davalı şirket yetkilisi ...'nun yemin beyanının alındığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Tarafların anlaşamadıkları noktaların davacının dava konusu çekten dolayı borcu olup olmadığı, davalının edimlerini yerine getirip getirmediği, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasından dolayı davacının borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlık Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası sebebiyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Karşı tarafın, iddianın gerçek olmadığı konusunda delil sunması ispat yükünü üzerine aldığı sonucunu doğurmaz (HMK m.191).
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Nitekim kanun koyucu HMK’nun 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerinin senetle ispatını zorunlu kılmış olup bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri bir delille ispatı mümkün olmayacaktır.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Aynı ilkeler, HGK'nun 17/12/2003 gün ve 2003/19-781 Esas ve 2003/768 Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201. maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü düzenlenmiştir. Senede karşı ileri sürülen hukukî işlemlerin senetle ispatı zorunludur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukukî işlemler, ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.
Taraflar arasında söz konusu sözleşmenin karşılıklı olarak edimlerinin yerine getirilip getirilmediği, bu sözleşme kapsamında ticari defterlerde kayıt bulunup bulunmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılabilmesi amacıyla davacı ve davalıya ticari defterlerini sunmaları için 2 haftalık kesin süre verildiği anlaşılmaktadır.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. ...
03/08/2024 tarihli raporunda özetle;Davacının davalıya 82.182,12 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı görülmekle davacı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, davacı vekilinin 12/12/2024 tarihli dilekçe ile yemin metni sunduğu,
26/12/2024 tarihli dilekçe ile şirket yetkisinin ... olduğunu ve adresinin Samsun olduğunu, talimat yazılmasını talep ettiği, mahkememizin 27/12/2024 tarihli ara kararı ile davalı şirket yetkilisi ...'nun yemin beyanının alınması için talimat yazılmasına karar verildiği, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/3 Talimat sayılı dosyası ile davalı şirket yetkilisi ...'nun yemin beyanının alındığı, davacı tarafça ispat edilemeyen menfi tespit davasının reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Katip *** e-imzalıdır Hakim *** · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1148, K. 2025/234, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama