KÜNYE
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/125
- Karar No
- 2024/749
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas -***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
2.521 kelime·13 dk okuma·11 bölüm
Av.
DAVALI : ***
VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVA
İtirazın İptali (İş Yeri Sigorta Poliçesinden Kaynaklı Rücu)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili sigorta şirketinin davalıdan alacağını teminen davalı/borçlu aleyhine Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takip başlattığını, davalı kurumun haksız ve kötü niyetli bir şekilde borca itiraz ettiğini, itirazı üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, dava dışı ...'a ait olan, Köşk Mahallesi Mustafa Şimşek Bulvarı üzerinde betonarme karkas sistemde bodrum + zemin kat olarak inşa edilen 38/B nolu iş yerinin, müvekkili sigorta şirketince ... numaralı sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, 18.03.2021 tarihinde, müvekkili şirketin sigortalısı dava dışı ...'a ait olan iş yerine, iş yerinin bulunduğu binadan sızan suların sirayet etmesi sonucu maddi hasar meydana geldiğini,
sigortalı iş yerinin bulunduğu binaya ait olan ana temiz su tesisatının patlaması neticesinde sızan suya bağlı olarak iş yeri alt kat alçıpan duvar yüzeyinde ve parkelerinde hasar meydana geldiği ifade edildiğini, bu zararın sonucu olarak müvekkili sigorta şirketin, zarar gören sigortalısına, ekspertiz raporunda tespit edilen zarar miktarını 8.315,68 TL ödeme yapmak suretiyle, sigortalının zararını tazmin ettiğini, zararın rücu edilmesi için yapılan araştırmalar ve görüşmeler sonucunda, zararın meydana gelmesinde KASKİ'nin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, zararın meydana geldiği tarihte, KASKİ,
yapmış olduğu kanalizasyon çalışmaları sırasında, kusurlu olarak binanın su tesisatının patlamasına sebep olduğunu sonrasında, müvekkili şirketin, KASKİ'nin kusurundan kaynaklanan ve tazmin etmek zorunda kaldığı zararı, kusurlu kuruma rücu etmek adına Kayseri Genel İcra Dairesi ...
E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından söz konusu takibe hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, Kayseri Arabuluculuk Bürosu *** dosya numaralı arabuluculuk toplantıları gerçekleştirildiğini, anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafından icra takibine yapılan hukuka aykırı ve kötü niyetli itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı/borçluların Kayseri İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile 8.315,68 TL asıl alacak ve fer'ileri üzerinden takibin devamına, müvekkili lehine ve davalılar aleyhine, takibe konu toplam alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin *** tarihli ilamı "Davaya konu zarar, davalı Belediye Başkanlığının kamu hizmeti niteliğindeki idari faaliyetleri sırasında meydana gelmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu maddesi hükmünce talep bir tam yargı davası niteliğindedir ve bu davalara bakma görevi idari yargı yerine aittir."H.M.K. maddesinde de yargı yolu dava şartları arasında sayılmış olup dava şartlarının mevcudiyeti mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilecektir. Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddedilmesi gerekirken esastan incelenmesi doğru değildir.
Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir." şeklindedir.Bu nedenle 6100 Sayılı HMK’nın 114/1 ve 115/2 maddeleri gereği ‘‘yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle’’ davanın usulden reddini talep ettikleri, husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu olayda dosyada bulunan ekspertiz raporunda (Ekspertiz raporunu kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla) bina ana temiz su tesisatının patlaması nedeniyle sızan suyun zarara neden olduğu ve Gümüşkonak Sitesi A Blok Yönetimine ve kat maliklerine rücu edilebileceği belirtilmiş olmasına rağmen icra takibi İdareleri aleyhine başlatıldığını, kanunun belirlediği süre içerisinde dava açılmadığını,
bu nedenle hak düşürücü süre olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, takip talebinde borcun sebebi "Dahili su müvekkili şirketin sigortalısı ... ya ait iş yerine 18.03.2021 tarihinde dairenizden sızan suların sirayeti sonucu oluşan zarara ilişkin olarak yapılan ödemeden kaynaklı rücu alacağının tahsili talebidir" şeklinde belirtildiğini dava dilekçesinde ileri sürülen hususlara dair herhangi bir bilgi, belge de dosyaya sunulmadığını, davacı tarafından icra takibinde takip dayanağı gösterilmeyen yeni fotoğraflar dosyaya sunulduğunu,
bu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği ve huzurdaki dava ile bağlantısının olup olmadığı dahi belirli olmadığını, davacının davasını ispatlayamadığını, ayrıca takip talebinde borcun sebebi "...dairenizden sızan suların sirayeti sonucu oluşan zarar" olarak belirtilmiş olup dava dilekçesinde ileri sürülen hususların farklılık gösterdiğini, borç sebebi ve takipte dayanılmayan belgeler davada delil olarak ileri sürülemeyeceği gibi takip konusunun dışında başka bir neden de ileri sürülemeyeceğinden davanın reddini talep ettiklerini,
bina ana temiz su tesisatının patlaması nedeniyle sızan suyun zarara neden olduğu ve Gümüşkonak Sitesi A Blok Yönetimine ve kat maliklerine rücu edilebileceğinin belirtildiğini, Gümüşkent Sitesi A Blok Yönetimi adına yönetimi temsil yetkisinin olup olmadığı dahi belli olmayan ...'ün iddiası üzerine idareleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava konusu olaya ilişkin hazırlanan binaların kendilerine ait tesisatlarında meydana gelen hasarların tamamı kendi sorumluluk alanlarında olduğunu, idarelerinin görev ve sorumluluğu kapsamında olmadığını,
Kayseri İli Melikgazi ilçesi Köşk Mahallesi Mustafa Şimşek Bulvarı No:38/B nolu işyerinde oluşan zararla ilgili olarak yaptıkları araştırmada, bahsedilen tarihte ilgili adresten kanalizasyon arızası ile ilgili bir ihbar gelmediğini, hasarla ilgili talepte bulunulmadığını,
zarar gören eşyalar için belirlenen fiyatların afaki olduğunu, davacı sigorta şirketinin tek taraflı olarak kurumlarının yokluğunda düzenlemiş olduğu ekspertiz raporunun denetime muhtaç olduğunu, belirlenen fiyatların tarafsız bir bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca takip dayanağının ekinde sunulan fotoğraf ile dava dilekçesinde zarara uğradığı iddia edilen emtiaların farklı olduğunu, bu da dava dışı sigortalının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu, 3. şahıs olan sigortalının zarar gören eşyalarının sovtaj bedelinin olup olmadığının belirtilmediğini,
meydana geldiği iddia edilen zararın davacı tarafça sunulan delillere ve özellikle hasar dosyasına göre değil, bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği faizi ve faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, öncelikle davanın kurumları bakımından usulden reddine, aksi durumda davanın kurumları bakımından esastan reddine, davacının % 20 'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. KASKİ'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür. Melikgazi Belediye Başkanlığına ve davalı tarafa yazılan müzekkerelere cevap verildiği, 10/11/2023 tarih ve saat 10:30'da keşif icrasının yerine getirildiği, dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, görülmüştür.
Bilirkişi İnşaat Mühendisi ***'dan alınan 18/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmelerle, keşif mahallinde yapılan incelemelere dayanarak, Dava dosyasında ve eklerinde mevcut bilgi ve belgelerde yapılan incelemeler neticesinde.
Keşif mahallinde yapılan incelemelerde söz konusu su patlamasının KASKİ çalışmalarında meydana gelip gelmediği noktasında dosya içeriğinde ve keşif mahallinde yapılan incelemelerde yeterli bilgi ve belge bulunmadığından yeterli kanaat oluşmadığı, dosya içeriğinde bulunan fotoğraflarda KASKİ nin söz konusu bina önünde çalışma yaptığı fakat bu çalışmanın hangi tarihte yapıldığının belli olmadığı,
KASKİ'nin çalışmasından ötürü bu alanda su patlaması meydana gelmiş olabileceği, KASKİ çalışması sonucu su patlaması olsa bile bina bodrum kat dış perde duvarındaki su yalıtımı su patlamasının bina bodrumuna vurmasına engel olacak ve işyeri bodrum katında su baskını meydana gelmeyeceği, Dolayısıyla bina bodrum kat perde su yalıtımının yeterli sağlamlıkta yapılmamış olduğu, su patlamasına davalının sebebiyet verebileceği gibi, 3. Şahıslarında etkisinin olabileceği, su patlamasının meydana geldiği yer ile poliçedeki riziko adresinin aynı olduğu,
proje ile uygulama arasında uyumsuzluk bulunmakta olup, dükkan bodrumunun mimari projeye göre inşa edilmemiş olduğu, su patlamasının binanın hatalı imalatından kaynaklı olup olmadığı yönünde dosya içeriğinde ve keşif mahallinde yapılan incelemelerde yetersiz bilgi ve belge bulunduğundan yeterli kanaat oluşmadığı, su patlaması meydana gelen yerdeki borunun sorumluluğunun binaya ait olduğu,
su patlamasının KASKİ nin çalışması sonucunda meydana gelmiş olabileceği veya su kaçağının iş yeri bodrum katında bulunan ve alçıpan arkasına gizlenen temiz su bağlantı kısmında meydana gelmiş olabileceği veya zaman içerisinde boruların deforme olması sonucu meydana gelebileceği veya başka 3. Şahısların müdahelesi sonucu borudaki deforme sonucu su patlamasının meydana gelebileceği, iş yerinin bodrum katında su kaçağı meydana geldiği dolayısıyla zemin katın parkelerinde herhangi bir kabarma olmayacağı, yapılan hesaplamalarda zemin kat parke değişiminin hesaplamalara dahil edilmemesi gerektiği,
yapılan hesaplamalar sonucu zarar miktarının hasar tarihi itibariyle piyasa rayiç fiyatlarına göre KDV dahil 5.498,80 TL (KDV Hariç 4.660 TL) olduğu kanaatini mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin 03/05/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazlarını ve beyanlarını sunduğu, davalı vekilinin 29/04/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı taraf dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ye ait Köşk Mah. Mustafa Şimşek Bulvarı üzerinde bulunan betonarme karkas binanın zemin katındaki 38 B nolu iş yerinin poliçe ile teminat altına alındığını, iş yerinin bulunduğu binadan sızan suların sirayet etmesi sonucu maddi hasar meydana geldiğini, hasarın binaya ait olan ana temiz su tesisatının patlaması neticesinde sızan sulardan kaynaklı duvar yüzeyinde ve parkelerde hasar meydana geldiği 8.315,68 TL ödeme yaptıklarını, zararda KASKİ'nin kusurlu olduğunu, KASKİ'nin yapmış olduğu kanalizasyon çalışmaları sırasında binanın su tesisatına zarar verdiğini belirterek Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı su sızıntısından kaynaklı rücu kaynaklı toplam 9.451,62 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Davacı ile dava dışı sigortalı ... Limited Şirketi arasında düzenlenen kobi paket sigorta poliçesinin incelenmesinde Köşk Mahallesi Şehit Üsteğmen Mustafa Şimşek Bulvarı üzerindeki 38-b numaralı taşınmazın 27/07/2020-27/07/2021 tarihleri arası sel ve su baskınına karşı 1.910,000,00 TL bedelle sigortalı olduğu görülmüştür. Hasar dosyasının incelenmesinde , iş yerinin zemin katının su tesisatında patlama sebebiyle sızan suya bağlı olarak hasar meydana geldiği, davacı tarafça sigortalıya 8.315,68 TL ödeme yaptığı görülmüştür.
- Mahkememizin görevli olduğuna dair değerlendirmede;
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz.
Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda sigortalının limited şirket olması ve davalının tacir olması sebebi ile tacirler arasındaki haksız fiile dair dava mutlak ticari dava olduğundan mahkememiz görevlidir.
-Zamanaşımına dair değerlendirmede;
Davanın 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkin hak TBK'nın 73/1.maddesinde; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmü uyarınca ödeme tarihi ve takip tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı itirazı reddedilmiştir.
- Hukuki sorumluluğa dair değerlendirmede;
Halefiyet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun zarar sigortaları kapsamında 1472. maddesinde, sorumluluk sigortaları kapsamında 1481. maddesinde düzenlenmektedir. “Halefiyet” başlıklı 1472. maddede;
“Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
Haksız fiil sorumluluğu 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir.
Kusurlu davranış, kasti davranış ile olabileceği gibi, ihmâli (taksirli) davranış ile de olabilir. Kasti davranışta zarar veren zararlı sonuca bilerek, isteyerek sebep olmuştur. Başka bir deyişle failin iradesi, hukuka aykırı hareketle zararlı sonucun meydana gelmesine, gerçekleşmesine yönelmiştir. Taksirli (ihmâli) davranışta ise, zararlı sonuç istenmemekle birlikte, böyle bir sonucun meydana gelmemesi için şartların gerekli kıldığı dikkat ve özen sarf edilmemiştir. Eş söyleyişle; burada zararlı sonuç öngörülmemekte ancak fail gerekli iradî çabayı sarf etmiş olsaydı, böyle bir sonucu öngörülebilirdi.
Kusurun subjektif ve objektif olmak üzere iki unsuru vardır. Kusurun subjektif unsuru, kusur ehliyeti için gerekli olan ayırt etme gücünü ifade ederken; objektif unsuru, soyut ve ortalama tipin örnek davranışından sapma anlamına gelmektedir.
Hukuki sorumluluğu doğuran şartlar arasında illiyet bağı büyük bir önem taşır. İlliyet bağı, sorumluluğun aslî şartı, tazminat hukukunun temel ilkesi olarak görülür. Bu şart olmaksızın bir şahsın sorumluluğu düşünülemez. İnsan düşüncesinin bir kanunu olan illiyet kavramı, zararlı sonuçla sorumluluğu doğuran davranış veya olay arasında bir sebep-sonuç bağının bulunmasını gerektirir. Hukukta, gerçekleşen zararla sorumluluğu doğuran olay veya davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisine, genel anlamda illiyet bağı denir (Fikret, Eren: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 361, Sorumluluk Hukuku Açısından Uygun İlliyet Bağı Teorisi, Sevinç Matbaası, Ankara-1975).
İlliyet bağı, hukuki sorumluluğun sadece kurucu bir şartı olmayıp, aynı zamanda tazminatın kapsamını tayininde de büyük bir rol oynar. İlliyet kavramı, hukuka özgü bir kavram olmayıp, bütün bilim dallarının yararlandığı ortak bir kavramdır. Sebeple zarar arasında uygunluğun yokluğu, sebeple zararlı sonuç arasında tabii illiyet bağı bulunmaktadır, ancak bu bağ, uygun illiyet bağının kabulü için gerekli kriterleri taşımadığından, hukuken nazara alınmamakta, sorumluluğu doğurmamaktadır. Başka bir deyimle, uygunluğun yokluğunda, söz konusu sebep, hayat tecrübelerine ve olayların normal akışına göre gerçekleşen türden bir zararı meydana getirmeğe elverişli değildir. Sebeple zararlı sonuç arasındaki bu elverişsizlik başlangıçtan itibaren mevcuttur.
Sebeple zararlı sonuç arasındaki uygunsuzluğun (elverişsizliğin) ikinci şekli olan illiyet bağının kesilmesini, uygunluğun yokluğundan ayırmak gerekir. Uygunluğun yokluğunda, sebep, somut olayda gerçekleşen zararlı sonucu mahiyeti itibariyle doğurmaya elverişli değildir.
Oysa illiyet bağının kesilmesinde, ilk sebep gerçekleşen türden bir sonucu doğurmağa mahiyeti itibariyle elverişli olmakla birlikte, ortaya çıkan yeni bir sebep, ilk sebebi arka plâna atmış, onu somut olayda elverişsiz hâle getirmiştir.
Mesela intihar etmek kastıyla kendisini bir otomobilin altına atarak ölen şahsın durumunda her ne kadar otomobil kullanılmasıyla ölüm olayı arasında bir illiyet bağı bulunmaktaysa da, bu sebep intihar eden şahsın ağır kusurlu davranışıyla arka plâna itilmiş, şahsın kendi davranışı ölümün uygun sebebi hâline gelmiştir (Fikret, Eren: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2018, s. 581 vd). Mahkememiz dosya kapsamında keşif icra etmiş.
Keşif mahallinde incelemelerde bulunmuş, hasar dosyasını dosyamız arasına almış, davacı tarafça KASKİ tarafından yapılmış olan kanalizasyon çalışmalarına ilişkin kayıtların dosyamız arasında alınmış olup, sunulan bilirkişi raporu uyarınca dava konusu olan su patlamasının kaski çalışmalarında meydana gelip gelmediği, dosya içerisinde ve keşif mahallinde yapılan incelemeler sonucu kesin olarak tespiti mümkün edilemediğinden, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Katip *** · e-imzalıdır Hakim *** · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/125, K. 2024/749, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama