KÜNYE
T.C. Kayseri
- Mercii
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/19
- Karar No
- 2025/375
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
Karar Metni
2.635 kelime·13 dk okuma·11 bölüm
Av. Av. Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ile 05/10/2021 tarihinde 630.000 KG inşaat demiri satın alınması noktasında anlaşma yapıldığını, 15/10/2021 tarihine kadar 630.000 KG inşaat demirinin davacının Uşak şantiyesine teslim edileceğini, aksi halde günlük %10 cezai şart ödeyeceğini kabul ettiğini, sözleşmeye göre 13/10/2021 tarihinde 3.126.690,00 TL ödenmesi,
bakiye 1.340.010,00 TL'nin ise teslimden sonra ödeneceği noktasında anlaşıldığını, davalıya belirtilen ilk taksitin sözleşmeye uygun olarak ödendiğini ancak davalının peyder pey ve gecikmeli olarak teslimat yaptığını 19/11/2021 tarihi itibari ile şantiyeye teslim edilen demir miktarının ancak 438.390 KG olduğunu,
davalının sözleşmeye göre cezai şart ve uğranılan zararın ödemesi gerektiğini belirterek şimdilik taraflar arasındaki sözleşme gereği taahhüt edilen şekilde malların tesliminin gerçekleşmemesi ve gecikmesi nedeniyle uğranılan zararlara karşılık 100.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile ödenmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki ve derdestlik itirazında bulunduğu, dava dilekçesinin zorunlu unsurlarının bulunmadığını, davacının sözleşmeye göre 15/10/2021 tarihinde ödemesi gereken 1.340.010,00-TL tutarı ödemediğini, sözleşmeye aykırı hareket ettiğni ve kendisinin temerrüde düştüğünü ihtarnamelere cevap verildiğini, talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kartal 23. Noterliğe müzekkere yazılarak 27/12/2021 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ve tebliğ belgesi celp edilmiştir. Davalı vekiline 27/12/2021 tarihli ... yevmiye numaralı, Kartal 23. Noterliğine ait ve 16/02/2022 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarının tebliğ mazbatasını sunması için süre verilmiş, davalı vekilinin 07/06/2023 tarihli dilekçe ile ilgili noter evraklarını sunduğu görülmüştür.
Dava dışı Detaş....AŞ ve ..... Ltd.Şti'ye "2021-2022-2023" yıllarına ait ticari defter, kayıt ve belgeleri mahkememize flash bellek ile sunmanız için 1 aylık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, kesin sürede istenilen hususları yerine getirmediğiniz taktirde HMK'nun 221. Maddesi uyarınca mahkememizce hakkınızda disiplin para cezası verileceği hususu tebliğ ve ihtar olunur."meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, ... Demir Çelik San. Ve Tic.
A.Ş vekilinin 15/01/2024 tarihli dilekçe ile ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirdiği ve yerinde inceleme talebinde bulunduğu, mahkememizin 19/02/2024 tarihli ara kararı ile Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verildiği, iş bu ara kararın taraflara tebliğ edildiği, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile dava dışı ... Demir Çelik San. Ve Tic.
A.Ş'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporunun alındığı, muhasebe alanında bilirkişi Eski Maliye Gelir Uzmanı Başmüfettişi Dr. ... 25/03/2024 tarihli raporunda özetle;
a) Davacı ... Yapı Endüstrisi Sanayi ve Ticaret A.Ş ile Dava dışı ... Demir Çelik San. Ve Tic. A.Ş. arasında 15.10.2021 tarihinden sonra, 06.02.2023 tarihine kadar ticari işlem gerçekleştirildiği (fatura düzenlendiği),
b-c) Dava dışı Şirketin Davacı şirkete;
2021 yılında 15.10.2021 tarihinden sonra, toplam 350.960 Kg Muhtelif Çelik Hasır ile 194.700 kg Muhtelif boyutlarda Nervürlü İnşaat Demiri sattığı, toplam 26.060 kg olmak üzere 218.122,20-TL (KDV Dahil) tutarında muhtelif nervürlü inşaat demirinin Davacı tarafından iade edildiği, yapılan tüm bu ticaret karşılığında toplam 22.734.926,70-TL tutarın dava dışı şirketin defter ve kayıtlarında mevcut olduğu,
2022 yılında toplam 868.180 Kg Muhtelif Çelik Hasır ile 520.660 kg Muhtelif boyutlarda Nervürlü İnşaat Demiri sattığı,(bu toplama dahil olmayan toplam 648.000 kg ağırlığında 7.322.400,00 TL (KDV Dahil) tutarında fatura iptal edilmiştir), ayrıca 2022 yılında 2 faturada toplam 24.583,20-TL tutarında nakliye faturası düzenlendiği, yapılan tüm ticaret karşılığında toplam 14.712.770,75 -TL tutarın dava dışı şirketin defter ve kayıtlarında mevcut olduğu,
2023 yılında, toplam 26.640 Kg Muhtelif Çelik Hasır sattığı, yapılan tüm ticaret karşılığında toplam 353.824,18 -TL tutarın dava dışı şirketin defter ve kayıtlarında mevcut olduğu,
ç-d) Dava dışı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş.'nin envanter defteri dışındaki, yevmiye defteri ve büyük defterlerini (defter-i kebir) eletronik olarak düzenleme mecburiyeti olduğu, basılı olarak tutma mecburiyeti olan 2021, 2022 ve 2023 yılları Envanter Defterlerinin usulüne uygun tutularak açılış ve kapanış kayıtlarının noter tasdikli olarak mevcut olduğu,
Dava dışı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş.'nin 2021, 2022 ve 2023 yıllarında elektronik olarak tutulan defterleriyle ilgili olarak; e-Defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayına ait beratın alınmasının açılış onayı, son ayına ait beratın alınmasının kapanış onayı, diğer aylara ait beratların alınmasının ise ilgili aylara ait defterlerin noter onayı yerine geçtiği, Logo Yazılım destekli defter beratlarının NES ve mali mühürle onaylı, GİB kayıtlarıyla sabit olan açılış ve kapanış kayıtlarının tam ve eksiksiz olduğunun görüldüğü,
Yasal defter ve belgelerin mevcut haliyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 215. ve diğer maddeleri uyarınca usulüne ve Kanuna uygun olarak tutulduğun, defter ve kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte tutarlı olduğu,
e) Dava dışı ... Demir Çelik San. Ve Tic. A.Ş.'nin yasal defterlerinin6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesindeki delil olma hususlarını dava dışı şirket açısından karşıladığı yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Tarafların ve dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dava dosyası mahkememizce re'sen seçilen bir Muhasebeci-mali Müşavir bilirkişi, inşaat demiri alanında uzman sektör bilirkişisi ve Nitelikli Hesap Uzmanına tevdi edilerek rapor alınmış, inşaat mühendisi İzamettin Çınar, Nitelikli Hesap Uzmanı Faruk Mahiroğlu ve Mali Müşavir bilirkişi ... 13/06/2024 tarihli heyet raporunda özetle;
Davacının 2020-2021-2022 yıllarına ait yevmiye-kebir' in e-defter olduğu ve beratlarının olduğu, envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğunun tespit edildiği,
-Davacının eksik aldığı ürünlere bağlı olarak fiyat farkından dolayı uğramış olduğu zararın 573.755,18-TL (1.933.333,58- 1.359.578,40) olacağı hesap edildiği,
-Özel şartta belirtilen toplam tutarın eksik teslim edilen malzemelerin toplam tutarı mı yoksa sipariş formunda belirtilen malzemelerin toplam tutarı mı olduğunun anlaşılamadığını, bu nedenle hesaplamanın terditli yapılarak Mahkemenin takdirine bırakıldığını,
A- Eksik teslimin toplam tutarına göre: Davacının davalıdan eksik teslim aldığı malzemeler bedelinin % 10 olan 135.957,84-TL (1.359.578,40 x %10) cezai şart alacağı olacağının hesap ve tespit edildiğini,
B- Sipariş formundaki toplam tutara göre: Davacının davalıdan eksik teslim aldığı malzemeler bedelinin % 10 olan 446.670,00-TL (4.466.700,00 x %10) cezai şart alacağı olacağı hesap ve tespit edildiğini bildirir yönde tespit ve kanaat bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davalının itirazları dikkate alınarak dosyada esas raporu veren bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 01/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; davacının sunmuş olduğu beyan ve eklerinde ... San.
A.Ş ile davacı arasındaki sipariş formunda birim fiyatın 10,49.TL olduğu ancak Detaş defterleri üzerinden alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen faturalara göre birim fiyatın 10,08-TL olduğu, teslim yeri Uşak şantiyesi, ödemenin sipariş form tarihinden 3 gün sonra olacağı ve alınan bilirkişi raporu ile de satışların (davacı bakımından alışların) dava dışı şirket kayıtlarında yer aldığı ve satışların 15.10.2021 tarihinden sonraki satışlar olduğu tespitinin yapıldığı, heyetçe de yapılan hesaplamaların da bu satışlar ve faturalar esas alınarak yapıldığı,
davacının yaptığı ödemeler ile teslimlerin sözleşme kapsamında kök raporda karşılaştırıldığı hususların yeniden tespit edildiğini, anılan tespitler doğrultusunda davalının itirazlarının kök rapordaki kanaatlerini değiştirecek bir olgu içermediğinin tespit edildiğini bildirir yönde tespit ve kanaat bildirilmiştir. Ek rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin 28/03/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, ıslaha karşı davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava sözleşmeye aykırılık sebebiyle sebebiyle cezai şart ve cezai şartı aşan zararların tazmini davasıdır.
Ceza koşulu borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle ceza koşulu, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer'î bir edimdir. Borçlu ceza koşulu ödemeyi taahhüt etmişse artık alacaklı, herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Ceza koşulunun kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da ceza koşulu kararlaştırılabilir (Sermet Akman, Halûk Burcuoğlu, Atillâ Altop, Selahâttin Sulhi Tekinay, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 358-359).
Ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede buna ilişkin bir hüküm bulunması gerekir. Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi temerrüt hâlinde TBK'nun 125/1. maddesi hükmünce alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de, ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması şarttır.
Ceza koşulunun esas itibariyle iki temel amacı (işlevi) bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri ise, borcun ihlâli hâlinde borçlu tarafından ödenecek tazminatı önceden ve götürü olarak belirlemektir. Bu iki temel amacı dışında, ceza koşulunun diğer bir amacı da, ifayı engelleyen ceza koşulunda (dönme/fesih cezasında) borçlunun ceza koşulunu ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır [Köksal Kocaağa, Ceza Koşulu (Sözleşme Cezası), Ankara 2018, s. 31-33].
Ceza koşulu, TBK'nun 179 ilâ 182. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre TBK’nda düzenlenen ceza koşulları; seçimlik ceza koşulu, ifaya eklenen ceza koşulu ve dönme (fesih) cezası olarak tasnif edilmiş olmakla birlikte ceza koşuluna ilişkin hükümler emredici nitelikte değildir. Taraflar bunların aksini kararlaştırabilirler. Bu durumun istisnası; cezanın tenkisiyle (indirilmesiyle) ilgili TBK'nun 182. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin birinci fıkrasında ceza miktarını tarafların serbestçe belirleyebilecekleri belirtildikten sonra üçüncü bendinde bu ceza miktarının hâkim kararı ile azaltılabileceği öngörülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi: “…Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.
Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.
Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır…” düzenlemesini içermektedir.
Dönme (fesih) cezası olarak da adlandırılan ifayı engelleyen cezai şart bu maddenin üçüncü bendinde hükme bağlanmıştır. Burada borçlunun cezai şartı ödemek suretiyle tek taraflı olarak sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu ispat yetkisi saklı tutulmuştur. Böylece borçlu alacaklı ile yaptığı anlaşmada dilerse sözleşmeden dönmeyi ve alacaklıya sadece cezai şart ödemeyi kararlaştırabilir. Bu tür cezai şartta borçlu cezayı ödemek suretiyle sözleşmeden dönebileceği gibi, alacaklı da sadece cezai şartın ödenmesini talep edebilir. Bu durumda artık alacaklı borçludan asıl edimin ifasını isteyemeyecektir.
Seçimlik ve ifaya eklenen ceza koşulu, borçlunun borcunu ihlâl etmesine karşı alacaklıya bir talep hakkı sağlarken, dönme cezası borcun ihlali koşulu aranmaksızın, belirli bir meblağı ödemek suretiyle borçluya sözleşmeyi sona erdirme imkânı verir. Borçlu, borca aykırı davranışı bulunmasa bile, ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeyi ortadan kaldırabilir. Burada asıl borcun ifasının yerini dönme (fesih) cezası almaktadır.
Bundan dolayı dönme cezasının, asıl borcun alacaklı lehine ifasını teminat altına almak gibi bir işlevinin bulunmadığı, aksine onu zayıflatıcı rol oynadığı söylenebilir.
Gerçekten, “borcumu ifa etmekten vazgeçersem 1.000,00-TL ödeyeceğim” ifadesinde yerini bulan dönme cezasında asıl borcun ifasının teminat altına alınması suretiyle alacaklının hukukî durumunun güçlendirilmesi değil, aksine dönme cezasını ödemek ve sözleşmeden dönmek (veya sözleşmeyi feshetmek) suretiyle borçlunun durumunun iyileştirilmesi söz konusudur (Kocaağa, s. 145-154).
Cezai şarta ilişkin hükümler emredici nitelikte değildir. Taraflar bunların aksini kararlaştırabilirler. Borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi dışında kalan diğer borca aykırılık hâlleri için ifaya eklenen ceza koşulu kararlaştırabilecekleri gibi; bu iki ihlal durumu için seçimlik ceza koşulu da kararlaştırabilirler. Örneğin satıcının ayıplı mal teslim etmesi hâlinde, alacaklıya hem ayıpsız bir mal teslim edileceği hem de ceza koşulu ödeneceği kararlaştırılabilir.
Ayrıca tarafların, ceza koşulu anlaşmasında, seçimlik ceza koşulu ile ifaya eklenen ceza koşuluna birlikte yer vermeleri de mümkündür (Kocaağa, K.: s.138-139). İstisnası cezanın tenkisiyle (indirilmesiyle) ilgili TBK’nun 182. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci bendinde ceza miktarını tarafların serbestçe belirleyebilecekleri belirtildikten sonra, üçüncü bendinde bu ceza miktarının hâkim kararı ile azaltılabileceği öngörülmüştür.
Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulu'nun 29/11/2017 tarihli ve 2017/3-998 E., 2017/1459 K. sayılı. 29/06/2021 tarihli ve 2017/(13)3-2245 E. ve 2021/880 K.. 14/10/2021 tarihli, 2017/(19)11-3083 E., 2021/1225 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir.
Bazı hallerde alacaklının, borçlunun borca aykırı davranışı nedeniyle uğramış olduğu zarar, kararlaştırılan ceza koşulundan fazla olabilir. Bu ihtimali göz önünde bulunduran kanun koyucu, alacaklının aşkın zararını borçludan isteyebileceğini hüküm altına almıştır. Buna ilişkin TBK'nun 180/2. maddesi hükmü şu şekildedir: "Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez.".
Burada alacaklı, borçludan uğramış olduğu zararın tamamını değil; sadece kararlaştırılan ceza koşulunun miktarını aşan kısmın tazminini isteyebilir. Bu anlamda kanun koyucu, alacaklının hem tazminat hem de ceza koşulu yoluyla tatmin edilmesinin, başka bir anlatımla bu iki kurumun birleşmesinin, önüne geçmiştir.
Kanun koyucu, alacaklının ceza koşulunu aşan zararının tazmini hususunda TBK'nun 112. maddesinde yer alan karineden ayrılmış ve TBK'nun 180/2. maddesi ile borçlunun kusurlu olduğunu alacaklının ispat etmesi gerektiği koşulunu getirmiştir. Ancak bu kural, borçlunun ifa yardımcısı kullandığı ve zararın bu kimsenin fiilleri neticesinde meydana geldiği durumdaki gibi kusursuz sorumluluk hallerinde uygulanmaz.
Doktrinde, alacaklının ifaya eklenen ceza koşulundan açıkça vazgeçtiği ya da asıl borcun ifasını bir çekince koymaksızın kabul ettiği durumlarda ifaya eklenen ceza koşulu kesin olarak son bulacağından, ceza koşulunu aşan zararların tazmini talebinin de buna bağlı olarak son bulacağı ileri sürülmektedir (Korkmaz (n 37) 76.
).
Somut olayda;mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları kapsamında tarafların ve dava dışı ... Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş.'nin ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre dava dışı Davacı ... Yapı Endüstrisi Sanayi ve Ticaret A.Ş ile Dava dışı ... Demir Çelik San. Ve Tic.
A.Ş. arasında 15.10.2021 tarihinden sonra, 06.02.2023 tarihine kadar ticari işlem gerçekleştirildiği, Davacının eksik aldığı ürünlere bağlı olarak fiyat farkından dolayı uğramış olduğu zararın 573.755,18-TL (1.933.333,58- 1.359.578,40) olacağı hesap edilmiştir.
Özel şartta belirtilen toplam tutarın eksik teslim edilen malzemelerin toplam tutarı mı yoksa sipariş formunda belirtilen malzemelerin toplam tutarı mı olduğu anlaşılamadığı bu nedenle hesaplamanın terditli yapıldığı Eksik teslimin toplam tutarına göre: Davacının davalıdan eksik teslim aldığı malzemeler bedelinin % 10 olan 135.957,84-TL (1.359.578,40 x %10) cezai şart alacağı olacağı hesap ve tespit edilmiştir.
Sipariş formundaki toplam tutara göre: Davacının davalıdan eksik teslim aldığı malzemeler bedelinin % 10 olan 446.670,00-TL (4.466.700,00 x %10) cezai şart alacağı olacağı hesap ve tespit edilmiştir.
Sözleşmenin özel şartları incelendiğinde gününde teslim edilmeyen ürünler yönünden hesaplama yapılması gerektiği, davacının davalıdan eksik teslim aldığı malzemeler bedelinin % 10 olan 135.957,84-TL (1.359.578,40 x %10) cezai şart alacağı olacağı ve davacının eksik aldığı ürünlere bağlı olarak fiyat farkından dolayı uğramış olduğu zararın 573.755,18-TL olacağı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip *** e-imzalıdır Hakim *** · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/19, K. 2025/375, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama