KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/25
- Karar No
- 2024/284
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.195 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı tarafından Kapatılan 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip yapıldığını akabinde Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını ilgili dosyada davanın açılmamamış sayılmasına karar verildiğini, icra takibine konu alacağın icra tahditi altında ödediğini, icra takibine konu 38 ... plakalı aracın ... isimli kişiye 15 günlüğüne 10/04/2018 tarihinde kiraladığını, ilgili aracın trafik kazasına karıştığını ilgili araç nedeni ile sigorta şirketi tarafından ödenene hasar bedelinde herhangi bir sorumlu olmadığını ileri sürerek;
davanın kabulü ile ödenen 40.224,78 TL'nin iadesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi ile davacı ... adına kayıtlı ferhat sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın 25/04/2017 tarihinde 06 ..., 38 DY 341, 38 ... plakalı araçların hasarlanmasına sebebiyet verdiğini kusurun 38 ... plakalı araca ait olduğunu, 06 ..., 38 ..., 38 ... plakalı araçlar için 41.467,00 TL tazminat ödediğini, davacının kendileri bünyesinde ZMSS'sinin bulunduğunu ancak araç kullanan kişinin ehliyetsiz olduğundan bahisle anılan bedelin kusur oranında rücuen tahsili için takip yapıldığını, borca itiraz ettiğini ve itirazın iptali davası açıldığını,
davacının borcu ödeyerek kapattığını icra dosyasına 27/06/2019 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunulduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı davalı tarafından Kapatılan 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip yapıldığını akabinda Kayseri Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını ilgili dosyada davanın açılmamamış sayılmasına karar verildiğini, icra takibine konu alacağın icra tahditi altında ödediğini, icra takibine konu 38 ... plakalı aracın ... isimli kişiye 15 günlüğüne 10/04/2018 tarihinde kiraladığını, ilgili aracın trafik kazasına karıştığını ilgili araç nedeni ile sigorta şirketi tarafından ödenene hasar bedelinde herhangi bir sorumlu olmadığını belirterek ödenen 40.224,78 TL'nin iadesini talep etmiştir.
Dosyada sunulan kayıtlar uyarınca davacı ... adına kayıtlı ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın 25/04/2017 tarihinde 06 ..., 38 DY 341, 38 ... plakalı araçların hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, 06 ..., 38 ..., 38 ... plakalı araçlar için davalı tarafça 41.467,00 TL tazminat ödediği, davacının kendileri bünyesinde ZMSS'sinin bulunduğunu ancak araç kullanan kişinin ehliyetsiz olduğundan rücuan tahsil ettikleri görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları 38 ... plakalı aracın işleten sıfatı bulunup bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ve davacı tarafından yapılan 40.224,78 TL miktarlı ödeme sebebiyle sebepsiz zenginleşme olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.
Haklı bir neden olmaksızın bir başkasının malvarlığından ya da emeğinden zenginleşme olarak tanımlanan (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C.1. s. 962) ve kanunda borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.
İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde "işleten" tanımı. “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir.
Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip,
bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir.
Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Somut olayda taraf tanıkları dinlemiş davacı tanığı aracın kendi tarafından üçüncü bir kişiye 10 ila 30 gün arası kiraya kendisinin verdiğini beyan etmiştir. Aracın kiralanıp kiralanmadığına dair emniyet müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve sistem kayıtların silindiği beyan edilmiş ve yine vergi dairesi kayıtlarında aracın kiralandığına dair kayıt bulunmamıştır. Davacı iddiasına göre 15 günlüğüne aracı kiraladığını beyan etmiştir. 15 günlük kiralama işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyetinin uzun süreli son bulması olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından davacının işleten sıfatı devam ettiğinden ve zarardan sorumlu olduğundan talebin reddine karar verilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/25, K. 2024/284, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama