KÜNYE
T.C. Kayseri
- Mercii
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/529
- Karar No
- 2025/36
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.921 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya satılan ve bedeli tahsil edilemeyen petrol ürünlerinin bedelinin tahsili için Kayseri Genel İcra Dairesi ...
Esas Sayılı dosyası ile 30.11.2021 tarihinde icra takibi açıldığını, bu takibe karşı itiraz edildiğini, bu tarihten itibaren davalının borçları sebebiyle temerrüde düştüğünü, her iki tarafında tacir olması sebebiyle bu tarihten itibaren reskont avans faiz taleplerinin olduğunu, müvekkilin davalıdan alacaklarının.
4.552,00 TL- Eylül 2019 Akaryakıt Borcu, 21.475,00 TL- Kasım 2019 akaryakıt borcu, 5.697,00 TL- Aralık 2019 akaryakıt borcu,4.080,31 TL- ocak 2020 akaryakıt borcu olmak üzere toplam 35.804,31 TL olduğunu, bu alacaklara karşı iş bu dava tarihine kadar işleyen Reskont Avans faizinin 7.656,48 TL olduğunu belirterek müvekkili şirketin alacağı olan 35.804,31-TL ana paranın, davalının bu borcuna karşı icra takibi yapılan 30/11/2021 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili aleyhinde Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalı tarafça işbu takibe itiraz edildiğini, davacının 01.02.2022 tarihinde Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
E. Sayılı dosya üzerinden itirazın iptali davası açtığını, mahkemece görevsizlik kararı verildiğini, ilgili kararda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde davacı tarafından talep edilmesi halinde dosyanın Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderileceği; aksi halde davanın açılmamış sayılacağının belirtildiğini, buna rağmen davacının talepte bulunmadığını ve Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.09.2022 tarih, ... E. Ve ...
K. Sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ticari ilişkiler çerçevesinde müvekkili şirketin üzerine düşen edimlerin tamamı yerine getirdiğini, bu nedenle davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, buna rağmen davacının, sahte fatura ve fişler düzenleyerek ve işbu fatura ve fişleri icra takibine ve neticede davaya konu ederek müvekkili şirket aleyhinde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, iş bu fatura ve fişlere konu edilen malların müvekkili şirket tarafından talep edilmediğini, işbu malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini,
ilgili fatura ve fişlerde müvekkili şirketin imzasının dahi bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü başvuru, hak ve alacağıkları saklı kalmak üzere, işbu davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddine; aksi kanaat halinde itirazlarımız doğrultusunda esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Maltepe Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı ... Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin dava dilekçesi ekinde bulunan faturaları Form BA ile beyan edip etmediği sorulmuş, gelen yazı cevabı ile Form Ba bilgilerinin gönderildiği görülmüştür.
Tomarza Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davacı ... Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin dava dilekçesi ekinde bulunan faturaları Form BS ile beyan edip etmediği sorulmuş, 29/05/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verildiği görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ... Nakliyat İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti olduğu, 121.404,49-TL toplam alacak üzerinden takibin başlatıldığı görülmüştür.
Kuveyt Türk Katılım Bankası'na müzekkere yazılarak davalının cevap dilekçesi ekindeki dekontlara ilişkin hesap hareketlerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş, 30/01/2024 tarihli ile yazımıza cevap verildiği ve hesap hareketlerinin gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi ... 30/06/2024 tarihli raporunda özetle;
Davacının 2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, yevmiye defterinin süresinde kapanış tasdikinin yapıldığı, e-defterlerin beratlarının olduğu, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğunun tespit edildiğini,
Davalı kayıtlarına göre davacının dava tarihi 23.05.2023 itibari ile 106.171,04-TL alacaklı göründüğünün tespit edildiğini,
Detayları ile yapılan tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda davacının davaya konu ettiği alacak kalemlerinden 30.11.2019 tarihli 58592 nolu 21.475,00-TL bedelli fatura bakımından alacaklı olacağı, diğer alacak kalemleri dayanaklarının tek taraflı düzenlenen, teslime ilişkin imza içermeyen belgeler olduğunun tespit edildiğine dair rapor sunulmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin eki olarak sunduğu ödeme belgeleri incelenmek suretiyle raporu veren bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 09/10/2024 tarihli ek raporda özetle;
Davalının sunmuş olduğu taksitli ödemelerin ödeme tarihleri ilk taksit tarihi olarak dikkate alınacak ödeme tutarı ise taksit tutarı ile taksit sayısının çarpımı ile bulunan tutarlar dikkate alınacaktır. Zira taksitli ödemeler kredi kartına yansıyan ödeme olup kredi kartı sahibi ile banka arasındaki ödeme tarihlerini belirleyen unsur olup davacıya yapılan ödemeyi bağlayıcı bir unsur değildir.
Bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda davacıya yapılan ödemelerden 2018 yılında olanlar hesaplamaya dahil edilmeyecektir. Çünkü 2018 yılında yapılan ödemeler 2018 yılındaki borçlardan mahsup edilerek bakiye 22.900,97-TL borcun (davacı alacağının) 2019 yılına devrettiği kabul edilecektir.
Bu durumda davalının yapmış olduğu ödemeler toplamı; kök raporda tespit edilen 27.547,23-TL ve ek raporda tespit edilen 66.352,35-TL (toplam 96.814,20-TL ödemeden 2018 yılında yapılan 17.10.2018-12.605,28-TL ve 19.11.2018-17.856,57-TL düşülmüştür) toplamı 93.899,58-TL (27.547,23+65.352,35) olarak hesap ve tespit edilmiştir.
Davalı kayıtlarında yer alan davacı alacak bakiyesi ise 106.171,04-TL olup bu bakiyeyi oluşturan son fatura da takibe konu edilen 21.475,00-TL faturadır. O halde davalının toplam ödemelerini toplam borçtan düşerek davacının son faturadan kalan bakiye alacağı hesap edilecektir. Bu hesaplamaya göre davacının takibe konu 21.475,00-TL faturadan kaynaklı alacağının 12.271,46-TL (106.171,04-93.899,58) olacağı yönünde hesap ve tespit edildiği görülmüştür. Ek rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, davalının ticari defter kayıtları, vergi dairesi kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ve “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre
“(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ise;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
Bir tarafın, ispatla yükümlü olduğu bir vakıa için bütün delillerini göstermesine ve bundan başka da bir delili olmadığını beyan etmesine delillerin hasredilmesi denir. İddiasını karşı tarafın (hasmın) ticari defterleriyle ispat etmek isteyen taraf tacir olmasa bile, karşı tarafın ticari defterlerinin içeriğini kabul edeceğini açıkça belirtirse delilini karşı tarafın (hasmın) ticari defterlerine hasretmiş olur.
Delilin karşı tarafın ticari defterlerine hasredildiği beyan edildikten sonra söz konusu ticari defterlerin kanuna uygun şekilde tutulmuş olup olmamasının ve ticari defterdeki kayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmamasının bir önemi kalmamaktadır. Başka bir deyişle dayanılan ticari defterler kanuna uygun tutulsun ya da tutulmasın veya ticari defterlerin içerdiği kayıtlar gerçeği yansıtsın veyahut yansıtmasın delilini hasrettiğini beyan eden tarafın talebi kabul edilecektir.
HMK'nın 222/5. maddesi gereğince işlem yapılabilmesi için ispat yükü kendisinde olan tarafın münhasıran karşı tarafın defterlerine delil olarak dayanması gerekmekte olup davacının delil listesinde davalı defterlerine dayanmış olması, davalının ticari defterini ibraz etmiş olması ve yapılan bilirkişi incelemesinde davalının ödemeyi ispat edemediği, davacının iddiasını ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip *** · e-imzalıdır Hakim *** · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/529, K. 2025/36, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama