KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/662
- Karar No
- 2024/133
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ***
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Av.
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ciro yolu ile intikal eden T. İş Bankası A.Ş. Kayseri / Erciyes Üniversitesi şubesine ait, keşide yeri Kayseri olan, 30.12.2022 keşide tarihli, 50.000,00-TL bedelli, keşidecisi *** Araştırma İş ortaklığı olan, ... çek seri numaralı ve Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.
Kayseri şubesine ait, keşide yeri Kayseri olan, 28.02.2023 keşide tarihli, 50.000,00-TL bedelli, keşidecisi *** İnşaat olan, *** seri numaralı çeklerin zayi olduğunu, müvekkilinin bilgileri yazılı bu iki çekin meşru hamili olduğunu, çeklerin müvekkili tarafından kargoya verildiğini ancak alıcının söz konusu paketi açtığında paketten çeklerin çıkmadığını, çeklerin kargoda kaybolduğunu, bu nedenle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** esas sayılı dava dosyasında çek zayi davası açıldığını,
işbu davada çeklerin davalı şirketin elinde olduğunun anlaşıldığını ve kendilerine çek iadesi davası açmak için süre verildiğinden bahisle yukarıda bahsedilen söz konusu 2 çekin davalıdan geri alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin adresinin İstanbul olması nedeniyle eldeki davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğini, davacı tarafın kendi ödemediği borcun istirdadını talep edemeyeceğini, söz konusu çeklerle icra takibi başlattıklarını ve borçlular tarafından dosya borcunun icra dosyalarına ödendiğini, dolayısıyla konusuz kalan davanın usulden reddinin gerektiğini, dava açılmadan önce arabuluculuk görüşmesi yapılmadığını, bu nedenle de davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını,
müvekkilinin davaya konu çekleri usul ve yasaya uygun şekilde ciro yoluyla iktisap eden iyi niyetli son meşru hamil olduğunu, söz konusu çeklerin davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediği hususunun araştırmaya muhtaç olduğunu, iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, öncelikle usuli itirazları değerlendirilerek davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir. Davalı vekili süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. Çek istirdadı istemi bakımından yasada yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı, bu haliyle yetkinin kesin yetki olmadığı görülmüştür. HMK 116/1-a maddesi gereği davalının itirazı ilk itirazlardandır.
Anayasa'nın "Kanuni hakim güvencesi" başlıklı 37'nci maddesinde "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz." denilerek görev ve kesin yetki kurallarının gücü, tabii hakim ilkesi olarak ifade edilen evrensel bir ilkenin anayasa hükmü haline getirilmesi suretiyle ortaya konmuştur.
Bu bağlamda belirtilmelidir ki, yargılanacak olan uyuşmazlığın gerçekleşmesinden önce, yürürlükte bulunan yasalar aracılığıyla görevi, yetkisi ve işleyişi (yani izleyeceği yargılama usulü) belirlenmiş olan mahkemenin hakimine tabii hakim, bunu öngören ilkeye de tabii hakim ilkesi denir (Tanrıver, S.: Tabii Hakim İlkesi ve Medeni Yargı, TBB Dergisi, 2013, S.104, s.12. Bilge, N.: Son Anayasa Değişikliğine Göre Tabii Hakim ve Savcı Teminatı, Prof.
Dr. Hüseyin Cahit Oğuzoğlu'na Armağan, Ankara 1972, s.574).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9864 esas 2016/7479 karar, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin *** karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin *** karar sayılı emsal kararı da gözetildiğinde; çek istirdadı istemi bakımından yasada yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı bu haliyle yetkinin kesin yetki olmadığı açıktır. Davalının yetki itirazının süresinde olması halinde 6102 sayılı TTK'da ve HMK'da çek istirdadı davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması bu durumda açılan davanın HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda davalı Tam Finans Faktoring Anonim Şirketi'nin adresinin İstanbul ilinde olması ve yetki itirazının süresinde yapılmış olması nedeniyle mahkememizin yetkisizliğine, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip *** · e-imzalı Hakim *** · e-imzalı
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/662, K. 2024/133, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama