KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/851
- Karar No
- 2024/1098
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- *** Esas - ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ***
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Karar yazım tarihi
- ***
Karar Metni
1.398 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize açılan istirdat davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari faaliyetleri kapsamında keşidecisi ... ... Ltd.
Şti. olan, Ziraat Bankası Niğde Şubesi'ne ait, 31/05/2023 vade tarihli, ... seri numaralı, 25.000,00-TL bedelli çeki ticareti kapsamında aldığını ancak söz konusu çekin müvekkilinin uhdesinde iken kaybolduğunu, zayi olan çekip iptali için Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını ve çek üzerine ödeme yasağı konulduğunu, bu dava dosyasında çekin davalı ...
Sistemleri tarafından ibraz edildiği bilgisinin alındığını ve bu şirkete karşı çekin istirdadı için dava açılmak üzere taraflarına süre verildiğinden bahisle müvekkilinin uhdesinde iken kaybolan çekin istirdadı hususunda hüküm tesisini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, kaybolduğu iddia edilen çekin istirdadı istemine ilişkindir.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün cevabi yazısı, mahkememizin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları ve tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyaya mübrez 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ...'nun işletme defteri esasına göre defter tuttuğu, defterin gelir idaresi başkanlığı defter kayıt sistemi üzerinden tutulduğu için tasdik zorunluluğunun olmadığı, ...'nun işletme defteri kayıtlarına istinaden; 2022/2023 yıllarında davalı ... Sis. San. Ve Tic. A.Ş. ile aralarında herhangi bir ticari ilişki kaydının olmadığı, ...'nun işletme defteri kayıt esasına göre defter tuttuğu, işletme defterinde alınan çeklerin kaydedildiği bir alan olmadığı için çek kaydının işletme defterinde gözükmediği yönünde görüş bildirmiştir.
18/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda: ... Ltd. Şti.'nin ticari defter noter tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defter tasdiklerinin usulüne göre olduğu, ... Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; 2022/2023 yıllarında ... firması ile aralarında herhangi bir ticari kayıt ve ilişki olmadığı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı tarafından, çekin iptali amacıyla Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası nezdinde çek iptal davası açılmıştır. Anılan dosyada çek üzerine ödeme yasağı konulmuş olmasına rağmen dava konusu çekin takas sistemine tahsil amacıyla verildiği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir. (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221)
Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir. (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268)
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten men edilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
TTK'nın 792. maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.
TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir.
Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz. (HMK 191)
Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.
TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kişi çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır.
Davaya konu çeklerde, düzgün bir ciro silsilesi bulunmaktadır. Davacı taraf, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının dava konusu çeki davacının zararına olarak kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu ve/veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunu ispatı gerekmektedir.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda davalı tarafa çeki kimden aldığı, gerçek bir alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bu hususta mahkememizin 27/03/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının 2 nolu ara kararı gereği ticari defterlerini sunmak üzere davalı tarafa kesin süre verilmiş, bu hususta davalıya tebligat yapılmış ancak davalı taraf ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde sunmamıştır.
Davalı firma hakkında yürütülen soruşturmalar, davacının sunduğu belgeler, ticari defter kayıtları, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, davalı hakkında benzer konuda görülmekte olan davalar bulunması (mahkememizin ... esas sayılı dosyaları) ve HMK'nun 222. maddesi hükümleri bir arada değerlendirildiğinde davalı tarafın çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu hususu ispatlandığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Katip *** · e-imzalı Hakim *** · e-imzalı
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/851, K. 2024/1098, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama