KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri
- Esas No
- 2024/109
- Karar No
- 2025/98
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... [25999-95431-78506] UETS
- Vekili
- Av. ... - [16619-16185-08002] UETS
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - [16669-66285-47592] UETS
- Dava
- İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.605 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun, müvekkili şirket ... Elektrik Türk AŞ’ye olan borcunu ödememesi sebebiyle, 24.10.2023 tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...
E.sas sayılı dosyası ile 14.127,79-TL asıl alacak, 6.563,30-TL gecikme bedeli, 1.312,66-TL gecikmenin KDV’si ve 69,46-TL işlemiş faiz olmak üzere 22.073,21-TL takip çıkışı ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz, icra giderleri ve icra vekâlet ücreti ile birlikte alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, takibin icra müdürlüğü tarafından 30.10.2023 tarihinde durdurulduğunu, davalının kaçak elektrik kullandığının tutanak ile sabit olduğunu ve müvekkiline borçlu olduğunu, davalının, Kayseri ili, Kocasinan İlçesi, Oymaağaç Mahallesi 3114.
Metalsan Sanayi Sitesi adresinde bulunan ticarethanesinde kaçak elektrik kullandığını, 10/11/2022 tarihinde kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tespit tutanağına istinaden müvekkili şirketin tahakkuk birimince, usule aykırı olarak kaçak kullanılan elektrik için 14.127,79-TL kaçak elektrik bedeli belirlendiğini, bu konuda karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle şikayette bulunulduğunu,
davalı borçlu hakkında ''tüketilen enerjinin sayaçtan geçtiği ve dolayısıyla tüketim miktarının belirlenebilir halde olduğu ve sayaca tüketimi engelleyecek şekilde herhangi bir müdahale söz konusu olmadığı'' gerekçesi ile KYOK kararı verildiğini, kaçak elektrik kullanımının sabit olduğunu, müvekkilinin zararının belirlenebilir ve tahsil edilebilir olmasının bu kararda etkili olduğunu belirterek davanın kabulüne, icra dosyasındaki itirazların iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine,
vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, incelenmesinde, alacaklının ... Elektrik Türk A.Ş, borçlunun ... olduğu, toplam 22.073,21-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı görülmüştür.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
...'a müzekkere yazılarak davalı ile imzalanan abonelik sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, var ise abonelik sözleşmesinin devam edip etmediği, bu abonelik sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaların miktar ve tarihleri bildirilerek ödenip ödenmediği, davalı şirket hakkında kaçak elektrik kullandığı bahisle ceza uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmış ise hangi tarihte uygulandığı sorulmuş, bu kapsamdaki tüm bilgi, belge ve kayıtlar celp edilmiştir.
Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davalı ...'ın tacir olup olmadığı hususu araştırılmış, gelen yazı cevabı ile 2022 yılında bilanço, 2023 yılında işletme esasına tabi olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, elektrik mühendisi bilirkişi ... ve nitelikli hesap uzmanı ... 25/07/2024 tarihli raporunda özetle;
Davacı şirket abonesi davalı ... toplam 3584 kwh enerjiyi aktif tüketim olarak kullanmış olup kullanılan kaçak elektrik nedeni ile dağıtım lisansı sahibi olan ... Elektrik Türk A.Ş. nin kurum zararının toplam 14.127,79 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Gecikme zammı ve KDV yönünden eksik hesaplama yapılmış olduğu anlaşılmakla dosyanın ek rapora gönderilmesine karar verilmiş, 09/12/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı şirket abonesi davalı ... toplam 3584 kwh enerjiyi aktif tüketim olarak kullanmış olup kullanılan kaçak elektrik nedeni ile dağıtım lisansı sahibi olan ...
Elektrik Türk A.Ş. nin kurum zararının toplam 14.127,79 TL, gecikme bedeli olarak 6.255,20 TL, KDV ise 1.130,22 TL olarak hesap edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Ek rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının elektrik abonesi olduğunu ve faturaların ödenmediğini, ödenmeyen faturalardan dolayı Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip yaptıklarını belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı dilemiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, incelenmesinde, alacaklının ... Elektrik Türk A.Ş, borçlunun ... olduğu, toplam 22.073,21-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı görülmüştür. Ödeme emrine itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir.
Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda, davacının ticari defterler sunulan kayıtlar incelenmiştir. Davalı ise kesin süreye rağmen delil sunmamıştır. Bilirkişi raporu uyarınca 2 toplam 14.127,79 TL, gecikme bedeli olarak 6.255,20 TL, KDV ise 1.130,22 TL olarak hesap edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davalının davacıya borçlu olduğu, kaçak kullanıma dair bir kayıt olmadığı görülmüştür.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m. 6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190)
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı davalıya fatura ile bildirildiğinden alacak likid mahiyette olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/109, K. 2025/98, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama