KÜNYE
T.C. Kayseri
- Mercii
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/579
- Karar No
- 2025/416
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.893 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili şirketten icra takibine konu faturalarda yazan ürünleri satın aldığını ancak belirlenen vade tarihi içerisinde ödemeyi gerçekleştirmediğini, satılan malların karşılığı olan toplamda 47.810,00-TL bedelli faturanın davalıya ibraz edildiğini ve davalı tarafından kabul edilerek imzalandığını, müvekkili tarafından davalıya borcunu ödemesi yönünde uyarılar yapılmasına rağmen davalı tarafın sürekli ödemeyi çeşitli bahaneler ile ertelediğini, Kayseri Genel İcra Dairesi ...
E. sayılı dosyası kapsamında başlatılan takibin davalını itirazı üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ...Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ... Tekstil Enerji Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 47.810,00-TL fatura ve 2.947,19-TL diğer faiz olmak üzere toplam 50.757,19-TL toplam alacak üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 19/03/2024 tarihinde e-tebligat ile tebliğ edildiği, borçlunun 14/03/2024 tarihinde itirazda bulunduğu ve iş bu davanın yasal süresi içinde açıldığı görülmüştür.
Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu faturanın davacı tarafından form bilanço satım (BS), davalı tarafından bilanço alım (BA) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, gelen yazı cevapları ile, Form BA/BS'lerin gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi ... 08/04/2025 tarihli raporunda özetle;
-Davalı/borçlu şirketin ticari defterlerinin sunulmadığı, davacı alacaklı şirket ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu,
- Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasından icra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan 47.890,00 TL asıl alacağının bulunduğu,
- Asıl alacağın 80 TL'sini ... nolu faturadan kalan bakiyenin oluşturduğu, 47.810,00 TL'sinin ise takip konusu ... numaralı faturadan kaynaklandığı,
- Asıl alacağa konu faturalar üzerinde vade tarihi bulunmasa da davalıya düzenlenmiş 3 faturadan iki adedinin (80 TL'lik farkla) peşin olarak ödenmiş olduğu,
-Söz konusu faturalar dışında muacceliyet ya da temerrüt durumu gösterir bir belgeye ulaşılamadığı,
-Takip tarihinden önce borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı, taraflarca beyan edilen BA/BS formlarının birbirleri ile ve davacı şirket defter kayıtları ile tutarlı olduğu,
- Her ne kadar ödeme emri üzerinde tarih belirtilmemiş olsa da “Diğer faiz” açıklaması ile belirtilen faizin fatura tarihi (07.07.2023) ile takip tarihi (13.13.2024) arasındaki süre için hesaplanan yasal faiz olduğunun anlaşıldığı,
- 47.890,00 TL tutarlı asıl alacak için takip tarihine kadar hesaplanan faizin 2.057,21 TL ((47.890*247*9) / 36.000 = 2.957,21) olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklanan ilamsız icra takibine itiraz nedeniyle İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık; icra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazimatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiği, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir.
Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1).
Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri ile davalının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri birbiriyle uyumlu olduğundan davacı lehine delil olduğu kabul edilmiştir.
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez (TBK'nun l17/1. maddesi).
Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının toplam 47.890,00 TL tutarında fatura düzenlediği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının ve davalının ticari defter kayıtlarına istinaden; davalıdan 47.890,00 TL TL alacağı olduğu, davalının bu borcu ödediğini yasal delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla;
davanın kısmen kabulüne, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2024/17383 Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 47.810,00 TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, itirazının iptaline karar verilen 47.810,00-TL asıl alacağa ödeme emrindeki taleple bağlı kalınarak takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 47.810,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/579, K. 2025/416, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama