KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/484
- Karar No
- 2025/496
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2025
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas -...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- (...
- İflas idare memurları
- 1- ...
Karar Metni
1.013 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
: 2- ... : 3- ...
DAVA
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :... KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;" müflis Kooperatif, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli kararı ile iflas ettiğini, müflis kooperatifin iflası ise Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ...
İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, alacaklılara usulüne göre bildirim yapılmadan düzenlenen birinci alacaklılar toplantısı sonunda seçilen iflas idare memurları tarafından kesinleşen mahkeme kararları ile tarafımızdan aylar önce müracaat yapılmasına rağmen aylarca sıra cetveli düzenlenmediğini, iflas müdürlüğünden görevden alınmaları için müracaat edilmesi talep edilmiş, ancak iflas idaresince 08.07.2024 tarihinde ek sıra cetveli düzenlenmiş, tarafımıza da 10.07.2024 tarihinde UETS yoluyla tebliğ edildiğini,
iflas dairesine yapmış olduğumuz uzun uğraşlar sonucu 08.07.2024 tarihinde ek sıra cetveli düzenlenmiş ve ikinci alacaklılar toplantısının 02.10.2024 tarihinde yapılacağının bildirildiği ancak işbu davaya konu sıra cetveli, usul ve yasaya aykırı düzenlenmiş olup esas bakımından gerçeği yansıtmamakta, iflas idaresi tarafından müvekkillerimizin kesinleşen mahkeme kararı ile sabit alacakları olduğu halde alacaklılar toplantısında sayısal çoğunluğumuza alternatif olacak sahte alacaklar icat etmeye çalıştığını,
ek sıra cetvelinde yer alan bizim müvekkillerimiz ile talas belediyesi dışındaki davalı alacaklılarca geçerli hiçbir belgeye dayanmadan alacak kaydı yaptığını, bu alacaklılar olan ... iflas dosyasına ilk alacak kaydı yaptırırken de, ek sıra cetveli tanzim edilirken de esasen geçerli hiçbir belge sunmadan müracaat yapmadığını, işbu alacaklılar tarafından reddedilen alacaklara ilişkin süresinde sıra cetveline itiraz davası açılmadığını, dolayısıyla daha önce reddedilmiş ve zamanında dava açılmamış alacağa yeni belge sunularak bu alacakların kabul edilmesi mümkün olmadığını,
zira ilk kayıt kabul talebinin reddedilmesinden itibaren görev mahkemeye geçtiğini, kayıt kabul talebi reddedilen alacaklı alacağının varlığı ile ilgili bir belge ve delil sunacak ise bu delil ve belgeyi mahkemeye sunacak şekilde kayıt kabul davası açacağını dolayısıyla yapılan ek sıra cetveli açıkça usul ve yasaya aykırı olarak yaptığını, dilekçesinde bulunan ve reddedilen 155.600,- TL.dan sonra,
yine uyduruk ve sahte belgelerle, Tasfiye halinde olan ve hiçbir faaliyeti olmayan kooperatifin sözde muhasebe müdürlüğünü yapan ...'ın 2. dilekçesinde talep ettiği 393.061,35 TL. alacağının kabul edilmiş olmasında da tuhaflık olduğu kolayca anlaşılacağını, bu nedenlerle daha önce reddedilen bu alacaklıların iflas masasındaki alacak kayıtlarının iptali ile sıra cetvelinden çıkartılmaları ve alacaklı olmamalarından dolayı ispat edemeyecekleri alacaklara sıra cetvelinde ayrılan paylarının müvekkillere ödenmesi gerektiği açık olduğunu, Kayseri Genel İcra Dairesi ...
İflas sayılı dosyasında sıra cetvelinde yer alan 4. Sırada bulunan alacaklıların alacaklarına ilişkin itirazlarımızın kabulü ile söz konusu sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesi ve esasında alacaklı olmayan bu alacaklılara ayrılan alacak paylarının müvekkillere ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini" talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " davacılar tarafından açılmış dava haksız ve usulsüz olup, hukuka ve yasaya da açıkça aykırı olduğunu, müvekkilim, ilgili kooperatifin tasfiye sürecinin tamamlanamaması üzerine doğan yardımcı personel ihtiyacına binaen belirli süre kooperatifin arşivinde çalıştırılmış ve günlük işlerinin yapılması ile sınırlı görevleri yerine getirdiğini, bu kapsamda henüz tapularını almayan ortakların işlemlerinin gecikmemesi için kooperatifin kurulduğu 1995 yılından itibaren arşivde biriken 4936 ortağın dosyasının düzenlenmesi,
ayırılması işlemlerini yürüttüğünü, kooperatifin arşivinde ortaklarla ilgili olmayan belgeleri de ayrıca düzenlendiğini, tasfiye yönetim kurulu tarafından arşivden talep edilen belgelerin hazırlanması, bu belgelerin yönetim kuruluna veya yönetim kurulunun talimat verdiği yerlere, kooperatif avukatına götürülüp getirilmesi, belgelerin çoğaltma ve fotokopi işlerinin yapılması, kooperatifin faaliyetleri ve ortaklarıyla ilgili olarak resmi kurum ve kuruluşlardan, mahkemelerden talep edilen bilgilerin mündemiç olduğu belgelerin bulunması ve sunulması,
kooperatifin faturalarının, vergi ve harçlarının ya da giderlerinin ilgili bankalara, resmi kurum ve kuruluşlara ödenmesi gibi günlük işleri yerine getirdiğini, hak edeceği ücretlerin kooperatifin alacaklarının tahsil edilmesi ile ödeneceği taahhüt edildiğini, müvekkilimin kooperatifin tasfiyeyle sınırlı olan ancak devam eden günlük İşlerini yaptığı sabit olup alacaklarını tahsil etmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini " talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasının 22/05/2025 tarihli duruşmasında tefrik edilen dava dosyasının işbu esasa kaydı yapılmıştır.
Tarafların, davada taraf ehliyetlerinin bulunması dava şartıdır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Gerçek kişiler, yaşadıkları süre içerisinde taraf ehliyetine sahiptirler. Taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.
Vekalet ilişkisinin ölümle son bulacağı açıktır. Bu nedenle vekilin müvekkilinin ölümünden sonra dava açması mümkün değildir. Vekil öldüğünü bilmeden dava açmış olsa bile davanın yalnız taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Dava açıldıktan sonra müvekkilinin ölmesi halinde bütün mirasçıların duruşmaya çağrılarak yargılamanın devam ettirileceği kuralının bu olayda uygulanma kabiliyeti yoktur. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.04.2021 tarihli 2017/5-2377 E - 2021/487 K sayılı kararı )
Somut olaya gelince; davanın 22/07/2024 tarihinde açıldığı, davacı...'ın dava açılmadan önce 18/07/2024 tarihinde öldüğü, ölümle vekalet ilişkisi son bulacağından ve ölü kişi adına dava açılması mümkün olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/484, K. 2025/496, 23 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama