KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/202
- Karar No
- 2026/194
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Karar yazım tarihi
- ...
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize açılan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin ... marka isimli iş yerinde kozmetik alanında faaliyet gösterdiğini, iş için gerekli olan şişe ve kapaklarının davalıya ait olan ... olarak bilinen firmadan sipariş ettiğini, verilen siparişte sürekli aksamalar yaşandığı gibi son olarak müvekkiline gönderilen ve siparişe dayanak gösterilen numuneler ile sipariş neticesinde gönderilen ürünlerin farklı olduğunu, satın almış oldukları kapakların kullanım esnasında kendisinden beklenen faydayı sağlamadığını, kapakların patlaması ve şişe ağızları ile uyumsuz olması gibi sorunlar yaşadıklarını, yapılan görüşmelerden bir sonuç alamadıklarını,
bunun üzerine müvekkilinin Kayseri 17. Noterliğinin 25/08/2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiğini, verilen 15 günlük süre içinde müvekkilinin taleplerinin yerine getirilmediğini, neticeten davanın kabulü ile sözleşmeden dönülerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL sözleşme bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, müvekkilinin mahrum kaldığı kazanç ve yeniden kapak almak için harcadığı bedellerin tazmini için şimdilik 100,00-TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine,
yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa henüz tebligat yapılmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Kocaeli - Karamürsel Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03/03/2026 tarih ... sayılı yazısında; davalı ...'in işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görüldü.
Vergi dairesinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; davalının 1. sınıf tacir olmadığı ve dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, davalı ...'in.
Karamürsel Nesibe Vergi Dairesinin 03/03/2026 tarihli yazı cevabına göre tacir olmadığı, davalının tacir olmaması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari davalardan olmadığı, TTK'nın 5. maddesindeki 3. grup davalardan birinin de söz konusu olmadığı, bu nedenle eldeki davanın ticari dava olmaması nedeniyle mahkememizin görevi alanına girmediği, davalının tacir değil esnaf olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu,
usul esastan önce gelir ilkesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle bu hususların da takdirinin görevli mahkemeye ait olacağı dikkate alındığında mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/202, K. 2026/194, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama