KÜNYE
T.C. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Esas No
- 2020/869
- Karar No
- 2024/1124
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2024
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - [
- Davalı
- ... -
- Vekili
- Av. ... - [
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 19/12/2020
- Karar yazım tarihi
- 26/12/2024
Karar Metni
1.913 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ve oğlunun 15.07.2017 tarihinde saat 22.10 civarında İldem-2 tramvay durağı yakınlarında karşıdan karşıya geçerken bir aracın çarparak kaçtığını, araç ve sürücüsünün tespit edilemediğini, bunun sonucu olarak da ...'in hayati tehlike geçirmesine,
ağır yaralanmasına neden olduğunu, daha sonra savcılık tarafından yaptırılan tahkikat da failin bulunamadığını, müvekkilinin uzun bir süre tedavi altına alınarak bakıma muhtaç hale geldiğini, tedavilerinin bitmiş olmasına rağmen sağlık şikayetlerinin devam ettiğini ve sağlık olarak da eski haline dönemeyeceğini, mevcut halde de aksak olarak yürüdüğünü, bunun sonucu olarak 26.09.2018 tarihli raporda %17 engel oranının tespit edildiğini, müvekkilinin hala devam etmekte olan engelli hali ile geçimini sağlayamadığını, bu nedenle de müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı bedensel zarar ve bunun maddi sonuçları için ... başvurusu yaptığını,
ancak ... tarafından takdir edilen bedelin eksik olduğunu, kaza nedeniyle mağdur olan müvekkili hakkında talep edilen tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafından başvuru şartı yerine tam olarak getirilmediğini, müvekkili kurum tarafından davacıya yapılan ödeme doğrultusunda müvekkili kurumun kaza nedeniyle sorumluluğu kalmadığını, davacı tarafından taleplerinin somutlaştırılması gerektiğini, kazanın oluşumunda kusur oranı tespit edilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle davacı ...'in maluliyeti oluşup oluşmadığı ve oluşmuşsa bunun kaza nedeniyle olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, sosyal güvenlik kurumu tarafından kaza nedeniyle davacıya maddi tazminata mahsuben ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması gerektiğini,
müvekkili kurumun sorumluluğu teminat limitleri dahilinde olduğunu, sorumluluğu aşar nitelikte karar verilmemesi gerektiğini, müvekkili kurumun temerrüdü dava tarihi itibariyle oluşmuş olup müvekkil kurum ticari şirket olmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
araç malik bilgileri, trafik tescil kayıtları, sosyal ekonomik durum araştırması, tedavi evrakları, tanık beyanları, ATK raporları, bilirkişi kök ve ek raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihi olan 15.07.2017 günü plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracı ile karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'e çarpması sonucu, yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir.
Mahkememizce, davacı tarafça bildirilen tanıklar dinlenmiş olup davacı tanığı ...'in alınan beyanında: "Kardeşim kaza sonrasında yaklaşık 1 hafta yoğunbakımda kaldı, daha sonra 1 hafta serviste kaldı, sonrasında eve geçti, kardeşim yürüyemiyordu, kazadan sonra yaklaşık 1 sene evre istirahat etti, kardeşimin bakımını evde biz sağladık, kendi ihtiyaçlarını gideremiyordu, ayağa kalkamıyordu, psikolojik yönden de kaza sonrası etkilenmişti, kardeşim kaza esnasında bir fabrikada asgari ücretli olarak çalışıyordu, kardeşim evli ve evde çalışan tek kişiydi, kaza sonrasında maddi yönden büyük sıkıntılar yaşadılar, bildiğim kadarı ile kardeşimin SGK tarafından karşılanmayan hastane masrafa vs. yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...'in alınan beyanında: " Eşim 15 gün hastanede kaldı, 1 senede evde yatalak durumdaydı, 6 ay ayağa hiç kalkamadı, ihtiyaçlarını gidermesinde eşime yardım ettim, bu süreçte maddi ve manevi yönden eşimde bende çok yıprandık, eşim kaza zamanında asgari ücretli olarak çalışıyordu, SGK tarafından karşılanmayan masrafımız olup olmadığına dair bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce,meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespitine yönelik trafik bilirkişisinden rapor talep edilmiş olup düzenlenen 25/08/2021 tarihli rapordan özetle; Kaza yapıp çarpıp kaçan şahsın Trafik Kuralları 52/1-a ve b maddelerini ihlal ederek davacı tarafın ağır yaralanmasına sebep olduğu, sebep olduğu kaza nedeniyle 6/8 oranında Asli kusurlu olabileceği, davacı tarafın ise bu tür geçiş noktalarında muhtemel oradan geçebilecek araçları görebileceği en uygun noktadan ya da Yaya Geçişlerinden geçmesi gerekirken dikkat etmediğinin anlaşıldığı ve bu nedenle de 2/8 oranında tali kusurlu olabileceği, yönünde rapor düzenlenmiştir.
Mahkememiz dosyasında ve soruşturma dosyasında alınan raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek; davaya konu trafik kazası nedeniyle kusur oranlarının tespitine yönelik rapor alınmasına karar verilmiş olup ATK tarafından Mahkememize sunulan 09/12/2021 tarihli raporda özetle;
plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında geldiği olay mahallinde, mahal şartlarını dikkate alarak müteyakkız seyretmeyip, karşıya geçmek üzere yola giren yayaya karşı zamanında etkin tedbir alamayarak çarpması sonucu meydana gelen olayda, tali kusurlu olduğu,
davacı yaya ... can güvenliği açısından karşıya geçmeden önce taşıt trafiğini ve seyir halinde olan araçların hız ve mesafesini dikkate alıp taşıt trafiği için bir engel teşkil etmeyecek şekilde karşıya geçmesi gerekirken buna riayet etmeyip can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde geçiş hakkına haiz gelen araca rağmen karşıya geçmek için kontrolsüzce yola girip, geçiş hakkını vermediği aracın sadmesine maruz kaldığı olayda, asli kusurlu, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 25 (Yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in % 75 (Yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, dosyanın İTÜ Trafik Kürsüsü'ne gönderilerek üçlü bilirkişi heyetine tevdii ile davacı vekilinin ATK raporuna itirazının da değerlendirilerek dosyamızda ve soruşturma dosyasında alınan raporlar arasında çelişkiyi giderir şekilde davaya konu trafik kazasının oluşunda tarafların yüzdelik kusur durumunun tespitine ilişkin rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından Mahkememize sunulan 17/06/2022 tarihli; davacı yaya ...’in hatalı davranışının, birinci (asli) derecede ve takdiren % 75 (yüzde yetmişbeş) oranında etkili olduğu,
plaka numarası saptanamamış aracın, kimliği bilinmeyen sürücüsünün hatalı sevk ve idaresinin ise, ikinci (tali) derecede ve takdiren % 25 (yüzde yirmibeş) oranında etkili bulunduğu yönünde rapor düzenlenmiştir.
Mahkememizce, dosyanın Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek davacının maluliyetinin tespitine yönelik rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup ATK tarafından düzenlenen 07/08/2023 tarihli raporda özetle; ...'in 15.07.2017 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen iç organ (subplevral kontüzyon, retroperitoneal hemoraji) hasarı, kemik (17 spinöz proçes, sol asetabular çatı, sol iskium kol, sakrum) kırıkları, vertebrada mevcut (L2-L3-L4'de sağ transvers proçeslerde geçirilmiş fraktürlere sekonder angülasyon) patolojileri, sakropubik ayrışma,
pelvis ve alt ekstremitede mevcut (superior ve inferior pubik kolda geçirilmiş fraktüre sekonder deforme görünüm, sağ tibiada geçirilmiş fraktüre sekonder deforme görünüm, IMN, fibulada geçirilmiş fraktüre sekonder deforme görünüm, mevcut kısalık, sağ ayak bileği dorsifleksiyonda mevcut kısıtlılık) patolojileri nedeniyle.
Altı (6) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 6 (altı) ay olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının % 22 (yüzdeyirmiiki) olduğu, mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davacının bakıcı ihtiyacına yönelik değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla bu hususta yeniden rapor tanzimi istenmiş olup düzenlenen 17/01/2024 tarihli rapordan özetle;
...'in 15.07.2017 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen iç organ (subplevral kontüzyon, retroperitoneal hemoraji) hasarı, kemik (T7 spinöz proçes, sol asetabular çatı, sol iskium kol, sakrum) kırıkları, vertebrada mevcut (L2-L3-L4'de sağ transvers proçeslerde geçirilmiş fraktürlere sekonder angülasyon) patolojileri, sakropubik ayrışma, pelvis ve alt ekstremitede mevcut (superior ve inferior pubik kolda geçirilmiş fraktüre sekonder deforme görünüm, sağ tibiada geçirilmiş fraktüre sekonder deforme görünüm, IMN, fibulada geçirilmiş fraktüre sekonder deforme görünüm, mevcut kısalık,
sağ ayak bileği dorsifleksiyonda mevcut kısıtlılık) patolojileri nedeniyle; iki (2) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce dosyanın resen seçilecek Aktüer bilirkişi ile adli tıp uzmanı bilirkişi Dr. ...'e tevdii ile; meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, bakıcı ihtiyacı ve tesavi giderine yönelik tazminat miktarının hesaplanması bakımından rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından Mahkememize sunulan raporda özetle.
02.02.1979 doğumlu ...’in 15.07.2017 tarihli trafik kazası sonucu iç organ (subplevral kontüzyon, retroperitoneal hemoraji) hasarı, kemik (T7 spinöz proçes, sol asetabular çatı, sol iskium kol, sakrum, L2-L3-L4’de sağ transvers proçeslerde) kırıkları, sakropubik ayrışma nedeniyle opere edilerek tıbbi takip ve tedavisinin yapıldığı, dosya içerisine ibraz edilen tedavi gideri ile ilgili herhangi bir fatura bulunamadığı,
bu tip bir hastanın tedavi giderlerinin kesin ve net olarak tahmin edilmesi mümkün olmadığından Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, yerleşik yargısal kararlara göre tedavi giderlerinin yalnızca hastane ve hekim masrafları ile sınırlı olmayıp yaralanmanın kişinin bütünüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar geçecek sürede yaptığı ve ileride yapacağı doğrudan veya dolaylı tüm masrafları kapsadığı,
bu çerçevede hastane, hekim, ameliyat ilaç gibi SGK kapsamındaki tedavi giderlerinin yanı sıra sağlık hizmetlerine ulaşım, özel hastane muayene farkı, refakatçinin sağlık hizmetlerine ulaşım, yeme-içme vb ücretlerin belgelenmesinin mümkün olmadığı, SGK kapsamında ödemesi yapılmayan özel hastane, hekim seçme hakkı çerçevesinde ameliyat farkı, ulaşım vb giderler olduğu,
dikkate alındığında SGK tarafından karşılanmayan ilaç, ulaşım vb giderlerinin 5.000,00 TL civarında olduğunu ancak 17.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre ...’in %75 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak % 75 iskonto uygulandığında SGK kapsamında olmayan tedavi giderinin 1.250,00 (Binikiyüzelli) TL olduğunun kabulü gerektiği, davacının dava konusu kaza sonrasında.
Geçici iş göremezlik zararının 3.545,94 TL (Tulep 25.00 TL) - Bakıcı gideri zararının 724,33 TL (Talep 25,00 TL) Tedavi gideri zararının 1.250,00 TL (Talep 25,00 TL) Toplam (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderleri) zararının 5.520,27 TL olduğu, söz konusu zararın davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 330.000,00 TL) kapsamında kaldığı, bakiye sürekli iş göremezlik zararının 309.725,81 TL (Talep 25,00 TL) olduğu,
söz konusu zararın davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini aştığı, davalı ... Hesabının sorumluluğunun bakiye poliçe limiti olan 300.894,00 TL ile sınırlı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Somut olayda; meydana gelen trafik kazasında plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %25 oranında kusuruyla davacının yaralanmasına sebebiyet verdiği, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bilim Dalı Başkanlığından alınan raporlardan, kaza nedeniyle davacıda %22 kalıcı maluliyet meydana geldiği, 6 ay süre ile mutat iş ve gücünden kaldığı ve 2 ay süre ile bakıcı ihtiyacı oluştuğu, aktüer bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı tazminatı miktarının, adli tıp uzmanı raporunda ise davacının talep edebileceği tedavi giderinin hesaplandığı görüldüğünden raporlar ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce 02/10/2019 tarihinde başvurulmuş olduğu ancak, Sigorta Genel Şartları Ek 6'da yer alan belgelerin tümünün başvuru dilekçesi ekine eklenmeden eksik evrakla başvuru yapıldığı anlaşıldığından sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcı, davacıya yapılan kısmi ödeme tarihi olarak belirlenmiştir.
Katip ... · ¸E-imzalıdır Hakim ... · ¸E-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/869, K. 2024/1124, 6 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama