KÜNYE
T.C. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Esas No
- 2021/445
- Karar No
- 2023/1054
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.369 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Dava
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle. Davacı ... Genel Müdürlüğünün 08/06/1984 tarih ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak kurulduğunu ve tüzel kişiliğine sahip bir kamu iktisadi kuruluşu olduğunu, hizmet binası ile işletmekte olduğu hava liman/meydanlardaki güvenlik hizmetlerini piyasaya yaptırdığını, Kayseri Havalimanı güvenlik hizmetlerinin 01/01/2013-28/02/2013 tarihleri arasında davalı ... Özel Güv. Eğit. Alarm ve Kor. Hiz. Ltd.
Şti.'ye ihale edildiğini, davalının çalışmakta iken iş akdine son verildiği iddiası ile kıdem, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacaklarının tahsili istemiyle açılan davalar ve bu kararların kesinleşmesi neticesinde icra müdürlüklerine davacı kuruluş tarafından ödemeler yapıldığını,dava dışı işçilerin çalışmış oldukları dönem içerisinde kalan 01/01/2013-31/12/2013 dönemine ilişkin asgari ücret fiyat farkına ilişkin alacak davaları açıldığını, dava edilen dönemin 2013 yılı asgari ücret farkı alacağı olduğundan bu tarihler arasında davalı şirketin rücu sorumluluğu bulunduğunu,
davalı ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşme ekinde yer alan teknik şartnamenin 10.maddesinde "yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin, İş Kanunun, SSK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen işçilere ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez.
Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin İş Kanunu, SSK mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarda belirlenen tüm hak ve alacakları, yüklenici tarafından karşılanır. ... bu gibi konularda sorumlu sayılmayacaktır." şeklinde olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.606,34-TL 'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Dava, hizmet alımına ilişkin sözleşme kapsamında davalı firma nezdinde çalışan taşeron işçilere ödenen asgari ücret fiyat farklarının rücuen tahsili istemiyle davacı ihale sahibi asıl işverenin davalı ihaleyi alan alt işverene yönelik açmış olduğu alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizin 23/03/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında, işçi alacakları ve tazminatları konusunda uzman hesap bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 28/08/2023 tarihli raporda özetle; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak muhtelif tarihlerde dava dışı işçilere ödenen toplam 5.606,34 TL' nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemine yönelik olduğu, davacı idare tarafından dava dışı işçilere yapılan ödemeler; ... için 09.03.2018 ödeme tarihi, 556,72 TL - ...
İÇİN 09.03.2018 ödeme tarihi, 556,72 TL - ... için 09.03.2018 ödeme tarihi, 556,72 TL - ... için 27.02.2018 ödeme tarihi, 556,72 TL - .... için ödeme tarihi, 27.02.2018 556,72 TL - ... için 27.02.2018 ödeme tarihi, 556,72 TL - ... için 27.02.2018 ödeme tarihi, 556,72 TL - ... için 27.02.2018 ödeme tarihi, 598,33 TL - ... için 09.03.2018 ödeme tarihi, 556,72- TL - ... için 09.03.2018 ödeme tarihi, 556,72TL olmak üzere toplam 5.608,81 TL olduğu, tüm bu inceleme tespit ve değerlendirmelere göre takdir ve iflası ile hukuki değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere;
davacı idare tarafından yapılan ödemenin 4857 sayılı İş yasası m 2/6 - 6098 sayılı TBY m 62 - teknik şartnamenin 10. Madde hükümlerine göre davalı tarafından davacı idareye 6098 sayılı BY m 117 uyarınca ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 6100/26 (taleple bağlılık ilkesi) 5.606,34 TL olarak ödenmesi gerekeceği, davacı tarafça ödeme tarihinden itibaren avans faiz isteminde bulunulduğu, davanın rücu istemine dayalı olması sebebiyle davacı tarafın avans faiz istemine katılmanın olanaklı olmadığı görüş ve kanaatinde olduğu bildirilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesinde " Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.
Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı asıl işveren, anılan madde hükmüne dayalı sorumluluğu nedeniyle dava dışı işçiye ihbar ve kıdem tazminatı vs. ödemiş ise de, davacının bu tazminatlardan sorumluluğu, anılan Yasa maddesine göre işçilere karşı olan bir sorumluluk olup, taşeron ile asıl işveren arasındaki birbirlerine karşı olan sorumluluğu içermeyen anılan düzenlemenin dava konusu olaya uygulanması mümkün değildir.
Bu durumda uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2013/8379 esas, 2014/3068 Karar sayılı ilamı)
Dava dışı işçilerin eksik ücret ödendiği iddiasıyla açmış oldukları davalarda davacı taraf; Ankara 39. İş Mahkemesinin kesinleşen ... E.- ... K. Sayılı, ... E.-... K sayılı dosyalarına istinaden dava dışı işçinin mahkeme hükmüne dayalı alacakların tahsili istemiyle başlattığı Ankara 16. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyalarında dava dışı işçiye, işçi alacaklarının ve tazminatlarını ödediği anlaşılmaktadır.
Anılan kesinleşmiş mahkeme kararlarının dayanağı işçilerin 2013 yılı mart ayı itibariyle ücretlerine ilişkin iş sözleşmelerine muvafakatları bulunduğu, ancak 2013 yılı ocak ve şubat ayı ücretlerine ilişkin işçilerin muvafakatı olmadığından bu dönem için önceki şartname kapsamında asgari ücretin %100 fazlası ödenmesi gerektiği belirlenmiştir.
Dosya kapsamındaki şartname inceleniğinde (2013 yılı ocak ve şubat aylarına ilişkin) ücretlerin asgari ücretin % 50 fazlası olacağı belirlenmiş ise de yüklenici/davalı ile işçiler arasındaki iş sözleşmelerinin bu yönde düzenlenmediği kesinleşen iş mahkemesi kararlarıyla sabittir.
İşçiler tarafından açılan davalar neticesinde davacı idare 2013 yılı ocak ve şubat aylarına ilişkin ödemeleri önceki dönem şartnamesine göre asgari ücretin %100 fazlası olarak yapmak zorunda kalmıştır. Davacının ödeme yapmasına sebep olan olgu davalının dava dışı işçilerle şartnamaye göre iş sözleşmesi yapmamasıdır.
Kaldı ki dosya kapsamındaki belgelerden davalının bir önceki dönemde de alt işveren olduğu, bu bağlamda 2013 yılından önceki dönemde ücretlerin asgari ücretin %100 oranında olduğunu bilmektedir.
Konuya ilişkin Yargıtay 23. HD'nin 12/11/2020 tarih 2019/2245 esas 2020/3609 karar sayılı emsal kararında;
"Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir."
Benimsenen bilirkişi raporuyla fark ücretlerden dolayı davalı yüklenicinin sorumluluğu doğduğu belirtilmiş olup davaya konu dönemde geçerli olan teknik şartnamenin 10.10 maddesinde "Havalimanında çalıştırılacak Müdür, Amir ve Özel Güvenlik personelinin ücreti asgari ücretin %50 fazlasından az olamaz. Yönetici ve personeline yüklenicinin maaş olarak yapacağı fazla ödemelere ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ye yüklenemez." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, yine şartnamenin 10.11 maddesinde personele ilişkin sorumluluğun yükleniciye verildiği açıktır. Hal böyle olunca bilirkişi raporundaki kanaat yerinde görülerek davacının yaptığı ödemeler icra dosyaları kapsamında sabit olduğundan 5.606,34-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/445, K. 2023/1054, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama