KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/825
- Karar No
- 2024/313
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Esas no
- / Esas
- Karar no
- /
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
2.572 kelime·13 dk okuma·8 bölüm
Av.
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/11/2021
KARAR TARİHİ
KARAR YAZIM TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Kaza tarihi olan 30/10/2019 tarihinde saat 10:50 sularında müvekkili oto tamircisinin karşısından çarşıya gitmek için yolu kontrol ettiğinde araç olmadığını tespit ettikten sonra yolun karşısına geçerken tam kaldırıma çıkacağı sırada geri geri gelen davalı aracının çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek 3.derece kemik kırıkları oluştuğunu, sağ el bileği ve sol ön kolda kırıklar neticesinde kısıtlılık geliştiğini, bu kazayla ilgili olarak Kayseri 16.Asliye Ceza Mahkeme
si'nin ... esas sayılı dosyasıyla yargılama yapıldığını, davalı sürücünün ceza aldığını, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla
bu kaza sebebiyle oluşan maluliyetinden kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile bakıcı ücreti olarak şimdilik 250,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi yönünden po
liçe limitleriyle sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, müvekkilinin bu kaza sebebiyle uzun süre evde tedavi ola
rak iyileşmeye çalıştığını, en basit ihtiyaçlarını dahi kendisi karşılayamadığını, bu sebeple 25.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ettiklerini, sürücüsü ve araç maliki ... olan araç
ZMMS ile davalı ...ye sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine usulüne uygun ola
rak 21/02/2020 tarihinde başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketi başvuruya olumlu bir cevap vermediğini, bunun üzerine arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ... sayılı dos
yayla anlaşmama tutanağı tutulduğunu, açıklanan nedenlerle yargılama aşamasında alınacak bilirkişi raporlarında belirlenecek maluliyet ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak fazlaya dair talep ve dava hakkının saklı kalmak kaydıyla müvekkili için şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile bakıcı ücreti olarak şimdilik 250,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili lehine 25.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazanın olduğu tarihte ZMMS kapsamında sigortalı bulunduğunu, maddi zarar meydana gelmişse bile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümlerine göre düzenlenmiş geçerli poliçe kapsamında, zarar gören 3. Kişilerin hükmedecekse bile tazminat ödeme yükümlüsü müvekkil değildir.
Kaza olduğu esnada müvekkilinin ambulansı aramak, polise haber vermek ve zamanında sigorta şirketini bilglendirmek bakımından KTK da sayılan bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, ve olası zararlara karşı alınabilecek bütün tedbirleri aldığını, zararı ödemek adına harekete geçtiğini, kaza olduğunda davacının 62 yaşında olduğunu, davacının 1,5 yıldır işleyemediğini ve zararının 100.000,00 TL olduğunu ifade ettiğini, Kayseri şartlarında 62 yaşında bir insanın günlük ortalama 8 saat tarlada fiziki efor sarfederek çalışabilmesinin mümkün olmadığı gibi Kayseri ikliminin kışın tarım yapmaya elverişli olmadığını,
...'ın bakıcı tutmasını gerektirecek yoğunlukta bir maluliyeti bulunmadığını, ortalama 6 haftalık bir periyotta iyileşmenin tamamen gerçekleştiğini, müvekkilinin yapılan ceza yargılaması sonunda, yaralama fiilini taksirle işlediğinin sabit olduğunu, Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyasında gerekçeli kararda davacı ...'ın beyanında durakta beklediğini iddia ettiğini, oysa polis tutanaklarında karşıdan karşıya geçtiğini beyan ettiğini, beyanlarında bir uyuşmazlık söz konusu olduğunu, müvekkilinin iki çocuklu olduğunu, kıt kanaat geçindiğini, eşinin çalışmadığını, müvekkilin bakmakla yükümlü olduğu 3 kişinin olduğunu, davacının manevi tazminat isteklerinin reddine karar verilmesini,
mahkeme farklı görüşte ise yukarıda açıklanan hususlar ve ekte yer verilen deliller dikkate alınmak suretiyle oran olarak düşük takdir edilecek olsa bile davacının bu zararının oluşumundaki kusur payı değerlendirilerek manevi tazminat miktarı belirlenmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Öncelikle huzurdaki davanın yetkili mahkemece açılmadığını, 2918 sayılı KTK'nın 110.
Md. "motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde açılabileceği " hükmüne haiz olduğunu, yine HMK' nın 6. Md. De " Genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihte ki yerleşim yeri mahkemesidir" şeklinde düzenleme bulunmasına rağmen bu davanın genel yetki kuralı gereği davalıların yerleşim yeri mahkemesinde, nede sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılmadığını,
bu bakımdan yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, söz konusu kaza ...'ın kontrolsüz bir şekilde karşıdan karşıya geçtiği esnada sigortalı araç sürücüsünün çarpması sonucu meydana geldiğini, taşıt yoluna inen yayaların kendi güvenliklerini emniyet altına lamadıkları sürece sürücülerin kazayı önleme imkanları olmayabileceğini,
davalı sigortalı araç sürücüsünin İldem Polis Merkez Amirliğinde alınan ifadesinde manevra yaptığı esnada gerekli önlem ve kontrolleri yaparak geçişini gerçekleştirdiğini, ancak sigortalı araç sürücüsünün manevra yaptığını gören ancak buna rağmen kazadan kurtulma imkanı olan yayanın herhangi bir tedbir almadığını, kazanın meydana geldiği yerden 150 m ileride yaya geçidi olmasına rağmen davacının yaya geçidini tercih etmediğini,
tüm bunlar göz önüne alınarak sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabul edilebilir olmadığını kusur oranlarının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesince yetkili bilirkişisine tevdi edilmesini, maluliyet tazminatına ilişkin hesabına ZMMS genel şartlarında yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gerekçesinde yalnızca kanun hükmünü genişleten veya daraltan kuralların uygulanamayacağı sonucu çıktığını,
tazminat hesaplamasında belirlenen hesaplama kurallarının kullanılmamasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, hesaplamalarda TRH 2010 tablosunun dikkate alınmasının gerektiğini, geçici iş göremezlik taziminatının ve geçici bakıcı giderinin giderinin trafik poliçesi teminatı dışında yer aldığını, ceza dosyasının celbi gerektiğini, davacının faiz başlangıcına ve faiz türüne ilişkin taleplerinin yerinde olmadığını bu nedenlerle yetki itirazında bulunduklarını yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dava konusu talepler ve tazminat kalemlerinin açık şekilde belirtilmesi gerektiğini, aksi durumda davanın usulden reddini,
davacının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, faiz taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan davacının 2918 sayılı KTK kapsamında sürücü, işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi (geçici, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri) ve manevi zararların tazminine ilişkindir.
Mahkememizin 24/03/2022 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararında; dosyanın yeniden ERÜ ATK'ya sevki ile Yargıtay 17.HD.11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas ve 2021/2627 Karar sayılı emsal kararı dikkate alındığında; kazanın 20/02/2019 tarihinden sonra meydana geldiği göz önüne alınarak "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri dikkate alınarak meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı oluşan geçici/sürekli maluliyet durumu ve oranının, meydana gelen trafik kazası ile bedensen zararlar arasındaki illiyet bağının belirlenmesi için Adli Tıp Raporu aldırılmasına karar verildiği,
ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 16/03/2023 tarih / sayılı raporunda özetle. Tıbbı evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek raporda kaydedilen bilgi ve bulgular erişkinlir için engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde. 30/10/2019 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (sağ radius, sol radius ve ulna) kırıkları ve akciğer kontüzyonu nedeniyle.
Dört (4) süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, (tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğu), tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 04/05/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; alınan Adli Tıp Raporunda davacının bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir sonucu varılmadığı anlaşılmakla, dosyanın yeniden ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevki ile davacının kaza nedeniyle bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespiti hususunda Adli tıp raporu aldırılmasına karar verildiği, ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 03/08/2023 tarih /- sayılı raporunda özetle.
Tıbbı evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek raporda kaydedilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde 30/10/2019 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (sağ radius, sol radius ve ulna) kırıkları ve akciğer kontüzyonu nedeniyle; bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizin 26/10/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; dosyanın re'sen seçilecek Trafik mühendisi, Tabip bilirkişisi ve aktüerya bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile; meydana gelen yaralamalı trafik kazasındaki tarafların kusur durumunun, davacının müterafik (birlikte) kusuru bulunup bulunmadığının, davacının bu kaza nedeniyle uğramış olduğu bedensel zararların ve bu kapsamda talep konusu ettiği sürekli/geçici iş göremezlik zararının bakıcı giderinin, hesaplanması ve tespiti bakımından bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan 24/01/2024 havale tarihli raporda özetle;
davacının dava konusu kaza sonrasında; kusur yönünden plakalı otomobil sürücüsü ...'ın KTK'nın 67.ve yönetmeliğin 137.maddesinde "araç manevralarını düzenleyen kurallar" ile KTK'nın 84/A-10 kod nolu " Manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak" kurallarını ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiği, Yaya ...'ın kazaya etken kural ihlalinin olmadığını, Maddi zarar yönünden; sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararının 7.865,98-TL olduğu, bakıcı gideri zararının 2.558,00-TL olduğu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının 5.000,00-TL olduğu,
toplam (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderleri) zararının 15.423,98-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigorta poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 390.000,00-TL) kapsamında kaldığı bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 07/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat kalemlerinden geçici iş göremezlik zararı 7.865,98-TL'ye, bakıcı giderleri 2.558,00-TL'ye arttırılmış, ayrıca dava dilekçesi ile talep ettiği, sürekli iş göremezlik şeklindeki maddi tazminat kalemini ıslah ile birlikte (SGK tarafından karşılanmayan) tedavi giderleri şeklinde maddi tazminat talebine dönüştürerek bu tazminat kalemi bakımından 5.000,00-TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi davalılara ayrı ayrı tebliğ edilmiş, ıslah harcı yatırılmıştır. Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;
Toplanan deliller, alınan bilirkişi ve ATK raporları, ceza yargılaması kapsamında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, olay günü olan 30/10/2019 tarihinde davalı ...'ın sürücüsü olduğu ve kaza tarihi itibariyle geçerli karayolları ZMMS poliçesi kapsamında diğer davalı Şirketi tarafından teminat altına alınan plaka sayılı aracın yaya davacı çarpması sonucu davacıdan bedensel zararlar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı araç sürücüsünün %100 (tam) kusurlu olduğu,
davacı yaya'nın herhangi bir kural ihlali bulunmaması nedeniyle kendisine isabet eden bir kusur bulunmadığı, davacıda meydana gelen bedensel zararların tespiti bakımından kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri doğrultusunda ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan ve mahkememizce hükme esas alınan Adli Tıp raporuna göre; davacıda meydana gelen bedensel zararların geçici iş göremezlik şeklinde oluştuğu, sürekli iş göremezlik şeklinde bedensel zararlarının bulunmadığı, 1 ay süreyle bakıcı ihtiyacının bulunduğu,
tabip bilirkişiden alınan rapora göre davacının SGK tarafından karşılanmayan ameliyat farkı, ulaşım, ilaç vb. giderlerinin bulunduğu, benimsenen bilirkişi heyet raporu doğrultusunda tedavi giderlerinin poliçe limiti içerisinde yer aldığı anlaşılmakla davacının maddi tazminat talepleri bakımından sürekli iş göremezlik şeklindeki bedensel zararların ıslah ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine dönüştürülmesi dolayısıyla bu talebin ve diğer maddi tazminat kalemlerinin yerinde olduğu anlaşılmakla geçerli ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının geçici iş göremezlik,
bakıcı giderleri ve tedavi giderleri yönünden maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş; davalı araç sürücüsü yönünden sorumluluk haksız fiil hükümlerine göre olup, kaza tarihinden itibaren hükmedilen tazminatta davalı araç sürücüsü yönünden yasal faiz işletilmiş,
davalı sigorta şirketi yönünden kendisi için öngörülen özel temerrüt hükümleri (2918 sayılı kanun m.99) çerçevesinde kazanın/zararın ihbar edildiği 24/02/2020 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 06/03/2020 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren ve kaza tarihi itibariyle geçerli karayolları ZMMS poliçesi kapsamında ölüm/sakatlık teminatı olarak poliçe limiti 390.000,00-TL olmakla davalı sigorta şirketinin sorumluluğu azami olarak bu poliçe limiti üzerinden belirlenmek suretiyle davalı sigorta şirketi yönünden yasal faiz işletilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;
6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesine göre; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. Maddesine göre; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebinde, davacının duyduğu acının karşılığının para olarak verilmesi olanaksızdır. Bu nedenle manevi tazminatın amacı davacının duyduğu acıyı dindirmek ve içine düştüğü ruhsal sıkıntıyı gidermek olmalıdır. Manevi tazminatın miktarının tayininde tarafların sosyal ve ekonomik koşulları değerlendirilmeli, davalının da acz içine düşmesi engellenmelidir.
Manevi tazminat yönünden mahkememizce yapılan araştırma sonucu tespit edilen tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği 2019 yılında paranın alım gücü, davalı sürücünün kazaya tam kusurlu olarak sebebiyet vermiş olması, davacıda kaza sonrasında 4 ay geçici iş göremezlik meydana gelmesi gibi kıstaslar birlikte değerlendirilerek davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/825, K. 2024/313, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama