KÜNYE
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/905
- Karar No
- 2026/14
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2026
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Karar yazım tarihi
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Dava
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı ile davalı arasında ... plakalı aracın satışına ilişkin 42.500,00-TL bedelle anlaşıldığını, sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereği aracın satış bedelinin ... tarihinde davalıya tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, davalının ise ... tarihine kadar aracın devrini vereceğini söylediği ancak aracın devrini vermediği gibi aldığı parayı da iade etmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu,
bu nedenler davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalının mal varlığı üzerine tedbir şerhi konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücreti davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, asliye hukuk mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu edilen araç satış sözleşmesindeki imza ve yazıların davalıya ait olmadığını, sözleşmenin geçerli olmadığını, imza karşılaştırılmasını talep ettiklerini, davacı ile davalı arasında araç alım satımına ilişkin hiçbir şekilde anlaşma yada ticaret yapılmadığını, para geçişinin de söz konusu olmadığını, sözleşmede tahrifat yapıldığının, rakamların üzeri çizilerek rakamlar yazıldığını, tarihler hususunda belirsizlik bulunduğunu, zamanaşımı engeline takıldığının açık olduğunu, bu nedenlelerle davanın reddini, kötü niyet tazminatına yükletilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, araç satış sözleşmesinden kaynaklı sözleşmenin sona erdirilmesi nedeniyle davacı alıcının davalı satıcıya ödemiş olduğu mal bedelinin iadesi talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına talebinden ibarettir.
Türkiye Noterler Birliğinden ... plakalı aracın tescil kayıtlarının gönderildiği, ... Gelir İdaresi Başkanlığından davalının birinci sınıf tüccar olduğu, İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığından ...'in birinci sınıf tüccar olduğuna ilişkin yazı cevaplarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 02/06/2022 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararında; Yazı ve imzanın davalı tarafça inkar edildiği anlaşılmakla; davalı asilin isticvabına, davalı asilin HMK. 211. Maddesi gereğince isticvabına karar verildiği, mahkememizin 20/10/2022 tarihli duruşmasında "İsticvab olunan ...'den soruldu: otomobil satış sözleşmesinde bulunan yazı ve imzaların hiç biri bana ait değildir, ...' i tanırım, uzun zamandır ticaret yapıyoruz, kendisi ile herhangi bir araç satış sözleşmesi gerçekleştirmedim, dedi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 20/10/2022 tarihli duruşmasında; Dosyanın resen seçilecek adli grafoloji konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile 28/05/2019 tarihinde imza altına alınan otomobil satış sözleşmesi başlıklı belge altındaki davalı ... ...'a atfen atılan imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunun belirlenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; İncelemeye konu, ... plaka sayılı 2011 model araç bila tanzim tarihli ... ve ... arasında düzenlenmiş Otomobil Satış Sözleşmesinde “Satıcı” bölümünde “..., ...” isim yazısı altında atılı bulunan imzanın, mevcut mukayese imzalarına kıyasen, ...'ın elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin 19/06/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; yemin metninin sunulması için süre verildiği, mahkememizin 04/12/2025 tarihli duruşmasında; davalı ... beyanında; "takibe ve davaya konu otomobil alım satım sözleşmesinin tarafımca veya babam ... tarafında tanzim edilip imza altına alınmadığına ve satım bedelinin bize sözleşmedeki gibi peşin ödenmediğine; hiçbir şeyi saklamadan namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine YEMİN EDERİM" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; her ne kadar taraflar geçek kişi olsa da vergi dairesi cevapları gereği iki tarafın da bilanço hesabına göre defter tuttuğu ve 1. Sınıf tacir oldukları görülmekle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış ve davalının göreve ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Somut olayda davacı taraf ... plakalı aracın satış bedeli olan 42.500,00TL'yi elden ödediğini aracın devrine ilişkin adi sözleşme yaptıklarını davalının ise aracın resmi satışını yapmadığı gibi parasını da iade etmediğini beyan etmiştir. Bedel iadesi için takip başlatmıştır. Davalı taraf ise sözleşmenin varlığına, içeriğine ve imzaya itiraz etmiştir.
Davacı dekont sunamadığından, başkaca delil ikamesi de bulunmadığından, paranın davalıya ödendiği vakıasının ispatı ancak adi sözleşmenin geçerliliğine bağlıdır. Adi sözleşmenin geçerliliği ve gerçekliği ile ilgili adli grafoloji bilirkişisinden rapor alınmıştır. Rapor sonucuna göre sözleşmenin ve imzanın davalının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Rapor hüküm kurmaya elverişli görülerek davacıya yemin delili hatırlatılmıştır.
Davacının yemin deliline dayanması üzerine, davalıya davetiye çıkarılmış, davalı bizzat gelerek yemini eda etmiştir. Neticede davacının sözleşme içeriği, sözleşmedeki imza ve satış bedelini davalıya verdiğine dair vakıaları HMK 190 maddesi gereğince ispat edemediği görülmekle sübut bulmayan davanın reddine, takibin itiraz ile durduğu ve sair şartların sağlanamadığı görülerek davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili, yemin edasından sonra beyan için süre istemiş bir haftalık kesin süre verilmiştir. Takip eden son celsede ise savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ve bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Söz konusu talep; dosyanın esası, davanın gelmiş olduğu aşama, dava tarihinden 4 yılı aşkın süre sonrasında suç duyurusunda bulunulması gibi hususlar birlikte değerlendirilerek; talebin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış, bekletici mesele yapılması talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/905, K. 2026/14, 8 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama