KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (E Sasıincelemeden Kararınkaldırılmas I)
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2026
- Esas no
- 2021/948
- Karar no
- 2026/168
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 09.03.2021
- Esas-karar numarası
- 2020/53 E., 2021/155 K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 30.01.2026
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında 01.03.2016 tarihli güvenlik sözleşmesi gereğince ticari ilişki kapsamında verdiği hizmet bedelinin karşılıklı olarak 01.01.2018-31.12.2018 tarihleri arasındaki cari hesap alacağı kapsamında 30.11.2018 tarihli faturaya konu 48.834,16 TL alacağının bulunduğunu, ödeme yapılmaması üzerine Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14765 sayılı dosyası ile borcun tahsili için icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin tebliğini takiben borçlunun haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini iddia ederek, tirazın iptaline, takibin devamına, 08.01.2019 tarihli 48.860,76 TL ödemenin mahsup edilerek icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Alacağın muaccel bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından ödeme emri tebliğ edilmeden önce takipten haberdar olunmadan 08.01.2019 tarihinde davacı şirketin hesabına 48.680,76 TL'nin ödendiğini, bu açıdan fer'ilere yönelik işbu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, kaldı ki Harçlar Yasası gereğince ödeme emri veya icra emri tebliğinden önce yapılan ödemelerden tahsil harcı alınamayacağını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Bu durumda, davalı yanın icra takibinden sonra yapılan ödeme nedeniyle takibe itiraz ettiği, itiraz ile takip talebi verilmesiyle gerçekleşen diğer ferilerin ödenmemesinin amaçlandığı, ancak davanın takip ile başlayıp borçlunun icra vekalet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağının kabulünü gerektirdiği anlaşılmakla mahkememizce davalı yanın itirazlarına değer verilemeyeceğinden aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Talep edilen miktar yargılamayı gerektirdiğinden davacı yanın icra inkar tazminatının reddine, takibe itirazın kötüniyetli yapıldığı hususu kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatının ise reddine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı tarafından 24.12.2018 tarihinde başlatılan icra takibinin cari hesap alacağına ve 30.11.2018 tarihli faturaya dayandırıldığını, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 6/4. maddesi uyarınca faturaya konu bedelin muacceliyetinin SGK primleri, stopaj ve ek belgelere ilişkin evrakların işverene ulaşmasından yedi gün sonra gerçekleştiğini, Kasım 2018 dönemine ait sözleşmede öngörülen belgelerin müvekkili şirkete 03.01.2019 tarihinde teslim edildiğini, bu nedenle alacağın muacceliyet tarihinin 10.01.2019 olduğunu,
alacak muaccel hale gelmeden 24.12.2018 tarihinde icra takibi başlatılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından ödeme emri tebliğ edilmeden ve takipten haberdar olunmadan 08.01.2019 tarihinde davacı şirkete 48.680,76 TL ödeme yapıldığını, bu durumda fer’iler yönünden açılan davanın da haksız olduğunu, ilk derece mahkemesince sözleşme hükümleri uyarınca takip konusu faturaların ne zaman muaccel hale geldiğinin araştırılmadığını, bu yönüyle eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, cari hesap ve fatura alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Öncelikle Mahkemece HMK 297. maddesine uygun infazı kabil bir hüküm verilmemiştir.
Dosyanın tetkikinde, takip tarihinden sonra ancak ödeme emrinin tebliğinden önce davalı borçlu tarafından davacının banka hesabına 48.680,76 TL kısmi ödeme yapılmıştır. Bu durumda davalı borçlu tarafından ödeme emri tebliğinden önce banka hesabına yapılan bu kısmi ödemenin TBK 100. madde gereğince öncelikle asıl borcun fer'ilerinden mahsup edilip, ödeme emri tebliğ tarihindeki borç miktarı belirlenerek, alacağın dava tarihindeki son miktarının da tespiti için kapak hesabı yaptırılıp, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekmektedir.
Bu durumda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1.a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılması gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/948, K. 2026/168, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama