KÜNYE
T.C. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Esas No
- 2022/1160
- Karar No
- 2023/771
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2023
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.946 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
Av. .... Av. .... DAVALILAR : 1- ... 2- ... - ... 3- ... 4- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 02/10/2019
KARAR TARİHİ : 19/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/09/2023
KARAR SONUCU : KISMEN KABUL
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Organize Sanayi Şubesi ile ... Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan GKS'yi davalılar ..., ..., ...'ın müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, hesap kat ihtarnamesine rağmen davalıların kredini borcunu ödememesi üzerine davacı banka tarafından davalılar aleyhine Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davalıların itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu bildirerek icra takibine davalıların itirazlarının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında davacı bankanın iddia ettiği gibi bir hukuki ilişkinin söz konusu olmadığını, usule uygun bir arabuluculuk da olmadığını, arabuluculuk tutanağının vekile değil de asile tebliğinin usulsüz olduğunu, aynı zamanda bankanın gönderdiğini iddia ettiği ihtarnamelerin de usule uygun olmadığını, bu nedenle bankanın temerrüt iddialarına da itiraz ettiklerini, müvekkillerinin eşlerinin söz konusu kefalete rızası ve muvafakatı olmadığını, davacı bankanın işbu davaya konu icra dosyasını açmakta kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Kayseri 2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celbi ile yapılan tetkikinde; alacaklısının ... Bankası A.Ş, borçlularının ... .Ltd. Şti, .... Tic. Ltd. Şti, ..., ... ve ... olduğu, toplam borç miktarının 1.710.407,13-TL olduğu, takibe 13/11/2018 tarihinde itiraz edildiği, 14/11/2018 tarihinde takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... .. Tic. Ltd. Şti'nin kuruluşundan itibaren ortakları ve yetkili temsilcilerini gösterir kayıtlar celbedilmiştir.
Beşiktaş 17. Noterliği'nin 04/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin muhataba tebliğ şerhli örneği celbedilmiştir.
. ... Bankası A.Ş Organize Sanayi Şubesi'ne müzekkere yazılarak davaya konu GKS ile kredi sözleşmesine ilişkin ödeme makbuzlarının onaylı sureti ve hesap kat ihtarına ilişkin belgeler ile faiz genelgesi celbedilmiştir.
Mahkememizce bankacı bilirkişi ... ve icra iflas hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı Doç. Dr. ...'den oluşturulacak heyetten bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği ve 10/03/2020 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 10/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda. Davacı banka ile asıl borçlu firma ... Ltd. Şti arasında imzalanan sözleşmelere davalılar ..., ..., ... ve ...Ltd.
Şti tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, imza itirazı veya kefaletten çekilme beyanı bulunmadığından bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçlu firmadan olan 1.591.255,51-TL asıl alacak + 113.774,77-TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.705.030,28-TL akit alacağına davalıların müteselsil kefaletlerinin bulunduğu, bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçludan çek yapraklarından kaynaklanan 69.220,00-TL tutarında gayrinakdi alacağının bulunduğu,
banka ile asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde çek yapraklarından kaynaklanan gayrinakdi riskler için asıl borçlu ve kefillerden depo talebinde bulunma konusunda bir hüküm bulunmadığından, bankanın gayrinakdi çek alacağı için davalılardan depo talebinde bulunamayacağı belirlenmiştir.
Dava, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Somut olayda; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ...Tic. Ltd. Şti arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeyi davalılar ..., ..., ... ve .... Şti'nin sözleşme tarihlerinde ve sözleşme tutarları ile olmak üzere müteselsil kefil olarak imzaladıkları,18/07/2012 tarihinde eş muvafakatlerinin de bulunduğu, hesap kat ihtarnamesinin davalılara 09/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede ödeme için 1 günlük süre verildiği, bu bağlamda davalıların 11/05/2018 tarihinde temerrüde düştüğü görülmüştür.
Davacı banka vekili tarafından Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile .... Ltd. Şti, ..., ..., ... ve .... Ltd. Şti aleyhine 16/07/2018 tarihinde ilamsız takiplerde ödeme emri düzenlenmek suretiyle takip başlattığı, ödeme emrinde.
1.596.301,01-TL anapara + 114.106,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.710.407,13-TL banka alacağına takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %39,00 temerrüt faizi ile birlikte tahsili ile 73.350,00-TL'nin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesinin talep edildiği, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
D.iş sayılı 06/07/2018 tarihli ihtiyati haciz kararı bulunduğu, söz konusu takibe davalılar tarafından yetki itirazında bulunulduğu, itirazın kabul edilmesi ile söz konusu takip işleminin Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'ne ait ...
Esas sayılı icra dosyası ile devam edildiği, bu takipte 1.596.301,01-TL anapara + 114.103,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.710.407,13-TL alacak üzerinden takip yapıldığı, ilk takip talebinde belirtilen 73.350,00-TL tutarındaki gayrinakdi alacak tutarının bu takip talebinde belirtilmediği, söz konusu takibe davalılar tarafından itiraz edildiği ve bu itiraz neticesinde davalı için takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı banka ile asıl borçlu firma ... Şti arasında imzalanan sözleşmelere davalılar ..., ..., ... ve .... Ltd.
Şti tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, imza itirazı veya kefaletten çekilme beyanı bulunmadığından bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçlu firmadan olan 1.591.255,51-TL asıl alacak + 113.774,77-TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.705.030,28-TL akit alacağına davalıların müteselsil kefaletlerinin bulunduğu, bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçludan çek yapraklarından kaynaklanan 69.220,00-TL tutarında gayrinakdi alacağının bulunduğu,
banka ile asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde çek yapraklarından kaynaklanan gayrinakdi riskler için asıl borçlu ve kefillerden depo talebinde bulunma konusunda bir hüküm bulunmadığından, bankanın gayrinakdi çek alacağı için davalılardan depo talebinde bulunamayacağı bilirkişi incelemesi ile anlaşılmaktadır.
Mahkememizce işbu dava ile ilgili ilk olarak ... Esas sayılı dosya üzerinden yargılama yapılarak yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında davalı borçluların 1.591,255,51-TL asıl alacak,113.774,77-TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.705.030,28-TL için yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %39 temerrüt faizi uygulanmasına, karar verilmiştir.
Yine takip talebinde çek risk bedeli talep edilmiş ise de, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/04/2016 tarihli 2015/16869 esas, 2016/6569 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/11520 esas, 2017/6300 karar sayılı ilamı doğrultusunda borçlulardan gayrinakdi alacak talep edebilmek için bu hususta sözleşmede açık düzenleme yer almalıdır.
Ancak davaya konu kredi sözleşmesinde bu hususta düzenleme olmadığından davacının gayrinakdi çek depo talebinin reddine karar verilmiş olup, kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 2020/916 Esas - 2020/1116 Karar sayılı 17/12/2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/1422 Esas - 2022/5739 Karar sayılı 12/09/2022 tarihli ilamında.
"Davacı vekilinin gayrinakdi alacağının depo edilmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, bilirkişi raporuna uygulanan akdi faiz yönünden itiraz edilmiş olmasına karşın mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyerek bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada %16 faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığından bu faiz oranının dayanağının belirtilmesi ve hangi banka kayıtlarında hangi krediye istinaden %16 faiz oranı uygulandığının ve alacağın hangi sözleşmeden kaynaklandığının açıklanarak yeniden rapor alınması ve buna göre bir karar verilmesi gerektiği" kanaatiyle mahkememiz
kararının bozulduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma kararı sonrası işbu dava mahkememizin 2022/1160 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiş ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmıştır.
Bozma kararı sonrası alınan 23/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; dava ve takip konusu kredinin 05.01.2016 tarihli 1.750.000,00-TL tutarındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı, daha sonra yapılandırma kredisinin de aynı sözleşmeye istinaden kullandırıldığı, banka ile müşteri arasında hangi faiz oranının uygulanacağının kararlaştırılmadığı durumlarda bankanın yayınlamış olduğu duyuruda yer alan % 26,00 akdi faiz oranı uygulanabileceğinden, taraflar arasında düzenlenmiş ve imza altına alınmış ödeme planında akdi faiz oranı olarak %16,15 belirtilmiş olduğundan yapılan hesaplamalarda %16,15 akdi faiz oranının dikkate alındığı, bu nedenle de hesaplamalarda revize etmeyi gerektirecek bir değişiklik olmadığı belirlenmiştir.
Somut dava, alınan bilirkişi raporu ve Yargıtay bozma kararı sonrası alınan bilirkişi ek raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde, mahkememizce verilen 23/06/2020 tarihli kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında davalı borçluların 1.591,255,51-TL asıl alacak,113.774,77-TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.705.030,28-TL için yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %39 temerrüt faizi uygulanmasına, karar verilmiştir.
Yine takip talebinde çek risk bedeli talep edilmiş ise de, Yargıtay kararında da davacı vekilinin gayri nakdi çek depo talebi yönünden temyiz taleplerinin reddine karar verildiği dikkate alınarak davacının gayrinakdi çek depo talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir.
İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Anılan şartlar incelendiğinde takibe konu alacağın likit olduğu ve davalının itirazın haksız olduğu gözetilerek davalı aleyhine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen toplam alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 11. Bendi uyarınca. "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.
Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmü gereği dosya arasında bulunan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde davalıların tamamına görüşme gününün tebliğ edildiği, ancak mazeretsiz olarak görüşmeye katılmadıkları görülmekle, yukarıda bahsi geçen kanun hükmü dikkate alındığında davalıların yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmalarına, ayrıca davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸E-imzalıdır · Üye ... · ¸E-imzalıdır · Üye ... · ¸E-imzalıdır · Katip ... · ¸E-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1160, K. 2023/771, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama