KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/413
- Karar No
- 2024/363
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas no
- / Esas
- Karar no
- /
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.938 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
Av.
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
05/09/2022 tarihinde davalı şirket nezdinde sigortalı olan araç sürücüsü...’nin kullandığı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, buna ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, Mehmet Tekne’nin sigorta ettiren olduğunu, davalı sigortanın değer kaybı nedeni ile 21.599,62 TL ödeme yaptığını ancak aracın değer kaybının 50.000 TL civarında olduğunu, davacının aracının tamirinin 15 gün sürdüğünü, davacının 14 gün süreliğine araç kiraladığını, davalı sigortanın eksik ödeme yaptığını,
davacının aracından tamir süresinde mahrum kaldığını belirterek, davacının aracında oluşan değer kaybı ile ikame araç gideri zararlarının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın; ... plakalı aracın davlaı şirket nezdinde, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ( trafik ) ile sigortalı olduğundan bahisle değer kaybı ve araç mahrumiyeti tazminatı tazminatı talep etmekte olduğunu, dava yetkisiz mahkemede açılmış olup, yetkili mahkemenin karayolları trafik kanunu madde 110 uyarınca istanbul anadolu mahkemeleri olduğunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca;
alacağın miktarının belli olmaması halinde belirsiz alacak davası açılabileceğini, somut olayda ise, davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddini talep etmekte olduklarını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07.05.2018 tarih 2018/2013 E. – 2018/3870 k. sayılı güncel içtihadının dikkate alınması gerektiğini, davlaı şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan38E3951 plaka sayılı araç davalı şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olup, davalı şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 100.000,00-TL olduğunu,
Emre Koyuncu’ya 01/11/2022 tarihinde 21.599,62 TL ödeme, (değer kaybı tazminat ödemesi) aracı tamir yapan servis emre koyuncu’ya 28/09/2022 tarihinde 33.539,94 TL ( Araç hasarı tazminat ödemesi) ödeme yapılmış olduğunu, huzurdaki başvuruya konu talep için başvurudan önce, 01/11/2022 tarihinde karşı yan araç için 21.599,62 tl değer kaybı tazminatı ödenmiş olduğunu, hesaplama, tamamen doğru verilere göre yapılmış ve davalı şirket poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, bu durumda, başvurunun doğrudan reddine, aksi halde,
davalı şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini, masraf ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını, talep ettiklerini, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 sayılı karayolları trafik kanunu’ ndan alan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları’ nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespiti yapılması gerektiğini, bu kapsamda yargıtay 17. hukuk dairesi’nin 29.05.2017 tarih, 2016/14573 e., 2017/6035 k. sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini,
davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, bu kapsamda yargıtay 17. hukuk dairesi’nin 19.04.2018 tarihinde 2017/4316 esas, 2018/4380 karar sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemeık kaydıyla, davalı şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini,
davacının uğramış olduğu trafik kazası sebebiyle aracını kullanamaması sebebiyle araç mahrumiyetinden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere kazanç kayıpları teminat dışında olduğunu, bu kapsamda t.c. yargıtay 17. hukuk dairesi e. 2009/5970 k. 2009/9140 t.
29.12.2009 ilamının dikkate alınması gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalılar ...ve nin cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 05/09/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı ve ikama araç gideri zararı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ve davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir. Davalı sigorta şirketine, Noterler Birliğine, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Davacı vekili 10/01/2024 tarihli açıklama dilekçesi ile dava dilekçesinde belirttikleri 100,00-TL'nin 50 TL'si değer kaybı, 50 TL'si ikame araç gideri olarak talep ettiklerini bildirmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan keşif sonucu alınan 08/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporda özetle;dava konusu ... plaka sayılı araçta 05.09.2022 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı";Değer Kaybı, Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri 400.000 TL- Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri 355.000 TL= 45.000 TL olduğu, Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybının Toplam Değer Kaybınğn 1.00 x 45.000 = 45.000 TL olduğu, 26.11.2022 tarihli kaza sonrası yapılan onarımların, meydana gelen kaza sonrası değişmesi/onarılması gereken parçalar olduğu ve yapılan faturalandırmaların uygun olduğu değerlendirildiğinden Bakiye Alacak Hasar Kaybının olmadığı,
Toplam Değer Kaybının 45.000 TL olduğu, Bakiye Alacak Değer Kaybı 45.000 - 21.599,62 = 23.400,38 TL olduğu, ... plaka sayılı aracın, meydana gelen trafik kazası sonrası aracın onarımda kaldığı süre boyunca araç mahrumiyetinin yaşandığı, bu süre hasar sonrası onarım işlemlerinde parça bekler durumu da göz önüne alınarak söz konusu onarım işlemlerinin 14 gün süreceği ve bu sürenin araç mahrumiyet süresi olarak değerlendirildiği, serbest piyasada emsal araç günlük kira bedelinin olay tarihinde ortalama 400 TL olduğu, bu minhalde araç mahrumiyet zararı.
(İkame Araç Bedeli = Onarım Süresi x Günlük Araç Kira Bedeli) Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 14 x 400 = 5.600 TL olabileceği" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 01/04/2024 havale tarihli dava değeri arttırım dilekçesini dosyaya sunmuş olduğu görülmüştür. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine mail yolu ile 12/10/2022 tarihinde başvuruda bulunduğu, hangi tarihte ulaştığını gösterir beyan ve belge sunulmadığı, bu nedenle mahkememizce temerrüt tarihi olarak davalı sigorta şirketi tarafından davacıya değer kaybı tazminat ödemesi tarihi olan 01/11/2022 tarihi itibari ile davalı açısından temerrüdün oluştuğu anlaşılmış ve hükümde bu tarihten itibaren davalı hakkında faize karar verilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/10791 E, 2017/4617 K sayılı ve 26.04.2017 tarihli kararında “Somut olayda; kaza 20.11.2014 tarihinde meydana gelmiş olmakla yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları A-3-m maddesine göre dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri, teminat dışında kalmaktadır.
Yine aynı şekilde 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartları A-6-k maddesi gereğince de gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan, yansıma veya dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri teminat kapsamı dışındadır.
O halde bilirkişi tarafından belirlenen kazanç kaybı poliçe teminat kapsamı dışında olduğu halde davalı sigorta şirketinin bu tutardan sorumlu tutulması ve davalı A.Ş vekilinin bu yöndeki savunması dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denildiği görülmüş ve ilgili ilam gereğince ikame araç gideri/ araç mahrumiyeti zarar talebinin yansıma zarar kapsamında olması nedeni ile davalı sigorta şirketi yönünden teminat kapsamında olmadığından dolayı talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 05/09/2022 tarihinde meydana gelen olayda tarafların kusur durumları ile değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için olay yerinde makine mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak 08/03/3024 tarihli rapor alınmış ve raporda, ... plaka sayılı Davalı yan tarafından sigortalı araç sürücüsünün olayda %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı,
% 0 (yüzde sıfır.) ile dava konusu ... plaka sayılı araçta 05.09.2022 tarihli kaza sonrası oluşan toplam Değer Kaybının 45.000 TL olduğu, Bakiye Alacak Değer Kaybının 45.000 - 21.599,62 = 23.400,38 TL olduğu, ... plaka sayılı aracın, meydana gelen trafik kazası sonrası aracın onarımda kaldığı süre boyunca araç mahrumiyetinin yaşandığı, bu süre hasar sonrası onarım işlemlerinde parça bekler durumu da göz önüne alınarak söz konusu onarım işlemlerinin 14 gün süreceği ve bu sürenin araç mahrumiyet süresi olarak değerlendirildiği, serbest piyasada emsal araç günlük kira bedelinin olay tarihinde ortalama 400 TL olduğu,
bu minhalde araç mahrumiyet zararının. (İkame Araç Bedeli = Onarım Süresi x Günlük Araç Kira Bedeli) Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 14 x 400 = 5.600 TL olabileceğinin belirtildiği görülmüştür.
Alınan rapor gereğince davacıya ait ... plakalı aracın kazadan kaynaklı 45.000 TL değer kaybı zararının olduğu anlaşılarak bu bedelden daha önce yapılan 21.599,62 TL ödeme miktarı düşülmüş ve bu şekilde davacının bakiye 23.400,38 TL değer kaybı zararının oluştuğu anlaşılmış olup, bu tazminat bedelinden davalı ...ve Mehmet Tekne’nin kusurlu araç sürücüsü ve aracın işleteni olarak,
davalı sigorta şirketinin ise kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle araç başına düşen poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu görülmüş, davacı tarafın davalı sigortadan talep ettiği araç mahrumiyeti talebinden ise yansıma zarar olması nedeni ile poliçe kapsamında olmadığından davalı sigortanın sorumlu olmadığı, ancak diğer davalıların sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 01/04/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Değer kaybı tazminat davasının KABULÜ ile.
23.400,38-TL değer kaybı tazminat bedelinin davalılar ...ve Mehmet Tekne'den kaza tarihi olan 05/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı sigorta şirketi hakkında araç mahrumiyetine ilişkin açılan davanın reddine, Davalılar ...ve ...hakkında araç mahrumiyetine ilişkin açılan davanın kabulü ile,
5.600,00-TL tazminat bedelinin kaza tarihi olan 05/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imza Hakim · e-imza
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/413, K. 2024/363, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama